AglamaBebekim

Haber-7-Sarayı’nın balkon prensesi olarak sizleri otuzuncu defa ellerimi sallayarak selamlıyorum! Başbakan R.T.-Erdoğan’dan bile daha fazla balkon konuşması yaptım. Bir senelik yazılarımın münasebetsizligiyle Haber7- yorumcu gruplarını açıklıyorum, gülmeyi sakın unutmayın!
 

Hep siz mi benim yazılarım hakkında yorum yapacaksınız? Biraz da ben sizin hakkınızda yorum yapayım, hehhh hehhhh heeeee…

Hacı amca oğlu grubu: Feyizli boyutlarda Ney üfürürler. Sami Yusuf dinlerler. Hurmalı lollipopu severler. Cahiliyye dönemlerinde kızların anlamadığı şifreli sözlerle belaltı esprileri yaparlar, güya çok komik olurlar. Kızlar onları anladıkları halde, anlamıyormuş gibi yaparlar.

Anneleri bunlara bekarken çerez yemeklerini yasaklar. Orkid reklamlarında kıpkırmızı olurlar. Nişanlılarına “Sen benim tesbihimin tanesisin” derler. Misk-amber kokan çorapları vardır. Tohum atma vakitleri erkenden gelir. Hayatları sinematik ve dokunmatik aglamaklıdır.

“Destur” diyerek tuvalete girerler. Komşu kızının annesinin alışveriş torbasını taşırlar. Kızlara “Allah rızası için bekar evimizi temizler misin” diye sorarlar. Hanımlarını öperek oruç açmak isterler. Yorumları  ya çok duygusaldır ya da yüzeysel. Yorumlarında ayet ve hadisler de vardır. Bazıları hanım yazarlara telefon numaralarını ve fotoğraflarını gönderirler. Veyahut illa ki Facebook’a kayıt ol derler.

Ahlak, namus ve şeref grubu: Kızların ahlakını yürüyüşünden anlarlar. Haber başlıklarını okuyup sürekli: Haber7’ye yakışmadı, ayağınız ve  çizginiz kayıyor, “Ayıp” gibi yorumlar yazarlar. Hafifmeşrep kadınlardan çok hoşlanırlar. Dul komşu hanıma yardımcı olmak isterler. Rus ürünlerine karşı ilgilidirler. Sevdiklerine “Sen farklısın” derler. Sohbet ederken sürekli  “Bacım, buyrun” gibi kelimeler kullanırlar.

Cyber mücahitler: Hacı teyze kızlarına “Selamun aleykum” diye selam verirler. Diğerlerine “Naber kız” derler. Yeşil sermaye hisseleri tavan yaptığında, imam kızlarına çıkma teklifi ederler. Hocaya „Aşık olmak günah mı” diye soru sorarlar. “İçimdeki hayvan bunu istedi” diye kendilerini haklı çıkarmaya çalışırlar.

Nişanlıları başörtülerine saçı kenara alır gibi süslü saç tokası takarlar. Evli iseler, hanımlarının ismi genelde Mualla, kızlarının ismi Kübra, Büşra, oğullarının ismi Veledina’dır. Hanımlarına “Hanimiş benim mücahidem” diye seslenirler. Aşkları biter, sülaleleri baki kalır. ”Aleyna oldum lan!” Gibi lafları vardır. Alaturka tuvaletten vazgeçemedikleri için, alafranga tuvaletin üstüne çömelerek çiş yaparlar. Sadece 300 sene evvel yaşamış İslam Alimlerini tanırlar. Ezbere yorum yazarlar.

Alatürü düşünce grubu: İnekleri mahkemeye verirler. Makarnayı çatal-bıçakla yerler. (Çatal-kaşıkla değil) Taptıklarına herkes tapsın isterler. Sevdiklerini herkes sevsin isterler. Herkesin duygu ve düşüncesine hakim olmak isterler. Cahil ve basittirler. Aynı şeyi sürekli tekrar ederler. Yorumlarda ideolojilerinden bahsederler. Sıkıcıdırlar.

Saldırgan Grup: Kızlara „Ben senin beni dövebilme ihtimalini sevdim“ diye mesaj çekerler. Allah ne verdiyse konuşurlar, Allah vermediyse de konuşurlar. Yumurtladıkları günlerini hesaplamaktan aciz hanımları vardır. Bu grubun siyasi gücü de vardır. Düğünlerde gelin-damadın ailesinden intikam almak için para atar gibi boş zarf atarlar.

Horasanlı horozlar gibi öterler. Seviyeleri değil, tansiyonları yükselir. Yemeği beğenmedim demezler, tencereyi hanımlarının kafalarına geçirirler. Annelerinin ördüğü süveteri giyerler. Ağızları işkembe çorbası gibi kokar. Maymunumsu hareketleri vardır. Yorumlarda da herkese ve herşeye saldırırlar.

Spor fanatikleri grubu: Bunların hanımları evde dua ederken: Rabbim kocam beni Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray’ı sevdiği gibi sevsin. Atkısının üzerinde benim ismim yazsın, benim düdüğümü çalsın, gol atıldığında değil, bana su getirmek için ayağa kalksın“ derler.

Elin oğlu grubu: Hiçkimse ve hiçbirşey umurlarında değildir. Sadece kendilerini ve zevklerini düşünürler. Kız tavlayabilecek kadar İngilizce ve Rusca bilirler. Genelde mühendis veya iş adamı olduklarını söylerler. Yorum yazmazlar, gamsızdırlar.

Arşiv-Beyin-Grubu: Bunlar 24 saat verilen haberlerde „Bu haber eski, 2-3 sene evvel çıkmıştı gibi yorumlar yazarlar. Bütün haberler beyinlerinde kayıtlıdır. Hiçbirşeyi unutmazlar.

Türkçe’yi koruma ve hata bulma-grubu: Bunlar edebiyat fakültesi mezunudurlar. Hayatlarında hiç hata yapmazlar. Yorumları grup ismine uygun şekildedir.

Medeni Grup: Kadınları alımlı, erkekleri verimlidir. Kızlara hep güzelim diye hitap ederler.

Haber-7-yorumcu grupları, diğerlerinin özeti: Cübbeli Ahmet Efendi-Grubu, MHP-Grubu, Ülkücü-Grup, Anti-AKP ve Anti-Erdoğan-Grubu, Tebrik ve Haklısın-Grubu, İnat-Grubu, Kürt-Grubu, PKK-Grubu, Nur-Cemaatleri-Grubu, Harun Yahya‘nın Müridleri Grubu, Milli-Görüş ve Saadet-Grubu, Alatürü Düşünce-Grubu, yazarların avukatı ve hayranı-grubu, yazarları kıskanan-nefret eden ve küfreden grup, birşeyler öğrenmek-anlamak isteyen grup, hanımlar-grubu.

Neden hep erkekleri örnek verdim? Çünkü haber7’de bazı istisnalar haricinde hep erkek yorumcularını görüyorum.

Türkiye haberlerinden örnekler:
Tekme attı, tokat attı, göbek attı, takla attı, kafa attı, laf attı, toka taktı, yan baktı, yamuk kalktı, saydı, sevdi, sövdü, dövdü, dürüldü, gömüldü.

Eşyaya, aynaya, koltuğa, damacanaya tecavüz etti.

Oha oldum, hacı oldum, hoca oldum, hoş oldum, mayhoş oldum, sarhoş oldum, hoşaf oldum, yaş oldum.

İn Gandi, indiregandi, tahteravalli, indirdi Gandi, bindirdi yani.

Türkiye haberlerinde bir senedir yeni öğrendiğim Türkçe kelimelerden BAZILARI: Teamül, fişleme, tahliye, infaz, köstebek, yaptırım, F-Tipi, diyalogcu, eksen kayması, vesayet, konsomatris, kota, fason, istihdam.

Haber7’yi nasıl keşfettim? İnternette Türkiye haberlerini takip ederken bir sitede sürekli  “Haber7’den alıntı“ yazıyordu. Ara-sıra giriyor, yorumları okuyordum. Bayağı eğlenceli bir siteymiş dedim. Uzaklardan Mektuplar kısmı da dikkatimi çekti. Kanal7’ye ait olduğunu bilmiyordum.

Fethullah Gülen Cemaati‘nden miyim? Hayır, kendimi hiçbir gruba ait hissetmiyorum. Her türlü grubu-cemaati az veya çok tanıyorum. Güzel işler yapan herkesi seviyor ve destekliyorum. Fethullah Gülen Hoca’nın çok nadir de olsa, bazı görüşlerine katılmıyorum. Nur-Cemaatleri‘ni çok seviyorum, sohbetlerinde çok çeşitli konularda tecrübe ve bilgiler öğreniyorum. Bütün sorularıma Kur’an ve hadis ışığında cevaplar buldum Nur Sohbetleri‘nde. Risale sohbetlerinde öğrendiklerimi hiçbiryerde öğrenmedim şimdiye kadar. Ayrıca çok sıcak kalpli insanlar, herkes biribine çok bağlı. Risale kitapları genelde sohbet tarzında, hiç can sıkıcı değil. Hem kelime hazinem de gelişiyor. Milli Görüş Grubu‘ndan pek hoşlanmıyorum. Fakat her kesimden tanıdığım veya arkadaşım var.

Hacı amca oğullarına neden bu kadar gıcık oluyorum? İstisnalar olsa da, maalesef birçoğu cahil, şımarık ve tembel. Böyle erkek yetiştiren annelere daha da fazla gıcık oluyorum. Kendilerini sevdirmek için oğullarını şımartıp, hayatlarını karartıyorlar. Annelerin (ve insanların) illa ki üniversite mezunu olmaları şart değil. Okuma-yazma bilmeyen anneler tanıyorum, çocuklarını çok güzel yetiştirdiler. Hiç üniversiteye gitmemiş insanlar tanıyorum, her konuda verimli ve kaynaklı sohbet edebilecek kıvamdalar, kendilerini SADECE  EVDE  KİTAP OKUYARAK, SORGULAYARAK, insanlarla sohbet ederek geliştirmişler.

Kendimi yazar mı zannediyorum? Hayır asla. Böyle bir düşüncem yok. Kendimi hiç kasmıyorum, çok rahatım. Almanya‘da doğup-büyümüş olanların ruhunu, düşüncelerini vs. yansıtmaya çalışıyorum. Avrupa’da yaşayanların da hayat ve düşünce tarzlarını umarım anlatabiliyorumdur. Analiz yazıları daha da uzun olabilir, ben sadece en büyük problemlere değinebiliyorum. Türkiyeliler zaten çok ilgi duymuyorlar Avrupadaki yaşama.

Birilerini taklit mi ediyorum? Hayır, asla. Ben her zaman böyleydim.

Ne yapmak istiyorum? Dünyayı kurtarmak mı istiyorum? Kendimi çok zeki mi zannediyorum? Tecrübelerimi ve düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Kendimi yanlışlarımla birlikte çok normal seviyede bir insan olarak görüyorum. Kimseden fazlam veya eksiğim yok.

Bazı okurlar bana kendimden bahsetmemi istediler. İlkönce çok sinirlendim. Sonra düşündüm, okuyucular haklıydı. Tanımadığı birisinin yazısını neden okusunlar? Kendimden ve duygularımdan bahsettiğimde insanlara faydalı olacaksa, neden olmasın? Yeter ki insanlar faydalansınlar. Benim yaptığım hataları yapmasınlar.

Çok özel durumlarımdan bahsetmedikten sonra, diğer konulardan yazmamda bir sakınca yoktur diye düşünüyorum. Samimi-etkileyici bir sözün insanlarda ne kadar güzel duygu-düşüncelere vesile olduğunun bilincindeyim. Ve böyle bir etkiye sahip olan kelimeler insanların hayatına belki yön verecek, belki destek olacak, belki hayati önemi olan kararlar vermesine yardımcı olacak. Bu bile bana yazmak ve mutlu olmak için yeterli. Gülümsemek, güzel bir söz, bir teselli dahi sadaka yerine geçiyor dinimizde.

Neden herkese karışıyorum? İnanın ki kimseyle uğraşacak vaktim yok, hem yorgunum da. En çok kendi hayatımla ve işlerimle uğraşıyorum. Yazılarımda herkese karışıyor gibi izlenim vermiş olabilirim. Ama onlar sadece samimice bir ikazdır. Ben herkesin daha bilinçli ve daha mutlu olmasını istiyorum. Biraz da insanları yazılarımla eğlendirmek istiyorum.

Yazdıklarımda yalan var mı? Benim işim-gücüm yok da, yazılarıma yalan mı karıştıracağım? Yazdıklarımın hepsi gerçektir. Müslüman olan Alman Michael gibi iyi insanların olması neden inanılır gibi değil, anlayamadım. Sadece isimleri değiştiriyorum. Benim gerek özel, gerek iş hayatım olsun, asla yalanla işim olmaz.

Neden dedikodu başlıkları atıyorum?
Haber7 okurları böyle başlıklardan hoşlanıyorlar diye. Ben size uyarım canım. Siz beni böyle yaptınız. Kendimi dedikoducu teyzelere benzetmeye başladım.

Umre‘de beni tavaf esnasında itekleyen kadınlara beddua mı ettim? Umre’de ihramdayken çok önemli bir kural var. Hayvanları dahi incitmeyeceksin, ot dahi koparmayacaksın, hiçkimseyi üzmeyecek ve rahatsız etmeyeceksin. Yoksa cezası var. Kadın ihramlıysa, neden diğer tavaf edenleri rahatsız ediyor?

İhramda değilse, zaten nafile tavafı yapıyorsa, acelesi nedir? Herkesle birlikte aynı tempoda tavaf etsin. Birkaç metre ötede tavaf ederek ne kazanıyor? Öylesine bir itekleme değil, onur kırarcasına; sanki ortadan çöplük kaldırıyormuş gibi itekleyenler vardı. Vakti çok kısıtlıysa hiç nafile tavaf etmesin, kenarda iki rekat namaz kılıp oteline gitsin. O sıcakta insanları rahatsız etmesinler. Herkes neye layıksa onu bulacak, beddua etmeme gerek bile yok.

Kıvanç Tatlıtuğ hayranı mıyım? Hayır, asla. Yanımdan geçse yüzüne bile bakmam.

Feminist veya kadın düşmanı mıyım? Hayır, asla. Erkekleri eleştirdiğimde feminist diyorlar, kadınları eleştirdiğimde kadın düşmanı diyorlar.

Bazı yazılar neden karmaşık? Tek tek sıraladığım yazılar var, mesela Umre yazılarım. Bir konuda toparlanamayacak bilgi-gözlemleri tek tek sıralıyorum. Herşeyle bağlantı kurulamıyor. Bazen de kafa karışıklığından ve zaman kısıtlığından dolayı yazılar karmaşık oluyor.

Almanlar Nur-Talebelerini kullanıyorlar mı? Hayır, asla. Win-win-stratejisinde her iki taraf da kazançlı çıkıyor. Hem Almanlar hem Nur-Talebeleri birbirlerini destekliyorlar. Güvenilir, insaniyetli ve çalışkan olmak önemli.

Haber7’ye torpille mi girdim? Heee ya, evet. Haber7 de çalışanların hepsi benim akrabam olurlar.

Haber7 de beni en çok yoran sey: Anlaşılmamak, yanlış anlaşılmak. Mesela bu tercüme yazımda: http://www.haber7.com/haber/20100812/Kbenin-uzeri-neden-ortuludur.php
O kadar hevesle ve saatlerce uğraştığım tercümede azar işitiyorum. Teşekkür beklentim yok, insanlar yeter ki faydalansınlar, bilgilensinler. Düşünün ki bir eve misafirliğe gittiniz, evin hanımı size börek ikram etti. O kadar saatlerce uğraşmış, hamurunu, içini özenerek hazırlamış…Siz bu böreği yiyiyor ve evin hanımına: Bu böreği NEDEN BEKO DEĞİL DE SIEMENS FIRININDA PİŞİRDİNİZ DİYE BAĞIRIYORSUNUZ. ( Sözüm sadece bağıranlaradır, diğerleri üzerlerine alınmasınlar) Verdiğim linkteki yazıya tıklayın ve yorumları okuyun vaktiniz var ise. Nasıl bir duygu yaşadığımı belki o zaman anlayabilirsiniz. Bana tarih dersi vermeye kalkan kişi Mekke-Medine tarihini okusaydı, öyle bir yorum yazmazdı. Yazıyı anlayamamış olanlara tekrar edeyim: Kabe’nin üzerinin örtülmesinin belli bir anlamı yok, eski bir töredir sadece. İslam’dan evvelki dönemde Arap kabileleri Kâbe’yi örtmeyi bir görev, şeref  ve fazilet olarak görüyorlardı.“

Haber7 de en çok beğendiğim hususlar: Çok hızlı ve güvenilir bir habercilik, değerlere verilen önem, aynı zamanda yenilikçi-özgür-insaniyetli tavrı. Yanlış haberlerin düzeltilmesi. Her çeşit yoruma açık olmaları. Çeşitlilik, sadece muhafazakarlar yok aramızda…

Tasarım, yazı şekli ve büyüklüğü de yerinde, çok küçük harfli sitelerde sıkılıyorum. Sayfanın düzeni çok iyi düşünülmüş. Yazarlarını (U.Mektuplar da dahil) büyük ilgiyle okuyorum. Haber7de çalışanları tanımasam da herhalde iyi çocuklar veya insanlardır diye düşünüyorum, böyle düşünmek mecburiyetindeyim. (Heh he he..) Bazen manyakca manşetler atıyorlar, çok gülüyorum.

Genel Yayın Yönetmeni Ünal Abi’nin birçok kişiye yazma şansı vermesini, yenilikçi ve özgür tavrını beğeniyorum. Türkiye’dekilere yıllardır sinirlenip de söyleyemediğim şeyleri nihayet buradan yazabiliyorum, çok rahatlıyorum. Bu arada başka haber siteleriyle de sürekli karşılaştırma yapıyorum, bizi kimse geçemesin istiyorum.

Bazı yazılarıma tekrardan bakıyor ve „Hangi otun çayını içmişim de böyle şeyler yazmışım“ diye gülüyorum. Bazı yazılarımda kendimle, hayatla ve herkesle bayağı dalga geçmişim. Herşeyi çok ciddiye almamak lazım, yoksa hayat çekilmez olur.

Yazılarımı yazarken çok nadiren Almanca-Türkçe sözlük kullanıyorum. Tercüme yazılarımda sözlüğü daha çok kullanıyorum. Bazı imla hatalarımdan dolayı acayip mahcup oluyorum. Yazı yayınlanmış olduğundan düzeltemiyorum.Türkçe dersi gördüm, Türk arkadaşlarım var. Sürekli Türkçe konuşmuyorum, hatta fazla konuşmuyorum. Genelde düşünüyorum. Türkçe kitapları komple anlıyorum. Youtube’da Türkçe videolar izliyorum. Bu kadar açıklama yeterli herhalde?

Şimdiye kadar Türkiye’den dört araştırmacı-gazeteci-yazardan mail aldım. Ciddiye alındığıma çok sevindim. İsim veremem, kusura bakmayın. İsim yazdığımda hemen dedikodu olacak, biliyorum.

Bana mail yazan, değişik bilgi, tecrübe ve görüşlerini anlatan, bilgilendirici linkler ve e-kitap yollayan, slaytlı gösteriler gönderen, üzüntülü olayımızda teselli veren bütün okuyucularımıza da buradan çok ama çok teşekkür etmek istiyorum. İsimlerini yazmak uygun olmaz diye düşündüm. Onlar kendilerini biliyorlar zaten.

Yazılarımın altındaki yorumlardan da çok faydalanıyorum. Türkiyeliler‘in duygu-düşüncelerini öğreniyor, değişik ilhamlar alıyorum. Tecrübe ve bilgilerinizden çok yararlanıyorum. Olumsuz yorum yazanlar bile bana çok faydalı oluyorlar. Patlak göz, çatlak kafa gibi yorum yazanlar da beni çok güldürüyorlar. (Ziyaretçi yorumları olduğundan maalesef o yorumlar silindi) Okuyucu-ve yorumcuların hepsine çok çok teşekkür ediyorum.

Nur-Topu gibi bir çocuk yetiştirip, vatana-millete, dünyaya ve Almanya’ya hayırlı bir birşey armağan eden anne ve babama da teşekkürü borç bilirim.

Genel Yayın Yönetmeni Ünal Abi’ye de herşey için çok teşekkür ederim.

Allah’a da şükretsene diye yorum olma ihtimaline karşı cevabım: Onu zaten her zaman yapıyorum, buraya yazmaya gerek var mı?

Bu arada memleketim hakkında size yanlış bilgi vermişim. Aslen Afyonlu değil, Ispartalıymışız.
Dedemin babası dahi Isparta-Uluborlu’da doğmuş. Neden bu kadar geç öğrendim? Çünkü yıllarca bize Aydınlı’yız dediler, ama Aydın’a CHP yüzünden sempatik bakmıyorum, bu yüzden sordum, araştırdım. Daha eski tarihi maalesef bilmiyorum.

Gurbette yasayan Türkiyelilerin de sizin gibi insanlar oldugunu farkedebildiyseniz, farklı bakış açıları kazanabildiyseniz, bana biraz da gıcık olduysanız, hedefime ulaşmışım demektir.

Önemli not, okumanızı çok rica ediyorum!: 28. Ağustos 2010da yayınlanan yazımdan sonra araştırmacı bir okurumuzdan bana gelen maili kısmen burada paylaşmak istiyorum. Kendisine buradan da çok teşekkür etmek istiyorum. Belki Türkiye’nin İlahiyatcıları veyahut Diyanet İ.B. bu işe el atarlar diye ümit ediyorum:

Muvafakat (Al-Şatibi’nin) isimli eserin Türkçe tercümesi bulunmaktadır. Fakat maalesef baskısı kalmamıştır. Sahaflarda dahi bulamadım. Yayınevi ise (İz) askıda bekletmekteymiş. Gene usul-u fıkıh alanında önemli eserlerden olan Abdulkerim Zeydan'ın el-Veciz tercümesi M.Ü İlahiyat Fak. Yay. çıkmıştı. Şimdi onun da baskısı yoktur. Hanefi Mezhebinde usul-u fıkıh alanında en önde gelen kişilerin Fahru'l-İslam Pezdevi gibi birçok şahsın eseri tercüme edilmemiştir. Gene tabakat kitapları arasında önemli bir yere sahip olan Tabakat-ı İbn Sa'd tercüme edilmemiştir. Yayınevleri ise yüksek maliyet ve pazar sorunu sebebiyle bu işlere yaklaşmamaktadır. Derneklerin, vakıfların ve geçmişte olduğu gibi zenginlerin bu işe el atması yegane çözüm olarak görülmektedir.“

Siz eserleri Türkçe’ye çevirtin, bize yollayın, biz Almanca’ya ve Almanca’dan her dile çeviri yaptırabiliriz! Türkiye’nin zenginleri veya hayırseverler para toplayarak çeviri ücretlerini üstlenirlerse çok seviniriz.

 

Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7  
zyavuz@ymail.com

 

06 Ekim 2010 17:45 – 57 Yorum – 14,119 Okunma
http://www.haber7.com/haber/20101006/Kizlarin-ahlakini-yuruyusunden-anlayan-tipler.php
 

=)

sanki soyle olmus gibi bir yazar cikar ve bir grubu elestirir,, elestirilen grupta kendisine soylenenlere dayanamaz,, kabul etmek istemez,,, cunki ulu orta herkesin icinde kendisinden bahsedilir,, tabi bu elestirilen grup alta kalmak ister mi!,,,, hirslarini yorum yazarak atmaya calisir durur,,, yani burdan su cikiyor Turkiyede yuruyus tarzindan ahlak analizi yapanlarin cok oldugudur,, Selamlar,,

Yorumun Devami

  • 12 Ekim 2010 11:06 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Yazıda işaret edilen kavramların herbiri..

gerçekte insan ile tabiat arasında kurulan ilişkinin optimal, seçilmiş ve tercih edilmiş düzeylerini..eşyasal faaliyetlerde sığınılacak güvenli bölgeyi..yani kitabi deyimle sahili selamete nasıl ulaşacağının izleri gösteriliyor..intizamdan şaşan bir kafayı sert taraflardan koruyup, mülkün kanunlarına uyum içinde nasıl faaliyet göstereceği anlatılıyor.gerisinin ne önemi var..yazar hanım yüzü nurlu, gönlü faziletle dolmuş ve taşmış, ve ilmiyle bizleri aydınlatmaya çalışan bir ablamız..

Yorumun Devami

  • 12 Ekim 2010 10:55 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Bravo

Bravo Nuri

Yorumun Devami

  • 12 Ekim 2010 09:35 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

bazıları yürüyüşünden bazıları yazısından

hepsi yürüyüşünden değil bazıları yazılarından belli olur.tıpkı hanım kızımız gibi.ne anladık bu yazıdan.hangi sosyal yarayı tedavi etti.hem sadece erkeklermi haber7 yorumcusu.hiçmi bayan yok.hangi haber7 yorumcusu incitti bu hanımı. ayrıca bunu kim balkon prensesi yaptı.bütün bunlar bozuk bir psikolojinin alametleri. çoğu yaşı geçtiği halde evlenemeyen bunun için de yazı yazan ve yazılarının konsu hep erkekler olan zevatı kiramlar.son soru: bu şekilde bir yazı yazarak acep hangi güdüsünü bastırır insan.

Yorumun Devami

  • 12 Ekim 2010 07:46 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Ah be

Okuyucu depğerlendirmelerini beğendim erkekler aynen öyle. Ah birde senin model (feride gibi) kızlar hakkında bizim düşündüklerimiz konusunda edebiyat parçalasak sana yazı yazma müsadesi veren Ünal efendi beni baş yazar yapardı.

Yorumun Devami

  • 11 Ekim 2010 17:12 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Haklı Olduğu Yönler Yok Değil

Doğru şeyler söylemiş yazar, bazen gerçekten yazı neden bahsederse bahsetsin, hep aynı şeyleri yazan yorumcular olmuyor mu? Aynı bakış açısı, aynı üslup, aynı değerlendirme, aynı sözler. Ama itiraf etmeli ki, yazı hakikaten sevimsiz.

Yorumun Devami

  • 11 Ekim 2010 15:04 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

kızların ahlakını yazıyorum.

kızların ahlakını yazıyorum. parası varsa hemen evlenirler, yoksa paralı birini ararlar.

Yorumun Devami

  • 11 Ekim 2010 11:10 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

acaba beni hangi yorumcu grubuna koydu saydığı hiç bir grup bana uymuyor

yorumlarında anlayacağınız üzere acaba gruba uyuyorum merak ettim.

Yorumun Devami

  • 11 Ekim 2010 03:56 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

kültür farkı

değişik kültürde yetişmek, olaylara bakış-kavrayış, kelimeleri kullanış, firaset vs. bu olsa gerek. yazar eminim müslüman bir toplumda yetişse idi görüşleri çok farklı olurdu. cemaatleri bile değerlendirirken çevresine göre karar vermiş.

Yorumun Devami

  • 10 Ekim 2010 08:18 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

cesur bir yazı

Bu yazıdan herkes hissesini almış olmalı.

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 23:13 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Zor

Kendimi zeki bulmam.Hatta normal bir zekaya sahip olduğumdan bile çoğu zaman şüpheye düşüyorum. Fakat buna rağmen Allah yardım ediyor da bazı şeyleri akledebiliyorum. Paçalarından mücahitlik akan bazı insanların eleştiri adı altında Zehra hanımın şekli ve şemaliyle ilginç bir şekilde uğraştıklarını görüyorum. Şim.. Olmuyor,bir türlü toparlayamıyorum kelimeleri..Zor bir konu olduğu için vazgeçtim yazmaktan. Zehra hanıma ayıp olmasın diye daha fazla yazamayacağım. Herşey ortada.

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 22:27 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Şule Aksu herkesce bilinen gerçekleri mümkün olduğunca kibar bir şekilde

yazmış. Kıraathane örneği verebileceği en hafif örnekti. Kadınla erkeğin alanları birbirlerinden mümkün olduğunca uzak olmalı. Ne kadar iyi niyetli olunursa olunsun, konu ne kadar ulvi-mukaddes vs olursa olsun bir süre sonra iş başka yöne kayıyor. Kaydıranlar da testesteronlarına sahip çıkamayan erkekler oluyor. Kadınlar,kızlar eğer yorum yapmak istiyorlarsa erkek nickleriyle yapsınlar. İslami chat odalarında bile nelerin döndüğünü bilmeyen mi var? Erkek erkektir. Kadının adını duyunca cıvıtır.

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 22:20 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

yüğrüyüşünden anlamak!

evet kızların ya da erkeklerin yürüyüşünden anlaşılır. çünkü kuran "yürüyüşünde tabii ol!" halkalarını yere vurmasınlar" gibi emirlere uyanlar ve uymayanlar elbette anlaşılır.

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 17:42 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Kadinlari nerelerde yorum yaparken görürürz? !!!!

evet bayanlari böyle haber sitelerinde dünya olaylari hakkinda yorum yaparken bulamiyoruz lakiiiiinnnn bir dizi sayfasina girin, bir dizinin erkek sanatcisinin forum sayfasina girin, bir sarki türkü sayfasina girin,birsanatcinin sayfasina girin,bir paparrazi,magazin sayfasina girin ve bakin görün bu durum tersine dönüyor, yani büyük bir kismin bayanlar oldugunu cok cok az kismini erkekler olusturudugunu görürsünüz. Zaten hersey ortada degilmi? Allah in bildigini kuldan saklamanin bir anlami yok :)

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 16:39 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Bayanlar neden az yorum yapiyor !!!!

bir arkadasimiza aynen katiliyorum, bizim bayanlarin isi gücü kadin programlarini izlemek ve geriye kalan kisimda kendi aralarinda dedikodu yapmak oldugundan dünya meseleleri ilgilerini cekmiyor. Yahu Allah askiniza bir bakin, haber7 de kac tane Kadin yazar var? ve yazdiklari yazilara ve fikirlerine bir bakin :) hersey ortada degilmi? yani yazar gecinen bayanlar böyle ise yorumcu bayanlar nasil olur gerisini siz tahmin edin :) genelden bahsediyorum.istisnalar ayri.nedense kadinlarin icini kibir kaplamis

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 16:36 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Yazılardan Tanıyanlar

Bir de kızları ya da kadınları, her fırsatını bulduklarında yazdıkları yazılara yansıttıkları şuuraltı fantazilerinden tanıyanlar var ki, bu iş için de öyle Psikoloji filan okumaya da gerek yok hani! Bu içsel itirafları bazı bayanların yazılarında açık seçik gören bazı erkekler, bu yazıları okuyunca gerçekten yüzleri kızaran erkeklerdir! Çünkü bu erkekler Hoche Deutsche Kultur ile değil maalesef, Risale-i Nur ya da Tasavvuf kültürüyle yetişmiş erkeklerdir… O yüzden onlar için hala ayıp denen şeyler vardır

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 15:35 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Benden de yazara yorum

Yazarın 15 grubu varsa ancak biri işe yarar görünüyor. Bu kadar mı vahim haldeyiz? Bende yazarı grupladırmak istiyorum. Kendine göre eğitim seviyesi düşük olan bir grubun içerisinde yaşıyor.Bekar. 20-25 yaşlarında.Popüler yakışıklı tipler hoşuna gidiyor ama bu grup içerisinde de dindar dindar Tarkan arıyor ama bulamıyor.Not:Bende Haber7 yorumcularındaki "Allahın askeri","ya Ali","Müslüman Türk"diye isimleri alıp,bu isimlerle saçma sapan yorum yapanlara kız

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 15:10 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Kadınlar neden fazla yorum yapmıyor?

İki kadın birleşince dedikodu yapar diyen erkek , başka bir erkekle kafa kafaya verince atom altı parçacıkları mı tartışır? CAN DÜNDAR Kadınların fazla yorum yazmamasının bence en önemli nedeni erkek yorumcuların ortamı kıraathaneye çevirmesidir. Çoğu zaman o yüzden yorum yapmaktan vazgeçiyorum.

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 14:31 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

saka gibi :)

sirf laf olsun torba dolsun diye yazilmis sacmaliklardan baska birsey degil. bu lüzumsuz yaziyi okuyupta degerli vakitlerinizi bosa harcamayin. yazara ahde feva diye birsey oldugunu hatirlatsinlar ve haber/kanal7 grubunu bu hoslanmadigi milli görüsün kurdugunu hatirlatsinlar. Türkce deseniz berbat,yazar bircok yerde kendiyle celisiyor.yazara biri kapanmanin farz oldugunu bir söylesin :) eee umreye gitmis gelmis ya :) bide yazar haci/amca/teyzelerin ogullarindan cok cekmis galiba, bir yarasi var:)

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 13:13 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

KİBRE GEREK YOK

Eleştirilerin çoğunu abartılı bulabiliriz ama kendimizde ve toplumda olan,fakat göremediğimiz kusurlarımız da az değil.Bize yakalanmışlıkhissi veriyor ise, kimse görmeden hatamızı düzeltelim.

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 12:51 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

KADINLAR NEDEN FAZLA YORUM YAPMIYOR?

Kadınlar genellikle kadın programlarını seyrettikleri ve boş zamanlarını birbiriyle dedikodu yaparak değerlendirdikleri için memleket meseleleri gibi basit konularda yazmak ve yorum yapmak ihtiyacını duymuyorlar.

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 12:48 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

KADINLARIN AHLAKI YÜRÜYÜŞLERİNDEN BELLİ OLURMU?

Biraz fikir verebilir ama kesin hüküm tabiki yürüyüşe bakılarak verilemez. Ama bir kadının ahlakından ziyade onun giyinişiyle erkekler üzerinde yaptığı etkiyi düşünmekte lazımdır. Şeffaf, herşeyi meydanda, eğilince şeyi, doğrulunca bilmemneyi görünen kadın hakkında ne düşünürsünüz? Ben istediğim kadar tahrik ederim ama sen hakim ol demek ne kadar mantıklıdır? Cinsel tacize uğrayan kadınların çoğunluğunun bu tip teşhirci, histrionik kadınlar olduğunuda gözden uzak tutmamak lazım.

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 11:56 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

bizde kalmadılar

zehra!!! sana bir sır vereyim. senin avrupada eleştirdiğin gençler emin ol türkiyede kalmadı. köküne kibrit suyu dökmüşler bu gençlerin. ax keşke senin dediğin ve eleştirdiğin türden gençler bizde de kalsa. bir kere bacım diyen kalmadı:) belki inanmasın selam bile veren kalmadı bence sen ne yap biliyormusun. onları fanusa koy ve beklet…gün gelir lazım olurlar onlar. bizde bitiler. herkes herkese benziyor. ben muhafazakar, kürt ve kafası karşık kesidenim. almanyada ki o hacı amca çocuklarına iyi bak.

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 10:53 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Yazar Hanım.

Yazınız buram buram kibir kokuyor.Bu yorumumla ben hangi gurubun içine girdim acaba?:)

Yorumun Devami

  • 09 Ekim 2010 09:23 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

geçen yazınıza yaptığım yorumda size kabalık ettim özür dilerim…

yazı kadının görevleri ve mihir hakkındaydı…kabalığım kendi yaşadıklarım ve kendi iç dinamiklerimden kaynaklanıyordu…sizin kişiliğinizle ilgili bir şüphem yok,yazılarınızı da takip ediyorum…allah şevkinizi artırsın ,yazmaya devam…

Yorumun Devami

  • 08 Ekim 2010 22:59 – Toplam 0 kisi beğendi.

 

:)

ablacım , Almanyadasın Bak, bir araştırma ekibi almanyada bir lastikciye varmışlar demişlerki siyaset nasıl yapılır ? O da ben bilmem kendi işimi bilirim demiş eğer bu lastiği düzgün yapmassam vidaları iyi sıkmazsam ölüme sebep olur. . Gelelim TÜRKİYEYE.. bizim lastikciye sormuşlar aynen oda ne dese iyi bu böyle ulu orta konuşulacak şey değil gelin içeri geçelim demiş :) Yani biz bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluyoruz.. Mesela, Haşa bu zamanda faiz helal dir … ALLAH c.c yedirmesin bitti

Yorumun Devami

  • 08 Ekim 2010 19:00 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

:)

erkek yorumculardan çok dertli bir yazar sanırım :))

Yorumun Devami

  • 08 Ekim 2010 11:26 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Risale ile aydınlanamayan yazarlar-2

Hiç yapmadıkları halde yaşantılarına Kuran ve hadisin şahit olmasını isterler. Toplumu analiz ederler, malum ihityaca göre şerbet verirler. Kendi yaşantıları meşru sayılsın diye diyalogçuluk görüşünü benimserler. Milli görüş onlar için bir lekedir.Yazar ve gibilerinin profili uzatılır.cümlesinin hepsi gıy gıydan ibarettir tıpkı yazdığı yazılar gibi. gülümsesin. iki nokta üstüste ters parantez.Yarın yeni moda olacak işlere şerbete devam. Hakikat çağrısını belki bir gün duyarda herşeyin İNSANA olduğunu anlar.

Yorumun Devami

  • 08 Ekim 2010 10:58 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Risale ile aydınlanamayan yazarlar

Bu tip insanlar Cemaatin Sohbetlerine katılır,kültürel bir etkinlikmiş gibi dinlerler, nasıl bitiriyorlarsa külliyatı tamamen okumuşlardır (samimi müslümanların internette paylaştıkları yazılara kopyala yapıştır yaparlar) F.Gülenin zaten her yerde olan konuşmalarını dinler fakat katılmazlar, Liboşluk ve modernliklerinden taviz veremedikleri için mahalle baskısı yalanını uydururlar aidiyetlerini haykıramazlar.Böyle bir konuşma yaparakta bizde sizdeniz der parsayı götürürler. Her işe delil ararlar…

Yorumun Devami

  • 08 Ekim 2010 10:46 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

kendin çal-kendin oyna misali

okumak için bir sürü zaman harcadım. ama sabırla okudum. kendi yazdıkları kendisiyle çelişiyor.satır aralarında kendisine soruyor. yine kendisi cevapliyor. birde kızımız Türkçeyi katletmiş. baştan aşağı imla hatalarıyla dolu. hiçbir cemaate yakın değil fakat uzakta değil. hacı hoca olmuş. dini ahkam kesiyor fakat din bilgisi sıfır. fakat haber7 yi öyle öpüyorki, öpmekten dudakları yapışmış. çok alımlı ve kendini çok beğenmiş. kısaca haber7 bu kızımıza yüksek bir makam vermeli yada merkeze almalı.

Yorumun Devami

  • 08 Ekim 2010 09:54 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

prenses

birde hans amcanın oğlunu anlatsan diyorum.belki hoşumuza gider bizde hans amcanın oğlu gibi oluruz.hem bu sayede asıl anlatmak istediğin medenityetler ittifakının gerçekleşmesi dahada kolaylaşır.yanlız bir şeyi merak ediyorum sen en son aynaya nezaman baktın,medeniyetler ittifakı imparatorluğunun kurbağa PRENSESİ.

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 23:15 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Bu zamanda

Erkeklerinde kızlarında çoğuna güvenilmez. Çoğu derken isteyen yüzde 51 anlar, isteyen yüzde 80 anlar ama eş seçerken dikkat etmek gerekir. Açıkça söylemek gerekirse tesettürlü olduğunu söyeyenlerin bile çoğuna güvenilemiyor.(istisnalar başımızın tacıdır)

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 23:03 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

hangi kategori

sizler hacı amca hacı teyze hacı oğlu der malzeme oluşturur kutsal değerlerimlzden kendinlze menfaat sağlarsınız Söylermmisiniz bilimsellikten uzak hsadece zanla ve de dedlkodu tarzı yazılarınızla neyi hedefliyorsunuz sayın almancı geçinen kendl lnsanlarını aşağılayan si

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 19:59 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Onyargilisin

Sadece yorumlarina bakarak onyargili sekilde katagorize etmisin. katagorilerinde rendice edici . Ayrica bu haci amca oglu asagilamanin sebebini anlamiyorum. Insanlar haci, hoca olabilir ama bu cocuklarininda iyi bir musluman olacagi anlamina gelmez, cunku hidayeti veren Allahdir. Allah cocuguna hidayet vermemisse haci amca ne yapsin? Neden onlari sucluyorsun ? Ayrica butun hacilarin cocuklari bir mi neden hepsini ayni katagoriye koyuyorsun. Senin baban haci olmadigi halde sen iyisin diye haci insanlarrla

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 15:51 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Ben yazılarınız herzaman samimi buluyorum

Kardeşim sizin üslubunuzu samimi ve yalın buluyorum çarpıtmadan gözlemlerinizi aktarıyorsunuz.eğer Türkiyede yetişseydiniz yazınızda sınıflandırdığınız grupların hanım temsilcilerinden birisi olacağınız kesindi belki oralardada vardır öyle insanlar bilemiyorum.Bu farklılığınız yazılarınızın orjinal ve merak uyandıran olmasını sağlıyor kısaca siz bizden farklı birisisiniz yazmaya devam edin biz okuruz.

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 12:45 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Veda yazısı gibi olmuş

Manik depressif bir ruh halinde kaleme alındığını düşünüyorum.Okuyucu profilinden sana ne? Bu kadar fazla profil çıkarmak insanları birbirinden çok farklı zannetme yanlışlığından doğar.Halbuki insanların çoğu 24 saat içinde her kategoriye girer çıkar.İp üstünde yürüyen azdır.

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 11:58 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

suç sende değil…

konu din olunca herkesin haddine düşer… ve mangalda kül bırakmazlar… adama sorarlar tipine bak diye…

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 11:15 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

uzaklardan mektuplara renk kattınız..

,ideallerimiz, ideolojlerimiz farklı olsa veya olmasada, yorumcular nurculuğun, milli görüşün, etnisitenin binbir uç vermiş farklı dallarındanda olsakda…biz sizden çok faydalanıyoruz zehracığım. akıcı uslubun ve yormayan yorumunla..yazılarını sanki ilk çıkmış kadar heyecanla okuduğumu söylemeliyim..şahsi konulara gelince.. email atmak insanı öne geçiren bir özellikse..inan biz o kadar soğuk insan değiliz..yorumumuzu makalenin altına yaparak görevimizi yaparken saygımızıda hep koruduğumuzu söyliyeyim.

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 11:15 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

aynaya baktın mı sen?

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 11:12 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

senden çok şey öğrendik..

bir kere ne kadar 3. kuşak alamanyalı olduğunu iddia etsende..bizim kadar sıcak, sevimli, tombiş(buda benim uydurmam alınma), sanki 40 yıllık arkadaşım gibi anlaşabildiğimiz, memleketimin güzide insanısın işte. Korkunç performansın ve dil yeteneğinle buradaki yazarları bile yarı yolda bırakarak, bir anadolu evlatlarının dosdolu olarak avrupayı keşfe hazır olduğunu ispat ettin. Biz yorumculara bakma sen..bazen ters istikamette olabiliriz, bazen mesleklerimiz, meşreblerimiz, ilkelerimiz, taassublarımız yada..

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 11:05 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

nadirkelleci ye..

"kadın ve kızların dikkat etmesi gerekiyor" demişsin. Erkeklerin de sorumluluğu aynı derecede. Yani her iki tarafın da sorumluluğu var. Tek tarafı suçlayanların bilmesi gereken konu şu: İslamda (tasavvufi hayatta) "nefs tezkiyesi" işlemi var. Bunu gerçekleştiren kişi (kadın vaya erkek), kendisine gelen negatif uyarılara karşı "tepkileşimsiz" olur. (Bunu yaşayan bilir.) Ama günümüz diyanet islami anlayışında bu eğitim/uygulama olmadığından, insanlar çok mağdur durumda.

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 10:34 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Lüzumsuz yazılar..

Hani derler ya, "ağzı olan konuşuyor", bu hatun kişininki de o. Aklına ne gelirse, yazılarının hangi ölçüde olması gereketiğine dikkat etmeden(bilhassa yaratıcının ölçülerine uygunluk aramadan) "habire" karalıyor, yaz-boz tahtasına yazar gibi. Mübarek, "her şeyi biliyormuş gibi" akıl veriyor, eleştiriyor. Sonra da hiç bir şey yapmamış gibi davranıyor. İnsanları lüzumsuz yazılarla meşgul etmek de VEBAL nedenidir, en azından.

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 10:14 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

laf olsun torba dolsun demiştik!

arkadaşlar yorum dahi yapılmayacak kadar seviyesiz bir yazı bu arkadaşımızın karaladıkları.Şimdi bu sınıflandırmaları hangi analiz yöntemi ile bizlere sunuyorsun arkadaş? bi de buradaki yaşayıştan ne haberiniz var ki ? yani üç beş kişinin size gönderdiği mesajlarla nasıl olur da bu kadar mesnetsiz bir yazı ortaya dökülür hayretler içinde kaldım.daha çok TÜRKÇE kitap okuyup biraz da gelip buraların havasını teneffüs ederek, TÜRK olduğunuzu hissederek yazın! acaba ben bu yorumumla hangi kategorizasyondayım:)!

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 09:52 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

=)

acayip eglendin anlatamam =)) tam sayfayi kapatiyordum ki gozume takildi,, okumaya daldim derse gec kaldim,,, Aksam yorumlarla birlikte bir daha okuyucam =) guzel bir calisma olmus,, ben begendim,,, =)

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 09:33 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Sayın Editör!

Bu hanımefendiyi muhatap alarak yorumda bulunmanın okuyucu olarak bile bizi rahatsız ettiği düşünüldüğünde,sizlerin düzenli olarak takip ettiğimiz yayınlarınızda hiç bir keyfiyet ifade etmediği gibi iğdiş edilmiş bir idrakin dışa yansımalarını adeta kusarcasına kaleme alınan yazıları yayınlayıp yayınlamamakta daha dikkatli olmanızı öneririm.Fuhuş kanallarının tv lerde yayınlanıp yayınlanmaması üzerine yapılan tartışmalara her evde kumanda var isteyen izlemez mantığıyla yaklaşmassınız umarım…

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 08:06 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

HEM BAKIŞ AÇIN HEM USLÜBUN ÇOK ZAYIF BEE GÜZELİM :)))

şunu sormak istiyorum bu yazıdaki tarif ettiğiniz sınıflandırma, bizzat yaşayarak ,görüp şahit olarakmı yaptınız yoksa ZANNEDİYOR musunuz. eğer bütün bu sınıflandırdıklarınıza şahit olduysanız sözüm yok ama ZANNEDİYORSANIZ başka yerlere bakmaya gerek yok ölçünüz KURAN VE SÜNNET se KURAN a bakın ZAN ile ilgili kadınların yürümesi ile ilgili AYET var. AYRICA HABER7 BAŞLIKLARINDA BAZILARINA MANYAKÇA DİYORSUNUZ. SİZİN BU USLÜP TA MANYAKÇA

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 02:24 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Tarzınız iyi, ben beğeniyorum……….

Hacı amca oğlu, hacı teyze kızı biraz fişleyici oluyor yalnız. İnsanlar "kendi" ile değerlendirilmeli değil mi?

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 00:15 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

İTİRAF GİBİ…

Yazının bir paragrafında türkçe dersi gördüğünü,Türk arkadaşlarının olduğunu(cümlenin gidişatından almanlara göre sayıca azlığı anlaşılıyor),sürekli türkçe konuşmadığını(konuşsan şaşardım),türkçe kitapları komple anladığını(yabancı dili türkçe herhalde), türkçe videolar izlediğini anlatmışsın.Secaat arzederken resmen sirkatini söylemişsin.Sen resmen Almanlaşmışsın be kızım.Bütün bu itiraflardan sonra kimse senden Türk insanı hakkında güzel şeyler yazmanı beklemesin.Çünkü sen Alman gözüyle bakıyorsun bizlere

Yorumun Devami

  • 06 Ekim 2010 23:15 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

HATA YAPMAK İNSANA MAHSUSTUR.

İkidebir hacı amca ve hacı teyze çocuklarının hatalarını gündeme getirip duruyorsun.Sanki onlar insan değilmiş de hata yapamazmış gibi.Yahu sen insanoğlunu melekle mi karıştırıyorsun.Cenab-ı Allah C.C.buyurmuş ki, sizler hata işlemeyecek olsaydınız hata işleyecek başka bir kavim yaratırdım diye.Yazılarında Türk insanını hafife alıyor,Alman kabuklularını da sürekli çağdaş ve medeni diye lanse ediyorsun.Yoksa sende futbolcu Mesut Özil gibi yaşasın Almanya diyenlerden misin?Ne de olsa Alman ekmeği daha tatlı!

Yorumun Devami

  • 06 Ekim 2010 22:59 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

HACI AMCA,HACI TEYZE MUHABBETİ.!!!

Yazılarının neredeyse tamamına yakınında hacı amca kızı,hacı teyze oğlu v.b. kelimeleri kullanıyorsun.Sanki hacı olmak sadece yaşlı olanlara,ebeveyn olan yaşlı kuşaklara mahsusmuş gibi.Belli ki umreye gitmişsin ama hac görevini yapmamışsın.Oysa şu anda hacca genç yaşta giden o kadar çok müslüman var ki.Bir müslüman maddi ve sağlık şartları elverişli olarak ergenlik dönemiyle beraber haccın farziyet yükümlülüğü altına girer.Daha sonra ömrünü fakir olarak tamamlasa dahi bu borç üzerinden düşmez,vebal olur.!!!

Yorumun Devami

  • 06 Ekim 2010 22:47 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

OLDU MU ŞİMDİ?

Bir bayanın bu kadar argo kelime kullanması,üstelik Esra Elönüyle yarışırcasına erkek düşmanlığı yapması ve ısrarla bu sitede yazılarının yayınlanması acaba Ünal beyden torpili mi var sorusunu akıllara getiriyor.Ne o öyle Orkid muhabbeti,erkeklerin hanımlarını öperek oruç açması gibi mevzular?Tohum atma vakitleri erkenden gelir,dul komşu hanıma yardımcı olmak isterler, alafranga tuvaletin üzerine çömelerek çiş yaparlargibi bir hanıma asla yakışmayacak laflar?Hem umreye gitmişin madem,kapansana kızım..

Yorumun Devami

  • 06 Ekim 2010 22:38 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

aa pardon unutmuşum simdi hatırladım…

ya bizim ilkokulda bir kız vardı hoca her kompozisyon derslerinde hep onun kompozisyonunu 1.secerdi neden mi? farklıymış! farkı ise yukardaki arkadas gibi sacmalaması ama gercekten ortak nokta fazla o arkadasımızda almanya doğumluydu :D

Yorumun Devami

  • 06 Ekim 2010 21:42 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

hayret

bu defa araplarla ilgili yazmamış :)yaptığınız sınıflandırmalarla sınıfta kaldınız,alakasız ! bir yazarın alenen milli görüş grubundan pek hoşlanmıyorum demesi yanlış.kendinizi nur cemaatle sınırlamanız daha geniş kitlelere ulaşmanızı engelleyecektir.pardon bu aralar nur,özelliklede hoca efendi akımı revaçtaydı unutmuşum ! hiç milli görüşçü olmadım ama 7 grubu kuranların onlar olduğunu en azından ahde vafa gereği göz önünde bulundurmanızda fayda vardı..

Yorumun Devami

  • 06 Ekim 2010 19:47 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Hiç kendinizi yormayın, ben özetini çıkardım. Unutmayın bu kıyağımı..

" Nur-Topu gibi bir çocuk yetiştirip, vatana-millete, dünyaya ve Almanya&8217ya hayırlı bir birşey armağan eden anne ve babama da teşekkürü borç bilirim. "

Yorumun Devami

  • 06 Ekim 2010 18:11 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

varmı sayalım, yokmu sayalım.

bence bu kadını yok sayalım, böylesi psikolojik işkence daha iyi, var sayıp fiziki işkencedense görmezden gelmek yok saymak daha iyi, kızlar eğer erkeklerin radarına yakalanıyorsa suç erkeğin değil, sinyalleri yollayan kızlarındır, ne yazıkki toplumda kadın ve kızların dikkat etmesi gerekiyor, erkek dışarı çıkınca tek dikkat edeceği gözüdür, kadın ise, yürüyüşü,parfümü,kıyafeti,sesinin duyulması,takır takır topuklu ile yürümesi zaten ben burdyaım beni görün iletişime geçin demek olur suç kadınların…..

Yorumun Devami 06 Ekim 2010 18:04 – Toplam 0 kisi beğendi

 

 

 

OLDU MU ŞİMDİ?

Bir bayanın bu kadar argo kelime kullanması,üstelik Esra Elönüyle yarışırcasına erkek düşmanlığı yapması ve ısrarla bu sitede yazılarının yayınlanması acaba Ünal beyden torpili mi var sorusunu akıllara getiriyor.Ne o öyle Orkid muhabbeti,erkeklerin hanımlarını öperek oruç açması gibi mevzular?Tohum atma vakitleri erkenden gelir,dul komşu hanıma yardımcı olmak isterler, alafranga tuvaletin üzerine çömelerek çiş yaparlargibi bir hanıma asla yakışmayacak laflar?Hem umreye gitmişin madem,kapansana kızım..

Yorumun Devami

  • 06 Ekim 2010 22:38 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

aa pardon unutmuşum simdi hatırladım…

ya bizim ilkokulda bir kız vardı hoca her kompozisyon derslerinde hep onun kompozisyonunu 1.secerdi neden mi? farklıymış! farkı ise yukardaki arkadas gibi sacmalaması ama gercekten ortak nokta fazla o arkadasımızda almanya doğumluydu :D

Yorumun Devami

  • 06 Ekim 2010 21:42 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

hayret

bu defa araplarla ilgili yazmamış :)yaptığınız sınıflandırmalarla sınıfta kaldınız,alakasız ! bir yazarın alenen milli görüş grubundan pek hoşlanmıyorum demesi yanlış.kendinizi nur cemaatle sınırlamanız daha geniş kitlelere ulaşmanızı engelleyecektir.pardon bu aralar nur,özelliklede hoca efendi akımı revaçtaydı unutmuşum ! hiç milli görüşçü olmadım ama 7 grubu kuranların onlar olduğunu en azından ahde vafa gereği göz önünde bulundurmanızda fayda vardı..

Yorumun Devami

  • 06 Ekim 2010 19:47 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Hiç kendinizi yormayın, ben özetini çıkardım. Unutmayın bu kıyağımı..

" Nur-Topu gibi bir çocuk yetiştirip, vatana-millete, dünyaya ve Almanya&8217ya hayırlı bir birşey armağan eden anne ve babama da teşekkürü borç bilirim. "

Yorumun Devami

  • 06 Ekim 2010 18:11 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

varmı sayalım, yokmu sayalım.

bence bu kadını yok sayalım, böylesi psikolojik işkence daha iyi, var sayıp fiziki işkencedense görmezden gelmek yok saymak daha iyi, kızlar eğer erkeklerin radarına yakalanıyorsa suç erkeğin değil, sinyalleri yollayan kızlarındır, ne yazıkki toplumda kadın ve kızların dikkat etmesi gerekiyor, erkek dışarı çıkınca tek dikkat edeceği gözüdür, kadın ise, yürüyüşü,parfümü,kıyafeti,sesinin duyulması,takır takır topuklu ile yürümesi zaten ben burdyaım beni görün iletişime geçin demek olur suç kadınların…..

Yorumun Devami

  • 06 Ekim 2010 18:04 – Toplam 0 kisi beğendi.
2

Mayıs

448 Okunma

AglamaBebekim

Dedelerim ben doğmadan çok seneler evvel vefat etmişler. Sadece anneannemi hatırlıyorum. Eskilerden bahseden Alman nine ve dedeleri haricinde, anne ve babamın Türkiye’deki yoksulluk yıllarını bilirim.
 

Babamın çocukken yetim kalışını, annemin 10 yaşındayken İzmir’deki incir üreticisinin yanında çalışmasını, açlıklar çekmesini, sadece bir tane elbisesi olduğunu dinledik uzun yıllar boyu. İçim öyle acırdı ki, anneme: „Oralarda hiç mi bir hayırsever yoktu!“ der ve sinirlenirdim o dönemdeki zengin komşulara.

Hacı teyze kızı arkadaşım okuduğu ilginç kitaptan bahsettiğinde, hemen ödünç olarak aldım, biraz evvel iki cildini de en hızlı okuma tekniğiyle okudum. Bize çok eskilerden bahseden hiçkimse olmadı.

Türk kanallarını da izleyemediğimden, kitaplarda ve internette okuduklarım hariç, hiç bilmem eski Türkiye’yi, anekdotlarından bahseden olmadı hiç… Okuduğum iki cilt kitapta (Aslında üç ciltlik kitap) Rahmetli Ali Ulvi Kurucu Bey bütün hatıralarını sohbet eder gibi anlatmış.

Yüzlerce kısa kısa çok hoş anekdotlardan ibaret kitabı okurken hem ağladım, hem gülümsedim, hem de düşüncelere daldım. Birçok önemli şahsiyetlerle görüşmüş, Mehmet Akif Ersoy, Esad Efendi, Mustafa Runyun, Adnan Menderes, Hasan El-Benna (ve daha birçok kişi ile)  ile hatıralarını dile getirmiş. En ilginç olanı ise, Osmanlı Dönemi’nden Cumhuriyete geçiş dönemini ince ayrıntılarıyla anlatmış.

Birinci cildin önsözünde kitabın ne kadar çok emek ve titizlikle hazırlandığı belirtilmiş. Eskilerin aile hayatları, adetleri, dini yaşam tarzları-düşünceleri, Kur’an’ın öğretilmesinin yasaklanması (1930), mahkemeler, tehditler ve korkularla, yoksullukla geçen çocukluk yılları…Mevlid bile okunulamamış.

 Evler sürekli jandarma tarafından kontrol ediliyormuş. Bazen gazino sesinden ezan sesi duyulmazmış. Aralarında: „Bütün bunlar kimin adına, kimi memnun etmek için yapılıyor? Biz harpten muzaffer çıkan millet değil miyiz? Yunanla niçin harp ettik? Belki Yunan gelirse dinimi, dilimi, ezanımı, kıyafetimi değiştirir diye harp etmedi mi?“ diye hayret ediyorlarmış.

Dedesi zamana öyle kıymet verirmiş ki, ıslatılmış bulguru yer, yemek yapmaya fazla vakit harcatmazmış. Kendisini gençlere ve cemaate adamış, ücret almadan talebe yetiştiriyormuş.

Son 5 yılda evde sadece 10 defa akşam yemeği yemiş. Erkekleri akşam namazından sonra alıkoyar, sohbet eder, kitap okurmuş. Yemeği onlarla birlikte yer, yatsıdan sonra cemaati eve gönderirmiş. Bu insanların kazançları az olduğundan, mevcut erzakları kadın ve çocuklara kalsın diye, erkeklere camide yemek verirmiş. (Burayı okuduğumda ince düşüncesine hayran kaldım. Kitabı elimden bırakıp, evin içinde dolanarak gözyaşlarımı sildim)

Böyle insaniyetli ve iyiniyetli insanı (Ali Ulvi’nin dedesi) atıyla sokaktan geçen kurmay albay sürekli tehdit ediyormuş. Neden? Şapka giymiyor diye… Seni atımla çiğnerim diye tehdit etmiş kurmay albay. Dedesi ise Allah’a sığınmış, dua etmiş. Kurmay albayın üç gün sonra vefat haberi gelmiş, buğday kamyonu çarpmış…

Cami ot deposu olmuş, imamlar vefat ettiğinde, ihtiyaç yok diye yenisi tayin edilmiyormuş. Bir kere minareyi de kesmişler. Türkçe ezan okunmaya başladığında insanlar ağlamışlar.

Anekdotlar arasında islam fıkhından ve felsefesinden de bahsediliyor.

İkinci cildinde hapise girenlerden, ibriğin dibine saklanan kitaplardan, eğitime ve terbiyeye verilen önemden, hac parasını fakir kızın çeyizine harcayan fedakar Abdullah’dan bahsediliyor.

Bunlar sadece örnek, daha yüzlerce anekdotlar mevcut kitapta. Osmanlı’nın Arapları sömürme suçlaması hakkında  söylenen sözleri paylaşmak istiyorum, sayfa 182: „ İngiliz tesiri altında kalmış Arap yazarları Osmanlı’ya sömürgeci diyorlar…Yahu sorarım size, Osmanlılar bu topraklardan kaç kuruş götürmüş? Hangi vergileri almış? Petrol onların zamanında çıkmadı, o zaman yoktu. Osmanlılar buradan hangi serveti aldılar götürdüler? O zaman hurmadan, deveden ve kumdan başka buralarda ne vardı?

Yahudilere hayran olan Araplar bile varmış.

Bu da kitaptan hoş bir anekdot:

Gerdek gecesi dini sohbet yapmışlar


Şıh Eyüp isminde bir zat evlenmiş, on gün sonra İhsan Hoca’ya gelip, evlilikten birşey anlamadığını, hanımının evde yemek yapmadığını anlatmış. İhsan Hoca, Eyüp’e zifaf gecesi sohbet mi yaptığını, hangi sohbeti yaptığını sormuş. (Birbirlerini çok iyi tanıdıklarından hocanın bu tahmini zor olmamış)
İhsan Hoca: Sohbette ne demiştin?
Şıh Eyüp: Evet, hatırladım. Hanıma İslam’ın faziletlerini anlatmaya başlamıştım: İslam öyle bir din ki, (…)- Hanefi Fıkhı’nda- , İslam öyle semahat, adalet dini ki, eğer insanın hanımı: Ben çocuğu emziremiyorum derse; çocuğu emzirecek bir emzikçi, süt annesi tutar; tutmaya mecburdur. Koca zevcesini ev işlerini yapmaya bile mecbur edemez.

İşte müslümanlık böyle insaflı, adil bir dindir. Kadınları böyle korumuş ve hoş tutmuştur. (…)

İhsan Hoca gerdek gecesi için başka bir sohbet önerir: (…) İkimiz de üzerimize düşen vazifeleri yerine getireceğiz. (…) Sen de beni zevceliğe kabul edip, nikahım altına girmekle, maruf olan şekilde bana hizmet etmeye söz vermiş oldun. (…) Merak edenler teferruatını sayfa 218 ve 219 da okuyabilirler. Sayfa 393 de daima iki hanımı olan, 110 yıllık hayatında yaklaşık 15 kere evlenen birisinden bahsediliyor ki, çok komik.

Adolf Hitler bu kitapta da karşıma çıktı!!!
Müftü El-Hüseyni Berlin’deyken Adolf Hitler ile üç kere görüşmüş: „Hitler ilk iki görüşmemizde bana İslam alemi hakkında sualler sordu: „Arapların İngiliz idaresinden ne gibi şikayetleri vardır? İstekleri nedir? Araplar İngiliz sultasından kurtuldukları gün ne yapmak isterler? Alman hükümetinin onlara ne gibi yardımları olabilir? Osmanlıların idaresi ile İngilizlerin farkı nedir?“
Cevabım sırasında Osmanlılardan bahsederken, gözlerim yaşarmış. Hitler derhal, „Müftü Efendi, ecdadınız Türk müydü?“ diye sordu.

„Hayır Efendim, ecdadım Türk değildir. Fakat ben bu milleti kendi ecdadımdan fazla severim. Eğer Osmanlı olmasaydı, İngilizler ve diğerleri, beş yüz sene evvel alem-i İslam’a hakim olurdu. Osmanlı olmasaydı, Endülüs’ün başına gelen hazin akibet, bütün Arap ülkelerinin de başına gelirdi. (…) Dinimin, imanımın, namusumun, şerefimin hamisi oldukları için Osmanlıları severim, (…) biz ne yazık ki hayırsız evlat çıktık.

Arap aleminden bir kuruş istifadeleri, faydaları yoktu. Bilhassa Hicaz ülkesine asırlar boyu hayrat götürdüler. Oraların geçimini temin ettiler. Biz ne yazık ki o nimetin kadrini bilemedik, nankörlük ettik. O yüzden de, Filistin, korkarım ki İngilizlerin eline geçecek.“

Bunun üzerine Hitler şu cevabı vermişti:
„Müftü Efendi, endişe etmeyiniz. Benim aslanlarım İngiliz’i kovacak. Yahudinin de kökünü kazıyacağız. Bayramı birlikte yapacağız.“
Hitler’in son isteği:
Hitler Müftü El-Hüseyni’ye: „Müftü Efendi, harp devam ediyor. Çok gencimiz öldü, daha da ölecek…Korkuyorum ki, harpten sonra pek çok kızımız, kadınımız kocasız kalacak. Nüfusumuzun da artması lazım. Her ikisini temin etmek için, bir erkeğin, birden fazla kadınla evlenebilmesi lazım gelecek. Bunun için kiliseye birkaç kere müracaat ettim. Kiliseye laf anlatmak zor. Kiliseye rağmen, bir kanunla çok evliliği serbest bırakmak da mümkün olamıyor. Lütfen, İslam dininde birden fazla kadınla evlenmenin şartları nelerdir, hangi haller zaruret hali sayılıyor? Nasıl tatbik ediliyor? Bunları bana geniş bir şekilde yazıp anlatmanızı rica ediyorum.“

Müftü El-Hüseyni bunun üzerine tefarruatlı bir rapor hazırlamış ama Hitler’e ulaştıramamış.

Bu yazdıklarım ilginç bulduğum birkaç özettir. Daha çok ilginç konulardan bahsediliyor.
Yazıyı fazla uzatmamak için yorum yapmayacağım.

Ali Ulvi Kurucu kimdir?

Ali Ulvi Kurucu merhum ömrünün son günlerinde kızına şöyle tavsiyede bulunuyordu:

“Kızım insan sadece şahsî hedef ve gayelerini ön planda tutarak yaşarsa vefatıyla hatıralardan silinir. Cemiyet, millet ve fikirleri uğruna yaşayanlar, ölseler de gönüllerde kalıcıdırlar. Gözler hep onları arar ve özler. Kim severek yaşarsa sevilerek ayrılır ve unutulmaz.”

Kaynak: http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=2804

Üstad Ali Ulvi Kurucu bir Anadolu çocuğu, yüksek tahsilini Kahire’de yapmış, son 56 senesini Medine-i Münevvere’de yaşamış ve orada vefat etmiştir. İslam Dünyası’nın manevi ve siyasi binbir hadise ile sarsıldığı yakın tarihi bizzat yaşamıştır.

Kaynak: Üstad Ali Ulvi Kurucu, Hatıralar 1. ve 2. Cilt, M. Ertuğrul Düzdağ. Kaynak Yayınları, İstanbul. Kitabın 3. Cildi bende bulunmadığından okuyamadım.

 Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7  

zyavuz@ymail.com

01 Ekim 2010 20:49 – 21 Yorum – 12,909 Okunma
http://www.haber7.com/haber/20101001/Gerdek-gecesinde-dini-sohbet-yapmislar.php

 

Bu öğüt size Zehra hanım

Bu öğüt sanki size verilmiş gibi, cemiyetin genel durumu ile ilgili teşhisler yapıyorsunuz, inşallah tedavi konusunda yeni bir çığır açar "iyiliği emreden (anlatan-bildiren-sevdiren)lerden olursunuz. �Kızım insan sadece şahsî hedef ve gayelerini ön planda tutarak yaşarsa vefatıyla hatıralardan silinir. Cemiyet, millet ve fikirleri uğruna yaşayanlar, ölseler de gönüllerde kalıcıdırlar. Gözler hep onları arar ve özler. Kim severek yaşarsa sevilerek ayrılır ve unutulmaz.�

Yorumun Devami

  • 18 Haziran 2011 22:54 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

bak bu zihniyet yanlış…

eğer allah çocuğu erkeğin emzirmesini isteseydi göğsü erkekte yaratırdı…ayrıca islamda kadın erkekle gerçekten eşittir ammaaa…o aldığınız mehir varya işte odur erkeği hakim kılan…erkek ne derse yapacaksınız…emrine amade olacaksınız…erkek dışarda bir cinsi bir suç işlese kadınlar zannediyor ki erkek yanacak…ben zannediyorum ki erkek kendini kurtarır da ona görevini yapmayan küstah kadının kurtulma şansı çok azdır…mihiri alıyorsan hiç konuşma hakkın yok…

Yorumun Devami

  • 03 Ekim 2010 18:41 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

gönlümde sana muhabbet ve sevgiden

başka bişey yok sana itafen bir çok yerde yorum yaptım nedense çıkmadı ihsan beyin köşesinde çıktı sadece oraya bak belkide iltifat damı sansür ler arasına girdi bir bilsek

Yorumun Devami

  • 03 Ekim 2010 16:51 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

dostum antepli

yorumlarında söylediklerinin tamamına katılıyorum zaten bende yorumumda muhteviyata yönelik bir itirazımın olmadığını belirttim.

Yorumun Devami

  • 03 Ekim 2010 16:31 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

SON OLARAK

Bazı alimler &8220Vatan sevgisi imandandır&8221 sözünün MEVZU olduğunu söylese de manasının doğru olduğu ifade edilmiştir. (Acluni, Keşful-hafa, I. 138) NOT.MEVZU= UYDURMA HADİS DEMEK

Yorumun Devami

  • 03 Ekim 2010 14:44 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

karınca kararınca 3

Bir Müslüman dinini, namusunu, canını ve malını vatan ve devletiyle korur. Vatanına bir Müslüman devlet bile saldırsa onu korumak Dinimizin emridir. Yerler ve zamanlar içerisinde olan kimseler ve yapılan işlere göre değer kazanır. Bu açıdan bir İslam devleti olan bu memleketin, bu toprakların ve içinde yaşayanların korunması ve devam etmesi noktasından vatan, bayrak ve devletin varlığını zorunlu kılmaktadır

Yorumun Devami

  • 03 Ekim 2010 14:34 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

karınca kararınca 2

Peygamber Efendimiz Medine&8217ye hicret edince orada bulunan Yahudilerle bir anlaşma imzalamıştır. Bu anlaşma da geçen önemli maddelerden biri de Vatanları olan Medine&8217ye bir saldırı olursa beraber savunma yapacakları konusuydu. Demek ki vatanımızı korumak için gayr-i Müslimlerle bile anlaşma yapılabilir ve vatan ne pahasına olursa olsun korunması gerekir.

Yorumun Devami

  • 03 Ekim 2010 14:33 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

bu konuya karınca kararınca

İslam dini bir bütün olarak hayatın her yönünü içine alır. Bu nedenle vatan ve devlet anlayışını belirli sınırlar içerisinde değerlendirmiştir.Örneğin oturduğu eve veya malına saldırıldığı zaman onu korumak ve kendini müdafaa etmek dinimizin bir emridir. Bu yolda ölse şehit olur. Vatan ise bütün Müslümanların ortak evidir. Onu korumak ve muhafaza etmek ise Müslümanların ortak görevidir.

Yorumun Devami

  • 03 Ekim 2010 14:31 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

gerdek gecesi

gerdek gecesi iki rekat şükür namazı kılmak,ardından yüce Allahımıza c.c. evlilik nimeti için dua etmek,hayırlı evlatlar dilemek,hayırlı geçim ve aile saadeti istemek resulullah efendimizin(s.a.v)sünnetidir.ayrıca cima etmeden önce dahi sünnet olan dua vardır(şeytanı bizden ve bize verecek olduğun evlattan uzaklaştır)şeklinde…ayrıca euzü besmeleyi ve abdestli olmayı da unutmamak lazım.hele içkili bir düğünden sonra damadın veya gelinin sarhoş bir vaziyette gerdeğe girdiğini düşünmek bile istemiyorum…

Yorumun Devami

  • 03 Ekim 2010 13:59 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

muslums 27

yorumumda hareket noktam metin abimin yorumudur.onun konuyla ilgili yorumlarını oku ardından benim yorumumu tekrar oku.vatan elbette sadece bir toprak parçasından ibaret değil.ifade etmeye çalıştığım şey vatan sevgisi imandandır sözünün hadis olmadığı.metin abimde bu sözü hadis olarak kabul etmeyenleri türedi islamcılar olarak değerlendirmiş.burda bizimkiler ben gibi düşünenler oluyor,metin abimin deyimiyle türedi islamcılar.o bilir islamcı deyiminde asla kabullenmem..

Yorumun Devami

  • 03 Ekim 2010 13:02 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

darbeleredurde

Kardeş sizinkiler kim,vatan sevgisi imandan değilmiymiş.Vatan demek sadece toprak parçası demek değil.Bence birazcık araştır.

Yorumun Devami

  • 03 Ekim 2010 12:34 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

çaktırmadan giydirmişin bizimkilere

vatan sevgisi imandandır sözünü kim söylemiştir ? hadismidir,kaynağıyla birlikte rica ederim..yorumundaki muhteviyata katılıyorum ancak o söze ve türedi islamcılar nitelemene muhalefet şerhi koymak zorundayım.

Yorumun Devami

  • 03 Ekim 2010 00:53 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Batı felsefesi İslamdan nerede ayrılmaktadır2

Batılı, doğu toplumlarını esir etmiş ve ilerlemelerine polat kalesi gibi engel olan ve zihinsel gelişmeye darbeler indiren uğursuzluk, kötülük, saçmalık ve kötü ruhlar gibi şeylerin reel dünyayla ilgisi olmadığınıda çok iyi bilirler. Pasifikteki derin diblerde binlerce gambot yüzdüren alman kaptanların ideal ve mefkuresine sahip gencecik çocukların, sert amerikan kayasına çarpmasınıda uğursuzluğa hiç yormamışlar İlahın bir devletten yana tavır koyduğuna hiç yormamışlardır.sadece SIRLAR keşfedilecek dediler.

Yorumun Devami

  • 02 Ekim 2010 11:17 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Batı felsefesi İslamdan nerede ayrılmaktadır..?

Batılılar her işi deterministik düşünür ve dünyadaki yürüyen her olayın nitelikleri belli olduğunu ve bu yüzden BİLİNMEYEN ETKİSİNİN OLDUĞU BİR SAHANIN insanlık açısından kalmadığını söylerler. Uğursuzluk ve talihsizlik denilip arkasına sığınılan kavramların, doğadaki olayları kategorize edememiş ve kavrayamış acizlerin saçmalıkları olduğunu bildiklerinden hiç itibar etmezler ciddiye ve değerlendirmeye bile almayarak ne olduğunu ve neler cereyan ettiğini bilmiyoruz denilen şeyi kendi dünyalarına sokmazlar

Yorumun Devami

  • 02 Ekim 2010 11:08 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

çok güzel bir yazı olmuş.TEŞEKKÜRLER.

ALİ ULVİ HOCA( rabbim gani gani rahmet etsin inşallah bizlere da şefahatçi etsin) islamiyete ve gençlerin yetişmesinde uluslararası hizmeti olmuş asil bir soyun devamıdır. gerçekten yazıyı okurken benim de gözlerimin yaşardığını sonradan farkettim. ellerinize ve kaleminize sağlık.

Yorumun Devami

  • 02 Ekim 2010 07:38 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

hatırat

zehra seni ayıpladım. çünkü bende ki hatırat 3 cilt ve çoktan okudum. herkesin okuduğunda kendinden bir şey bulcağı enteresan bir hatırat. internet yüzünden kitap okuyamasamda, bu hatıratı bir solokta okumuştum. herkese tavsiye ederim. ayrıca ramazan el butinin hatıratını, hasan el bennanın hatıratını, mekkeye giden yol muhammed esedin hatıratı gibi güzel hatıratlar var.

Yorumun Devami

  • 02 Ekim 2010 07:21 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

manidar ve hoş yazı

manidar ve tekrar tekrar okunup düşünülmesi gereken yazı kaleminize sağlık, toplum olarak incelik tabiri vardır ya sanırım onu kaybettilk kaba saba egoist kendi menfaatini ön plana çıkaran fertler olduk

Yorumun Devami

  • 02 Ekim 2010 02:18 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Güzel bir yazı olmuş elinize sağlık

Güzel bir yazı olmuş elinize sağlık

Yorumun Devami

  • 01 Ekim 2010 22:27 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Sömürüyü kim yapar?

Sömürüyü İngiltere yapar. Çünkü hakim olduğu deniz aşırı toprakları hiç bir zaman vatan olarak görmemiştir. O topraklara hep sömürge, o topraklarda yaşayan insanlara da esir gözüyle bakmıştır. Oralara sömürge valileri atamıştır. Belçika,İspanya,Hollanda,Portekiz gibi ülkeler de İngiltereden çok farklı değildir. Bazı Araplar gerçekten çok cahiller. Türkü zorla Arap yarımadasından çıkaran İngilizler, Arabı da Araplıktan çıkarmışlar. Tıpkı Fransızların K.Afrika Araplarını Araplıktan çıkardıkları gibi.

Yorumun Devami

  • 01 Ekim 2010 21:22 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Türk toprağı ve vatanı kutsal(nimet) bilir.

Kim ne derse desin, kim aksini iddia ederse etsin,Türkün toprak ve vatan anlayışı hiç bir millete benzemez. Türk fethettiği,hakim olduğu tüm topraklara kutsal vatan gözüyle bakar. Türedi İslamcılar inkar etseler de Türk,vatan sevgisi imandandır sözüne iman etmiştir. Böyle bir anlayışa sahip olan millet nasıl olur da imanının bir parçası olan vatanının bir parçasını sömürmeyi düşünebilir? Sadece İslam sonrasında değil,İslamdan önce de Türkün vatan sevgisi bir başkaydı.

Yorumun Devami

  • 01 Ekim 2010 21:17 – Toplam 0 kisi beğendi.
2

Mayıs

1.718 Okunma

AglamaBebekim

Camide çocukken ne öğrendiniz diye sorsam, nasıl cevap verirdiniz? Namaz surelerini ezberledik, 32 Farz, İslam’ın ve İmânın Şartları, Kur’ân okumasını mı derdiniz?

Almanya’da çeşitli müslümanlar olduğu gibi, çeşitli hacı-amca-oğulları da oluyor. Bunlardan bir tanesinin bana söylediklerini size aktarayım!

„Sen gerçekten inanıyor musun gökten bir melek inmiş de Kur’ân’ı fısıldamış?“

„Hazreti Osman zamanında çeşitli Kur’ân’lar varmış, acaba orijinal Kur’ân kaldı mı ki?“

„Ölmüş kişilerin kavuşacağına inanmıyorum, ahiretmiş bilmem ne, bana böyle masallar anlatma…“

Bu hacı amca oğlunun ismini Hakan koyalım. Hakan son derece mütedeyyin bir aileden geliyor, çocukluğundan beri ailesiyle camilere gitmiş. Bazen cuma namazına ve bayram namazlarına gidiyor. Allah’a inanıyor…Oruç tutmuyor, namaz kılmıyor.

Okumuş ve kültürlü birisi. Ama nasıl olduysa inancını kısmen yitirmiş. Bunun sebebi tümden çevresine, ailesine ve kişiliğine bağlanamaz. Kur’ân’daki Bakara Suresi ayet 7‘nin açıklamasına göre bunun sebebi Allah da (c.c.) değildir, açıklama için bakınız:

http://www.sorularlaislamiyet.com/index.php?s=show_qna&id=2019

Camilerdeki ezbere öğretimin de suçluluk payı var müslümanların böyle yetişmesinde…

Çocukluğumda camide bana 2 sene boyunca Elifcüzü tekrar tekrar okutanlara sinir olurdum. Okuyabildiğim halde aynı yeri defalarca tekrarlatır, beni Kur’ân’a geçirmezlerdi. O kadar vakit kaybedene kadar, çocukken Arapça öğrenseydim! Camilerde hep aynı şeyler tekrarlanıyor, yıllardır bir yenilik yok, para kısıtlı, eğitimci yok.

Almanlar biz Türklerin Kur’ân’ı anlamadan okuduğumuzu duyduklarında hayret ediyorlar!

Almanya’da Diyanet ve Milli Görüş’ün camilerinin yıllardır yaptıkları hizmetleri gözardı etmiyorum ama, birçok eksiklikleri ve yanlışları da olduğu kesin:

1-    Ezbere eğitim, hatta sadece öğretim diyebilirim.

2-    Almanya’da yetişmiş, üniversite diplomalı uzmanları işe almıyorlar. Sebep para kısıtlığı olabilir mi? Mesela bir sürü İslam bilimci genç hacı teyze kızları var. Yeni fikirleri olduğu gibi, gerçekten de toplum ve çocuklar için yeni ilhamları var. Avrupa toplumunu da tanıyorlar.  

Almanca ve Türkçe haricinde 3-4 yabancı dil biliyorlar. Milli Görüş camisinde görevli olan uzman arkadaşım, camiden aldığı 150 Euro’yu dahi almamalıymış! Milli Görüş Efendileri böyle söylemişler! Hacı teyze kızı arkadaşım babasının hayrına çalışacak! 150 Euro gibi çok düşük bir ücretle Almanya’da ev filan geçindiremezsiniz. 15 yaşındaki öğrenci bile gazete dağıtarak daha fazla para kazanır! 

Benim hacı teyze kızı arkadaşımın öyle çeşitli meziyetleri var ki, böyle birisinin elini-ayağını öperek camiye almaları ve maaş bile bağlamaları lazım! Üniversite mezunu İslam bilimci! Arapça da biliyor! Camide bir sürü görevi üstlenmiş, hafta sonları öğrenci ve hanım gruplarına dersler veriyor, haricinde değişik organizasyonlar da yapıyor! 

Birçok hacı amca oğlu gibi tembel ve aciz değil, onlardan dahe zeki ve çalışkan benim hacı teyze kızı arkadaşım! Ama nedense para hep hacı amca oğullarında!!! Onlar ne derse, ona göre davranacak! Kendileri üniversite mezunu değiller, cahiller ama, onların dediği olacak! Neden paralar hep hacı amca oğullarının elinde, söyler misiniz?  

3-    Diyanet camilerinde de hep aynı plan, aynı program. Son senelerde değişiklikler yapmışlar, farklı hizmetler sunuyorlar, ama yine de yeterli değil. Benim rahatsız olduğum taraflardan bir tanesi, kadın gruplarının toplanıp Alman ve Türk kadınlarıyla çay içmeleri. Sanki birlikte yiyip-içmekten başka birşey yapılamıyor. Oturup sohbet etmekten başka birşey yaptıkları yok.

 Alman Devleti/resmi kurumlar diyanet camilerini pek muhatap almıyorlar. Türkiye’nin tek tip müslümanlığını yansıtıyor diyorlar. Bu konuda tarafsız olan İslam Bilimciler de aynı görüşteler. 

Birçok müslüman erkek, İslam imajini bütün dünyaya olumsuz yansıtıyorlar!

1-    Yabancı-gayrimüslim kadınlara davranış ve sözleriyle…

2-    Kendi hanımlarına ve akrabadaki kızlara davranışlarıyla…

3-    Medyada sert, cahilce tavır söz ve davranışlarıyla…

4-    Kendi hayatlarını kontrol altına alamayıp, ezik ve vurdumduymaz tavırlarıyla, tembellikleriyle, şımarıklıklarıyla, cahillikleriyle.. 

             Terör saldırıları, tecavüz-taciz edenler, tembel-sert tavırlı müslüman erkekler olmasaydı, ne müslüman kadın baskı altında denilirdi…Ne de islam kötülenirdi!!!    

Geçenlerde Türkiye tatilinde tecavüz edilen 17 yaşındaki Alman kızı haberi Almanya’nın en çok izlenen kanalında, ana haber saatinde nasıl anlatıldı biliyor musunuz?

 “Müslüman ülkeTürkiye’de kadınlar avlanacak ceylan gibi görülüyor! (Freiwild)”
Taraflı haber, cahilce bir yorum ama işte böyle çıkıyorsunuz Almanya haberlerine!!!

Elinizi, dilinizi, bilmemnerenizi kontrol altında tutmaktan aciz misiniz siz!!?? Gidin bir hormon tedavisi yaptırın, soğuk suyla duş alın! Yıllardır bu tür haberleri izlemekten, Almanlara müslüman erkekler hakkında olumlu açıklama  yapmaktan bıktım usandım!!!
BuradaTürk-Erkeği ve yaptıklarının İslam’a nasıl maledildiğini okuyabilirsiniz!:
http://www.haber7.com/haber/20100722/TurkErkeklerini-ve-Islam8217i-karalayan-Almanca-kitap.php

Karadeniz’de hristiyan katledilir, bunun hesabı Almanya’da bizden sorulur!

Afganistan’da Osama Amca bir laf söyler, bunun hesabı Almanya’da bizden sorulur!

Türkiye’de azgın erkekler turist kadin-kızları rahatsız eder, bunun hesabı Almanya’da bizden sorulur!

İran’ın  Ahmetnejat  siyaseti  Almanya’da bizden sorulur!

Suudi Arabistan’da kadınlara yasaklar Almanya’da bizden sorulur!

Türkiye’nin Kıbrıs siyaseti, doğusu, Kürt-Ermeni-Alevi problemi Almanya’da bizden sorulur!

Heybeliada’da Ruhban Okulunun hesabı Almanya’da bizden sorulur!

İslam’da organ nakli, Almanya’da bizden sorulur!

Kur’ân ve hadis hakkında herşey Almanya’da bizden sorulur!

İslam’da evlilik, kadın-erkek ilişkileri  Almanya’da bizden sorulur!

Irak’taki sünni-şii problemi Almanya’da bizden sorulur!

Almanya/Avrupa ve bütün dünyadaki müslümanların problemleri  bizden sorulur!

Kısacası HERŞEYİ BİLMEMİZ LAZIM!!! BİLMİYORSAK DA ÖĞRENMEMİZ LAZIM!!!

O kadar çok problemler var ki. Bazen “Aman be, bana ne” diyesim geliyor. Ama eğitilmemiş HER MÜSLÜMAN bizim hayatımıza negatif yansıyor. Çözülmemiş her problem bize geri dönüyor!
İslam Dünyası’nda kenarından ucundan işler yapılıyor, kapsamlı bir çalışma yok!

SORUYORLAR, SORUYORLAR, SORUYORLAR ÇÜNKÜ!!!

Dünyada bütün müslümanların yaptıkları bize olumsuzluk olarak geri dönüyor!!!
Ama yeni neslin yetişmesi için gayretler yetersiz…

Almanya‘nın güneyinde, Türkiye‘den gelen din dersi ögretmeni, 4. sınıftaki öğrencilere ne öğretiyormuş: “Kabirde hangi sorgu-sualler sorulur“. Benim din dersi öğretmenim de Türkiye’den gelmişti. İncecik din dersi kitabında sadece anne-babaya saygıyı, dürüst olmayı, kötülük yapmamayı, birkaç ayet ve hadisten başka birşey öğrenmemiştik! Ben bu bilgilerin daha fazlasını zaten camide öğrenmiştim. Türkiye’nin devlet programıyla yaptığı din dersi ancak böyle olur işte! Sonra genç nesil azgın devrinde ne yapacağını şaşırıyor! Problemlerle nasıl başedeceğini  bilemiyor! Duygularını nasıl kullanacağını bilmiyor! Vs…vs…

Almanya‘nın kuzeyinde ve batısında ve Berlin’de İslam din dersi programı daha iyi. Çünkü Almanlar İslam Bilimcilerle çalışarak, bütün dünyadan gelen müslüman çocuklarına hitap ederek Almanca dilinde uyguluyor İslam Din Dersi’ni. Henüz her okulda İslam Din Dersi yok, ama zamanla bütün Almanya’da böyle olacak, ayrıntılı bilgi için yazdığım bu haberi okuyabilirsiniz:
http://www.haber7.com/haber/20091218/Almanya-din-egitiminde-Milli-Goruse-karsi.php

Almanya’daki camilerde neden karmaşıklık var?

- Cemaat hocasını kendisi seçebiliyor.
- Birçok kişi başkan olmak istiyor. Ama pek meziyetleri yok.
- Birçok kişi kendi isteği olsun istiyor.
- Cami cemaati bir hocadan memnun değilse, işten atabilir. Cemaatin isteğine göre öğretmesi lazım. Alman Devleti din işlerine karışmıyor. Ancak terör tehlikesinde karışıyor.

Bazı islami kuruluşlar müslüman öğrencilere yardım parası veriyorlar, bazıları ucuz fiyata İngilizce kurslarına gönderiyorlar, tatil kursları da mevcut.
İçerik olarak eski İslam alimlerinin kitapları, İmam Hanefi gibi…Veya son yüzyılda yaşamış Mevdudi’nin kitapları gibi içerikler okunuyor. Fakat o bilgileri hayatlarında nasıl kullanabilirler, neler yapabilirler, bilmiyorlar. Bir oradan bir buradan birşeyler okuyorlar. Kesik kesik bilgiler öğretiliyor. Ama asıl hayati ve imâni problemler yarıda kalıyor maalesef. Kimi camilerde Mustafa İslamoğlu’nun kitapları çok okutuluyor…

Bu yazimda:

http://www.haber7.com/haber/20100828/Alman-erkek-musluman-olsa-da-evlenmek-istemem-diyorduk.php

Bahsettigim…Al-Şatibi’nin Muvafikat isimli eserini yabancı dillere veya Türkçe’ye çevirtmek için bana başvuruda bulunan oldu mu dersiniz? Hayır!

Almanya’da bütün kuruluşlar ilim-bilim için para ayırırlar kenara. Mesela Mercedes, BMW, Bosch, Siemens, hepsinin vakıfları var. Sürekli bilim adamlarını destekliyorlar. Elbette Türkiye’de Sabancı ve Koç Holdingler de destekliyorlar bilim adamlarını…Benim demek istediğim şey farklı…

Müslümanlar için önemli ve eski eserleri Türkçe’ye, Almanca’ya, İngilizce’ye vs. tercüme ettirmek önemli değil mi?

Avrupa‘da genç bir müslüman lobisi kuralım, müslüman avukat ve bilimadamlarını  hiç olmazsa maddi yönden destekleyim diyen oldu mu dersiniz? Hayır! Siz sadece “Oralarda yıllardır birşey yapmıyorsunuz” diye sinirlenmeyi bilirsiniz. Hem çalışalım, hem okuyalım, hem kendi hayatımızla uğraşalım, hem eğitim yerlerine, camilere paralarımızı verelim (Sizin gibi müslüman devlette herşey hazır ayağımıza gelmiyor!), hem de değişik projeler yapalım öyle mi? Bunları yapabilmek için çok para ve zamana ihtiyaç var. Mesleğinde çalışan birisinin, ailesi de varsa, fazladan birşeyler yapabilme ihtimali sıfırlanıyor efendim! Siz şıkıdım şıkıdım eller havalarda eğlenin! Biraz maddi destekle Avrupa’da müslüman lobisi kurmaya destek olmayın sakın haaaaa!!!

Bakın Thilo Sarrazin neler diyor müslümanlar hakkında, kitabı yok satılıyor! Haberleri açın okuyun! İlginiz varsa tabii ki…

Siz Türkiyelilerin ilgisi genelde kadın-erkek ilişkilerinde, cinsellikte, ayıp araştırmakta, dedikodu yapmakta ve para konularında olur…

Not: Tüm haber7 okuyucularının Ramazan Bayramı’nı  tebrik ederim. İnşaallah yakında ikinci bir bayramı kutlamak niyetiyle…

Hafız olmak isteyenler için tekrarlamalı Kur’ân sitesi: www.mounthira.com


Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7  
zyavuz@ymail.com

07 Eylül 2010 11:11 – 38 Yorum – 8,313 Okunma
http://www.haber7.com/haber/20100907/Haci-amcanin-oglu-Kur8217an-ve-ahiretten-suphe-ediyor.php

 

musluman kadınlar

Müslüman erkek için çizdiğiniz profili okuyunca hayrete düştüm, bu kadar tek taraflı yaklaşım olabilir mi? Ben de şimdi şöyle desem "Müslüman kadınlar, çağa ayak uydurmak adına oralarını buralarını açıyor ya da sadece başlarını kapatıp geriye kalan her yerlerini açıyorlar… Feminizm rüzgarına kapılıp müslüman erkekleri beğenmiyor ve hristiyan ve yahudi erkeklerine tavzikar davranıyorlar?" Bir gürühun hareketi onu bağlar, topyekün bir cinsiyet adına konuşmanın adı FEMİNİZM olabilir.

Yorumun Devami

  • 12 Eylül 2010 14:09 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

avrupada müslüman lobisi

avrupada lobi kurmaya gerek var mı? bilim adamları ve finans kaynaklarıyla bir yahudi, ermeni lobisi gibi çok güçlü STKlar kurmaya karşıyım. bir kere biz Roma-Avrupa Civitasının mensubu değiliz ve olamayız, olmamalıyız. batının human rightindan lutuf dilenmek, israiloğullarının mısır özlemine benzer. öyleyse inin-düşün mısra hitabı kadiminde olduğu gibi, bir deniyyeti teklif etmiş oluruz. batıya kendimizi anlatmak diye bir derdimiz yok. biz batıya anlatamadığımız için değil, bizzat suçlu olduğu için o suçlu

Yorumun Devami

  • 12 Eylül 2010 13:18 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

HAKLISINIZ…………….!

Biz doğru müslüman olsak her şey daha farklı olurdu…………!

Yorumun Devami

  • 12 Eylül 2010 00:06 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

sayin yazar

her yazinizda ya türk düsmanligi yapiyorsunuz ya alman hayranligi :) tamam anladik türk düsmani bir kürtsünüz bosuna dine imana sarilmayin fotografiniz yazinizdan anlasiliyor cunku:) KUR-AN varken risaleye ne gerek var demeyin diyenlere gelince..KUR-AN hasa huzurdan eksikmi indirilmis?yada anlasilmiyor mu?mevlanada eser yaziyor yunus emrede binlerce veli zat ta ama hangisi cikip bir kiyaslamaya kalkisiyor sizden baska?beduizamani sevdirmek yerine dinin karsisina koyyorsunuz.bununda vebali buyuktur

Yorumun Devami

  • 11 Eylül 2010 08:34 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

şimdi size acıdım zehra hanım

almanya her şeyide size soruyormuş.nasıl cevap veriyorsunuz o kadar soruya?ama siz cahil değilsiniz, milli görüşçüde değilsiniz hem feministlikte var, ne deseniz hoşuna gider o almanların.dinler arası diyalog falan hoş şeyler tabi bunlar.ya git işine kadın,beş dakikadır yazıyı okuyorum ne anlatıyor bu diye.yorumcu arkadaşlarda uyarmıyorlar okumaya gerek yok diye.birkaçını okudum haklısın zehra bacı,çok güzel yazı falan filan.bende okumaya değer sandım.

Yorumun Devami

  • 11 Eylül 2010 04:26 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Tesettür

Hanımefendi yazısın da bir çok şeyden dem vuruyor ve bizleri aydınlatmak için veya aydınlanmamız için veyahutta islamı daha güzel yaşabilmemiz için bilgiler verip yönlendirmler yapmakta olup ayınesi iştir kişinin lafa bakılmaz tarzında bir şey söleyip yazarın neden örtünmediğini alman arkadaşlara nasıl açıkladığını çok merak ettim doğrusu

Yorumun Devami

  • 10 Eylül 2010 22:58 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Bayramınız kutlu olsun…

zehra bacı senin şu güzeller güzeli yazına ek olarak..Ayşenur ablamda..billur gibi bir..istanbulda Bir Bayram Günü..yazısı yazsaydıda..uzaklardan mektuplar..köşesi şeker gibi tatlansaydı ne olurdu yani..

Yorumun Devami

  • 10 Eylül 2010 11:39 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Bu YAZIYI OKURKEN HİÇ Mİ EMPATİ KURMUYORSUNUZ…

Yazarın dediklerine yüzde yüz katılıyorum. Tamam yapılanlarda var, ama yüzde yüz haklı olduğu kısımlar da var. Eleştirenler empati kursun. Ama sanırım bu duygudan yoksunlar, yapılanlar olabilir ama yetersiz. Müslüman olarak yetersiz kalıyoruz. Yeterli kalsa idik, dünya böyle olmazdı….

Yorumun Devami

  • 10 Eylül 2010 10:52 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Risale-i Nurların Önemi

Risale-i nurların önemi burda da öne çıkıyor. Sakın birisi çıkıp Kur-an varken ne Risale-i Nuru demesin. Risale-i Nur bir nevi iştah açıcı gibi. Asıl yiyecek başka. Burdan diyanet görevlerine de sesleniyorum. Risale-i Nurlara ehemmiyet veriniz.

Yorumun Devami

  • 10 Eylül 2010 06:53 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

oku oku oku

dinimize ilk vahiy oku diyerek inmesine rağmen avrupanın enaz kitap okuyan milletiyiz.okuma alışkanlığımız olmadığı için bilgi dağarcığımız tecrübelerle kısıtlı.bunun içindirki Kuran ı okuyanımız (mealleri dahil) çok azdır çabanız yoksa kulakdan dolma yalan yanlış bilgilerle yaşarsınız.hal böyle olunca baba-oğul-kutsal ruha inanan haftada bir kiliseye gidip inançlı sayılanlar bizi küçümser.eğitimli ve bilgili olmak her müslümanın görevidir böyle olunca örnek insan olursun kandil olur çevreni aydınlatırsın

Yorumun Devami

  • 09 Eylül 2010 03:18 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Kompozisyon

Bu ne karışık, karman çorman bir yazıdır. Tamam konunun ana temasını herhalde anladım, tam emin değilim ama :) arada bağlantısız linkler, kitap isimleri, maddelemeler, diğer arkadaşların dediği gibi sanki biraz kızgınlıkla alelacele kaleme alınmış. Burası bir haber sitesi bu yazı gazetede bu şekilde yayınlanır mı? Halbuki konunun aslı hakkında o kadar yazacak şeyimiz varken maalesef daha bu kısımda takıldım.

Yorumun Devami

  • 09 Eylül 2010 01:04 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

YAZDIRANDA SUÇ

Yazar üst perdeden atıyor: "Bahsettigim&8230Al-Şatibi&8217nin Muvafikat isimli eserini yabancı dillere veya Türkçe&8217ye çevirtmek için bana başvuruda bulunan oldu mu dersiniz? Hayır!" Vatandaş… Muvafikat değil, Muvafakat, daha doğrusu el-Muvafakat. Prof. M. Erdoğan çevirdi. Keşke okumuş olsaydın, belki haddini bilir, susar, kendi kusurlarınla meşgul olurdun.

Yorumun Devami

  • 08 Eylül 2010 14:37 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

risalei nur, dost tv. hilal tv…

risalei nur, dost tv. hilal tv., özenle hazırlanmış mealler gibi yayın ve kaynaklar bilgi ve kültür ihtiyacını önemli ölçüde karşılayacaktır. yeterki okuyalım çalışalım. bu alanda otorite bireyler yetiştirelim ki örnek ve rehber olsunlar…

Yorumun Devami

  • 08 Eylül 2010 12:02 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Zehra hanım kızgın ve dağınık yazmış…

Almanların bile bile kasıtlı haberlerine kızsan bile kasıtsız hala deve, çül, fes üçlemesi ile Türkiyeyi tanıyan insan ve ülkelerin cehaletleri kendilerinedir. Müslüman erkekler dediğin ve tecavüzcü ile bir tuttuğun için seni yaradana şikayet ediyorum. Feminist öfke ile yazdğını bir kaç cümlenin aslı şudur: o erkeği de anne yetiştiriyor. Unutma zehra hanım F. Sultan Mehmet daha beşikteyken annesinin İstanbulu alacaksın sözleri olan ninnilerle büyümüştür.Son eleştirim çok dağınık yazmışsın. Saygılar, selamla

Yorumun Devami

  • 08 Eylül 2010 10:04 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Biz yurt disindakiler

Bizler Buraya Hem ekmek parasi kazansin hemde dinini unutsun diye gönderilen bir neslin cocuklariyiz.. bu kannate varmamdaki en büyük neden ilk türklerin 60 li yillarda buraya gelmesine ragmen TC nin hic bir cami yada ibadethane acmamamssi ve acilmasi icin avrupa devletleriyle görüsmemis olmasidir Burda eger din unutulmamissa MIlli görüsün bunda katkisi azimsanamaz benim yasadigim yerdeki milli görüs camisinin immami 4dil konusmakta.. (türkce, almanca arapca kürtce)kimse egitimciler bilgisiz falan demesin

Yorumun Devami

  • 08 Eylül 2010 04:40 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Kuranı okuyup anlamadan islamiyet yaşanabilirmi ?

ahmet enes bey ve önce adalet adlı yorumcular lütfen yazarımızın belirttiği sıkıntıları tekrar okuyun çünkü bu sıkıntılar zaten sizin önerdiğiniz yada söylediğiniz görüşler yüzünden bu hale geldi,alimleri kutsal kitabımız olan Kuranın önüne geçirtip islamiyeti bu hale getirmişiz,o halde ya bu halde devam edeceğiz ve kimseye kızmayacağız,yada Kurani islam yaşayıp kimsenin ayıplamasına bakmayacağız,son olarak okuyup anlamasanda arapça oku diyenleri Allaha havale ediyorum,gerisi size kalmış

Yorumun Devami

  • 08 Eylül 2010 04:26 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ZEHRA HANIMA TÜYO LAR 3

ee eskiler ne güzel söylemiş HALAYA KALKAN KOLUNU KALDIRIR sende temsil iddiasıyla ortaya çıkıyorsan araştırıp öğreneceksin biryerleri suçlama kolaycılığına kaçmayacaksın.sana düşen kimliğinde islam yazan sapıkları savunmak değil gerçek islamı savunmak o bilgiyi birikimi donanımı kendinde görmüyorsan ortaya çıkmayacaksın.eğer islamı milliyetçi duygularla anlatma istersen islam dünyasındaki her olayı sahiplenir sorular karşısında bocalarsın, ama sahabe gibi anlarsan yanlış yapan baban olsa reddedersin

Yorumun Devami

  • 08 Eylül 2010 03:32 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ZEHRA HANIMA TÜYO LAR 2

sende onlara sorsan avrupada aynı cinslerin evliliği hatta hayvanla evlilik nasıl oluyor incilin neresinde var. onlarda hayvanla evlenen ne kadar hıristiyansa türkiyedeki tecavüzcüde o kadar müslüman hem batı nın iki yüzlü siyasetini sorsan islam dünyasına uyguladığı çifte standartların sebebini öğren bizede bildir, sözde ermeni katliamı deyip duranlar ırakta ,gazzede şu an yapılan katliamlara karşı körmüş ,

Yorumun Devami

  • 08 Eylül 2010 03:23 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ZEHRA HANIMA TÜYO LAR 1

türkiyedeki olayların size sorulduğunu söylüyorsunuz. adamlara desene bütün bu olup bitenler size benzemeye çalıştığımız için oluyor gelsinler İSMAİLAĞA ya gelsinler MENZİL e islamı öğrensinler ve müslüman görsünler antalya nın sahillerinde taksimde ancak geçmişinden koparılmış gençler görürler.usame amcan ruslarla savaşırken asrın mücahidi diyorlardı ne olduda terörist oldu sende onlara sorsan,tembel-sert deyimin yerinde ama tecavüzcünün terörün dini olmaz, AYRICA LAİK DEVLET OLDUĞUMUZU HATIRLAT CAHİLLERE

Yorumun Devami

  • 08 Eylül 2010 03:08 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

kola içerek büyüyen insanın imanı zayıf olur.

Bu bir iman meselesidir.Herşeyi bilmeye imkan yok.İmanı güçlü olan çocuklar da vardır.Bunlar zaten bir şey bilmezler.

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 19:59 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Her şeyde bir sabır vardır gençler, hanımlar! Izıcık sabırlı olun biraz

Zaman yavaş yavaş olgunlaşıyor. Bırakın bizi cahil ve terörist olarak lanse etsinler, bırakın hiç bir işimiz dinimize benzemesin, bırakın tamamen sahipsiz ve her gelenin geçenin bir şamar çaktığı bir toplum olalım, şimdilik. Ama zaman bizim lehimize çalışıyor, Allah siz bu dini kılıç zoruyla yaydınız diyenlere bir tuzak kuruyor. Şu anda hiç bir şey yapamaz edemez, çaresiz görünüyoruz, adımız teröriste çıkıyor, gizli hapishanelerde, sokaklarda işkence görüyoruz ama az daha bekleyin, çok az daha, tamammı!

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 17:54 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Almanyaya Cami kurmak icin gidilmedi!

Muhakak sizde biliyorsunuz sayin Yavuz hanim,babalarimiz almanyaya geldiginde hangi sartlarda o ülkede ne mücadeler vermisdiler.Tek hedefler ülkelerindeki ailelerine daha iyi bir yasam sunmak ve para biriktirip bir an evvel türkiyeye geri dönmekti.Inanin bu insanlarin ne din, ve nede cami kurmakti hedefleri.Umuyoruzki 3.ve 4. kusak nesil,yapamadigimizi daha bilincli ve gayretle devam ettireceklerdir&8230saygilarimla

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 16:16 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Neydik ne olduk ve ne olacagiz?

Yakinda Almanyanin her sehirinde 3 ekim tatil münasebetiyle camilerde acik günler düzenlenecek ve gayri müslümanlara camiler tanitilcak. Almanyada her yil alman müslümanlar toplaniyorlar ve sadece benim yasadigim sehirde Müslüman is adamlari ,,is adamlar,, dernegi adi altinda ayda bir defa toplaniyorlar.Iclerinde akedemisyenler bile var!Sunu belirlemekte yarar var, neydik ne olduk ve ne olacagiz?

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 15:52 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Karamsar olmamak lazim!

Yazinizi okuduktan sonra size katilmadigim noktalar var.Almanyanin her yeri bir olamaz fakat benim yasadigim sehirde sizin sorguladiginizin cogu yapilmaktadir.Artik bir cati altinda müslüman cemaatler toplaniyorlar ve ciddi calismalar yapiliyor.Camiler okullar ve üniversiteler tarafindan ziyaret ediliyor,ve hiristiyan müslüman toplantilar devam ediyor. Bunda tek hedef karsindakini daha iyi anlamak ve saygili olmak.

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 15:46 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Deveye sormuşlar

Boynun neden eğri diye?…. El-cevap: nerem doğru ki ! .. İslamTarihini okuduğumuzda Üeygamber Efendimizin(sav) vefayından sonra gelişen olaylar ışığında günümüze baktığımızda anormal birşey yok gibi sanki…Hz.Osman(ra) öldürmeye Hz.Ebu Bekirin Oğlu gelip saklaından tutarak kılıç dayamışsa bunu yapabilmişse Almanyadaki Ahmetin oğlu Mehmette neler yapmaz.İnşaallah düzelir ama ne zaman bilemiyorum.Eğitim konusunda en güzel faaliyeti Hocaefendi cemaati yapıyor onlara danışın.

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 15:04 – Toplam 0 kisi beğendi.

Ve yorumcu saldırır

Hasan etme be kardeşim bu ne öfke bu ne nefret!Aynaya küsme !!!

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 14:49 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Allah kimsenin kalp gözünü kapamasın inşallah.

Allahı reddeden Adamdanda hayır gelmez yaptıklarındanda onu savunanlardanda.Bilimadamları yaptıkları işleri hep kendilerinden sanarlar.Onlar sadece gözlemleyip ALLAHIN Lütfettiği kadarını izin verirse görürler.Başlarına gelecek belayı önlemeyede bilmeyede güçleri yetmez.Bu dünya bir durak.Buradan ebedi hayatın mükafatını kazanmaya çalışmak ilk gayemiz olmalı.Ahirettede herkes o beğenmediğiniz ARAPÇAYI konuşacak.Yüce Rabbim Hafızların sayısını arttısın.Tek değiştirilemeyen Din İSLAMDIR.Allah yar ve yardımcı

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 14:15 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

İkinci dönem Bilim Müslümanlarına olan ihtiyaç3

hadi Uluhiyeti inkara giden adam.birazcık şaşırsada.hiç olmayan yanlış yada doğru bir anlam verir ve eşyayı üretir ve kozmosun kanunların intizamına muvafık hareket eder.İcadı eşyadaki İlahın nazariyelerine birebir keşfeder.TANRISAL SIRLARA VAKIF OLUR.eşyayla ilişkisini sağlam kurar..ya bizimkiler.tabiatı bilmez.adını bile duymamıştır.köylü dar kafa işte.Akdenizle Atlantis arasındaki su fazındaki farklılığı hiristiyan kusto keşfettiğinde.utanmadan bizim Kuran sizden önce keşfetti der herkese kendini maskara

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 12:36 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

İkinci dönem Bilim Müslümanlarına olan ihtiyaç2

Müslüman aslında HİÇ BİR ŞEY BİLMİYOR..İnanın okuduğu kitabı bile bilmiyor..Hadi Türkler arapçayı tam anlamaz..ya Araplara ne demeli..Nur süresi 1400 yıldır elektrikten bahseder..binlerce hafız ezberinden okur..hatimler indirir..sonuç SIFIR…kağıttan satırlar okur okur durur..kağıt sarayı tarif eder..eşyayı listeler..akıllara durgunluk veren nizamatından ve yönetim kanunlarından bahseder..ama bizim müslüman kafa fikri tabiyyun nazarlıdan bile kat kat geride kalır..kağıttaki listeyi bile okumaktan cahildir.

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 12:28 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

İkinci dönem Bilim Müslümanlarına olan ihtiyaç..?

Almanyada böyle yetişmiş Türkler varmıdır bilmiyorum ama artık kendimizi terör yerine bilimde ispatlayalım.islam batılı gözünde tek tanrılı din olmaktan çıktı, sadece medeniyetini yıkmak için anarşist besleyen bir ideoloji oldu. Bugüne kadar elifbayla idare ettik..anlamını bilmediğimiz kelimeleri ölülerin arkasından okumakla sevap kazanacağımızı sanan zihniyete başkaldırı zamanıdır.hatta dinsiz, reformist, modernist, İslamı bozan, yoldan sapan suçlamalarınıda üzerimize alarak bunu gerçekleştirmek zorundayız

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 12:21 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Sünnetleri yaşayan Hocalardan İlim,Fıkıh alınız 3

Birsürü sapık tarikat var.Almanyada daha da fazla olduğunu tahmin ediyorum.Bizim Kitabımız Kuran onun rehberi de Peygamber efendimiz.Bu kritere göre İlim-fikir alacak Hocanızı seçin.Diyanet bile bazı durumlarda yanlış bilgilendirme yapıyor.Ezber olayına gelince tüm eğitim sisteminde bu yara yokmu? Peki sen bir kez merak edip Elhamın anlamını merak edip okudunmu?Ben bu namazda neler diyorum diye?Önce kendimize sonra ailemize sonra akraba ve komşularımıza çeki düzen vereceğiz.Hepimiz aynı gemideyiz din kardeş

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 11:55 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

iyisimi

siz gidin en iyisi herkesi Fetullah gülenci yapın, bakın nasılda bir anda düzeliyor almanyadaki müslümanlar.. Onlar düzelir de almanlar düzelmez, onlarıda bi şekilde dahil etmek lazım. Her ne kadar ayetler bu hristiyanve yahudilerin biz müslümanlara asla dost olmayacaklarını bildirse de olsun, siz devam edin, Allah dost olmazlar, iyiliğiniz istemezler dese de siz bi gayret edin bakalım ne olacak…

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 11:52 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Sünnetleri yaşayan Hocalardan İlim,Fıkıh alınız 2

Sen Düzgün davranıp Allahın emrettiği şekilde yaşarsan gerisi teferruattır.Hz.Hasan-Hüseyini de katleden kendini müslüman diye tanımlayan kişiler değilmiydi? Çocuklarımızdan mesuluz.Onlara doğru bilgilendirmek,Namazlarını kıldırmak farzdır üzerimizde.Saldım çayıra mevlam kayıra olmaz.Kuranda öğreteceksin,ilimde vereceksin.İletişimin bu kadar kuvvetli olduğu bir dönemde etrafımda bilgi alacağım Hoca yok filan demek safsatadır.arkadaş bulmak istediğinde neti kullanmayı biliyor herkes.Allah dostunu neden bulma

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 11:51 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Sünnetleri yaşayan Hocalardan İlim,Fıkıh alınız 1

Yazarın bazı yorumları çok doğru bazılarıda çok yanlış.Bir kadının kapanması gerektiği,Namazın farz olduğu ve aslında bir müslümanın namazının kazaya kalmasının bile ne kadar kötü birşey olduğunun idrakinde olması lazım.Kuranda öğreneceğiz,fıkıhta,dini ilimde.Birisini yüceltip diğerini önemsiz kılmak olmaz.Bir delinin yaptığı birşeyi müslümanlığa yakıştırmaksa bu dünyadaki en büyük barbarlıkları İSRAİL yapıyor.Akabinde Hristiyanlarda altta kalmıyor.Almanın ne söylediği çok önemli değil.

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 11:46 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

iki gunu birbirine es olan ziyandadir

dustur bu.ZEHRA Kardes iyi bir ozelestiri yapmissin. hatta daha da ileri giderek kendini uzaylilara da benzetmissin.iyi ama hirsizin hic mi sucu yok.oraya ilk gidenler gariban anadolu insani. para mi kazansin dil mi ogrensin dil mi ogrensin. ancak simdiki 3. kusak bu hatalari yapmamali. sanki Almanya da hic tecavuz sucu yokjmus gibi Turk insanini suclamissin.Sarrazin densizinin hakaretlerini niye yazmadin.Hristiyanlar baska bir kulturu disliyorlar saldiriyorlar ve bertataf ediyorlar biz ne yapiyoruz.

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 11:36 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

güzel bir yazı

Teşekkür ederim Zehra Hanım. Güzel bir yazı olmuş. maalesef asırlardır islam nesli kuranı anlamadan okumuş ki kuran bir hayat rehberidir ama neslimizin kuranı yaşaması yerine okunması ögretilmiştir… Ellerinize Sağlık Eefendim….

Yorumun Devami

  • 07 Eylül 2010 11:20 – Toplam 0 kisi beğendi.
2

Mayıs

138 Okunma

AglamaBebekim

Michael’i sokakta görseniz, Avrupalı-Alman dersiniz. Tipik Alman görünümlü. Katolik bir ailede büyümüş. Spor giyiniyor, bıyıksız-sakalsız, yaşı 30-40 arası, akademisyen, mesleği var ve çalışıyor. Türkiye’deki birçok kızın bayılacağı Kıvanç Tatlıtuğ‘un tipinde,
 

Bundan yaklaşık 3-4 sene evvel hacı teyze kızı Türk arkadaşlarımla gittiğim İslam ile alakalı konferansta Alman Müslüman Michael[1] ile tanıştık. Şimdiye kadar o kadar çok Alman müslüman (Kadın-Erkek-Genç) ile tanıştım ki, sayısını hatırlamıyorum. Ama Michael çok daha özel bir kişilik…

Michael, seminerlerde müslümanlara yapılan sözlü saldırılara karşı öyle sabırlıydı ki…İlkönce karşısındakini dinliyor, gülümsüyordu, ama laubali olarak değil… Karşısındaki insan ne söylerse söylesin, isterse haksız olsun, isterse müslümanlara hakaret etsin, onu ciddiye aldığını her hali ile belli ediyordu.

Cevap verirken konuşma temposu ve ses tonu her yönden sohbete uyumluydu. Hem bilimsel konuşuyor hem de herkesin anlayabileceği şekilde anlatıyordu. En anlaşılmaz konuları bile birkaç cümlede tatmin edici cevaplıyordu. En güzel, en etkileyici  şekilde İslam’a saldıranlara cevaplar veriyordu. Öyle ki, İslam’a saldıran kişiler suskunca yerlerine oturuyorlardı. Biz de hayranlıkla izliyorduk Michael’i…

Almanya’da o kadar çok İslam ile alakalı toplantılar, seminerler, davetler oluyor ki. Michael ile her seferinde görüşme fırsatımız oldu, halen de görüşüyoruz. Arkadaşlarım bana: Gidip Michael’e şunu sorsana, bunu sorsana filan demeye başlamışlardı .O günden sonra onunla daha yakından tanıştık, sohbetler ettik. Müslüman erkekler mi? Onların bir kısmı malum yerlerde, malum kişilerle, malum meşgalededirler belki. Pek uğramazlar İslam ile alakalı toplantılara…İlgi duymazlar, önemsemezler. Vakitleri yoktur.

Michael görüşme isteğime olumlu cevap verdi, yayınladığım yazıda kendisinin kim olduğunu ismen belirtmeyeceğimi, rahatlıkla konuşabileceğini söyledim. Elbette saklanmıyor, kanun dışı birşeyler söylemiyor. Ama ben ihtiyaten ve rahat konuşabilmesi için böyle yapıyorum. Uzun yazıları okumak size sıkıntı vereceği için, bana söylediklerini kısmen aktaracağım.

Michael’i sokakta görseniz, Avrupalı-Alman dersiniz. Tipik Alman görünümlü. Katolik bir ailede büyümüş. Spor giyiniyor, bıyıksız-sakalsız, yaşı 30-40 arası, akademisyen, mesleği var ve çalışıyor. Türkiye’deki birçok kızın bayılacağı Kıvanç Tatlıtuğ‘un tipinde, fakat biz burada böyle tiplere alışığız, olağanüstü bir olay değil.

16 yaşında müslüman olmuş!

Sünni müslümanlardan ama şiiler hakkında da her türlü bilgiye sahip. İslam hakkında her konuda detay ve kapsamlı bilgisi olan nadir insanlardan diyebilirim. Öğrendiklerini deli-manyak gibi ezberlememiş…Düşünerek, anlayarak, sorgulayarak, karşılaştırarak, uluslararası çeşitli kaynaklardan faydalanarak öğrenmiş. Hem geçmiş tarihi biliyor, hem şu anda gelişen olayları, -özellikle İslam ile alakalı, Almanya içi ve uluslararası- takip ediyor. Elbette Arapçayı bilimsel araştırma seviyesinde biliyor, başka dilleri de biliyor ama fazla detay vermek istemiyorum bu konuda.

Sohbetlerde İslam hakkında her konudaki soruyu hiçbir kitaba başvurmadan, ezberinden Arapça söylediği Kur’an ayetleri/hadislerle -ardından hemen Almanca‘ya tercüme ediyor- cevaplıyor ve kendi yorumunu da ekliyor. Zannetmeyin ki sürekli kitaplarla boğuşan, iş yapan sıkıcı birisi. Hayır, zamanını iyi planlıyor, hayatını zevk alarak yaşıyor, son derece uyumlu ve mutlu bir insan. Ama sürekli ilim öğrenmekten, kendisini geliştirmekten de vazgeçmiyor. Gerçekci, mütevazi, samimi, güvenilir,  her yönden süper bir insan.

Daha başka nasıl tarif edeyim bilemiyorum. Yazdıklarımda zerre kadar abartı yoktur, belki az bile anlattım. Bunları yazarken bile ne kadar duygulandım bilemezsiniz. Onun İslam’ı anlayış tarzı, azmi, çalışkanlığı, zekası, insaniyeti  beni ve bütün herkesi etkiledi. Ne „Aşırı“, ne „Şekilci“, ne de „Benim kalbim temiz, namaz kılmasam, oruç tutmasam da olur“ diyen „Tembel“ müslümanlardan.  Beş vakit namazını kılıyor, oruç tutuyor. Allah’ın emir ve sınırlarından bahsederken, sanki sevgilisinin ona ricasından bahseder gibi bahsediyor.

Yasak, mecbur vs. gibi kelimeleri çok kullanmıyor, daha değişik şekilde konuşuyor. Onu tanıyan bütün müslümanlar ondan bahsediyorlar. Kur’an orijinalliğini korumuş mu, peygamberimizin evlilikleri, savaşları, bir müslüman aklını nasıl kullanmalı, İslam’da kadın vs. gibi Almanların yönelttiği bütün soruları kaynaklarıyla cevaplıyor.

Size onunla geçen sene görüştüklerimi kısmen aktarayım, kenara not etmiştim:

Zehra (Z): Neden ve nasıl müslüman oldunuz?

Michael (M): Okulda Türk ve İranlı erkek arkadaşlarım vardı, halen de görüşüyorum onlarla. Müslüman arkadaşlarımla geziyor, sohbet ediyor, onlar nereye giderse ben de gidiyordum. Camiye gittiklerinde namaz kılarlarken onları izliyordum. Onların her yaptıkları beni etkiliyordu. Birbirlerine sarılarak selamlaşmaları, samimi sohbetleri, dürüstlükleri, müslümanca yaşayış tarzları benim kalbimi yavaş yavaş İslam’a yönlendirdi. Öğrencilik yıllarımda İslam hakkında çeşitli kitaplar okudum. Herşeye cevap veren bir din İslamiyet. Yahudilik ve hristiyanlıkta birçok çelişkiler var. İslamiyet Yahudiliğin ve hristiyanlığın daha çok gelişmiş şekli bence. İslam sadece bir din değil ki, İslam bütün gelenekleriyle bir  kültür ve bir medeniyet…

(İşte bunu söylediğinde benim gözlerim yaşardı. Ağladığımı farketmesin diye pencereden dışarıya bakar gibi yaptım kısa bir süre, hemen gözyaşlarımı sildim)

Michael: Benim müslüman olmaya karar vermemde olağanüstü bir olay olmadı. Yavaş yavaş tüm sorularıma cevap bularak, bütün duygularımla müslüman oldum. İlkönce kalbim müslüman olmuştu. Bunu farkettim ve arkadaşlarıma söyledim. Camiye gittik, hocanın karşısında şehadet getirdim. Çok özel, çok anlamlı bir olaydı, müslüman arkadaşlarım da benimle birlikteydiler. Camiden mühürlü bir belge aldım, 16 yaşımdaydım. Kalbim müslüman olduktan sonra, dilimle bunu sonradan tasdik ettim.

Z: Müslüman olduktan sonra yaşantınız nasıl değişti?

M: Hayatımda güven hissettim, herşey huzurlu, berrak ve kesindi artık. Nereye doğru gideceğimi biliyorum. Herşeyin bir açıklaması var İslam’da, öylesine bir sınır-yasak konulmamış ki…

Z: Bazı müslümanların aşırı dinci olmaları sizin fikrinize göre nereden kaynaklanıyor?

M: İslam hakkındaki yüzeysel bilgilerden, bilgileri içselleştirmemekten, fazla düşünmemekten ve bazı liderlere ideolojik şekilde sevmelerinden-tutulmalarından. Kişilik problemleri, kabul edilmemişlik duygusu, korkular… Emperyalist güçler de birçok İslam ülkesindeki medeniyeti  tahrip etti…

Z: Sizce müslümanlar neyi yanlış veya eksik yapıyorlar?

M: Biraz şekilciler. Sadece islami bilgi yetmiyor ki, geniş ufuklu olmak ve düşünmek lazım. İslam yasak ve vazife listesi değil ki… Emir ve görevleri kültürün bir parçası olarak anlamak lazım. İslam’ın bilimsel ve sanatsal yönünü de dikkate almak lazım. Hz. Muhammed katı değildi, merhametliydi, anlayışlıydı, herkesle görüşüyordu. Bazı müslüman olan Almanlar da katı ve şekilci oluyorlar, bana hiç sempatik gelmiyorlar. Bence Türkler, İranlılardan daha iyi anlamışlar İslam’ı. Ahmednejat İran’ı iyi bir gidişata sürüklemiyor, bazı şii imamlar da pek doğru şeyler yapmıyorlar. (Burada yazı uzamasın diye manayı özetledim). İslam aklın, duygunun ve ruhun birleşimidir aslında!

Z: Beş vakit namaz kılmak ve oruç  tutmak size zor gelmiyor mu?

M: Ben herşeyi inanarak ve severek yapıyorum. Pek zorlanmıyorum bu yüzden, Allah sabır veriyor. Birisi size „Ben aşcıyım“ dese ama yemek yapmasa, bu ne kadar inandırıcı olur? Namaz kılarken kendimi çok iyi hissediyorum, hayatın bütün sıkıntıları bana önemsiz geliyor. İlim öğrenmek-sabır- ümit ile alakalı ayet/hadisler hayatımda çok yönlendirici oluyor. Sorunlarım olduğunda sebeplere başvurduktan sonra dua ediyorum ve güvendiğim kişilerle konuşuyorum.

Z: „Benim kalbim temiz, namaz kılmasam da olur“ demek sizce neden yetmiyor?

M: Allah’ın bir talebi, bir planı var. Hiçbirşey boşuna yaratılmamış ki. İmtihandan geçiyor, bir hedefe doğru ilerliyoruz.

Z: Hangi islami eserler Almanca’ya çevrilmeli?

M: Usul ve fıkıh hakkında daha başka çeşitli eserler, İslam Felsefesi‘yle ilgili eserler, Şatibi’nin Al-Muvafikat isimli eseri…

Her konuda sorularıma cevap veren Michael ile yaptığım sohbetin hepsini aktaramayacağım, yazı çok uzuyor. Zengin birisi olsaydım, Michael’e para karşılığında değişik görevler verir, Avrupa toplumunda çok faydalı işler yaptırırdım.
 

Sevgili Türkiyeliler, YATA YATA YATA-TÜRK oldunuz, kalkın da biraz ilim öğrenin!!!

Siz de Michael’e benzeyebilirsiniz. Mesela -en azından-  İslam’ın en önemli 10 konusunda araştırma yapabilir, İslam Alimlerine sorular yöneltebilirsiniz. Her konuda 3 ayet ve 3 hadisi ezberleyebilirsiniz…Bu 10 konuda SADECE 30 ayet, 30 hadis ezberlemek demektir. Çok zor  değil. Arapçasını da ezberleseniz iyi olur ama şart değil. Bunalıma girersiniz maazallah. Gayrimüslimlerin  İslam’a en çok saldırı yaptığı konularda kısa kısa soru-cevaplar hazırlayabilirsiniz.  Aranızda para toplayıp, İngilizce‘yi, İspanyolca‘yı, Rusca‘yı, Fransızca‘yı  anadili düzeyinde bilen bir kişiye soru ve cevapları tercüme ettirebilir, hatta videolar hazırlayıp, internette yayabilirsiniz.

İnternette islami konuda birçok video var diyenlere!!!
Çeşitli  videolar var ama profesyonel değil. Batılıların zihniyetini tatmin edici, onları ikna edici, merak uyandıran, ilgi çekici, etkileyici, kapsamlı islami video çalışmaları YOK!!! Hem sadece islami bilgi yetmiyor, uslubunuzdaki etki, sizin müslüman olarak olaylara bakış açınız da önemli!

Kişiliğinizi de değişik alışkanlıklarla geliştirebilirsiniz, yeter ki sabırlı olun, bir başlangıç yapın.

Alman bir erkek müslüman olsa dahi evlenmek istemem…

Michael ile tanıştıktan sonra hacı teyze kızı arkadaşlarıma demiştim ki: „Alman bir erkek müslüman olsa dahi evlenmek istemem diyordum, kültürleri bize uymuyor diye…. Ama Michael ile tanıştıktan sonra fikrimi değiştirdim!“ Arkadaşlarımın hepsi tasdik edercesine kafa sallayarak ve gülerek: „Hepimiz de aynı şeyi söyledik!“ dediler…

Demek asla büyük konuşmamak lazımmış!!!
Her yerde, her kültürde, her türlü insan olabilirmiş…

Michael İslam’ın bütün kültürünü, ilmini içselleştirmiş, ruhuna yoğurmuş bir insan! Hem aklıyla, hem ruhuyla, hem duygularıyla, kısacası herşeyiyle yaşıyor İslam’ı.

Nefret ettirmiyor, sevdiriyor. Sıkıntı vermiyor, merak uyandırıyor İslam’a karşı…Konuşurken insana huzur veriyor. Sizinle yer sofrasına oturup yemek yer, köylü müsünüz diye burun kıvırmaz. İslami gelenekleri ilginç ve hoş buluyor-yer sofrası islami gelenek demek istemiyorum!-  Her soruya açık-seçik ikna edici cevapları var.

Merak edenlere söyleyeyim. Michael müslüman bir hanım ile evli ve çocuğu var. Şimdiye kadar tanıştığım en mükemmel müslümanlardan birisi. Herşeyi ölçüyle yapıyor. Yapmacık değil. Doğal davranışlı bir insan…

Alman müslümanlarla ilgili diğer gözlem, araştırma ve sohbetlerimi sizlere diğer yazılarımda aktarmaya çalışacağım inşallah.

Ramazan Ayı’nda size beğendiğim bir Kur’an dinletisi sitesini önermek istiyorum:
http://www.quranexplorer.com/quran/
Her çeşit ayarlama yapabilirsiniz.

Ben size şu ayarı yapmanızı tavsiye ediyorum, en beğendiğim ses Mishari-Rashid‘in:
Reciter: Mishari-Rashid HQ
Translation: Hide
Özellikle 81.Sure At-Takvir, 99.Sure Al-Zalzala, 100.Sure Al-Adiyat’ı dinlemenizi öneririm.

Türkiye’deki Youtube yasağı nedeniyle Video-Google’de şu videoları izlemenizi öneririm:
1- LORD OF RAMADAN, Cotu. Türk-Arap gençlerinin çeşitli dillerde söylediği hoş bir parça.
2- Ramadan El Sana Di / Ramadan This Year. Çocukların çeşitli dillerde söylediği bir parça.


Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7  
zyavuz@ymail.com


[1] İsim değiştirilmiştir.

 

28 Ağustos 2010 05:57 – 53 Yorum – 8,962 Okunma

http://www.haber7.com/haber/20100828/Alman-erkek-musluman-olsa-da-evlenmek-istemem-diyorduk.php

 

ben de yorumlayayım bari

Arkadaşlar kendimi mahcub hissetmemin sebebi sarışın olamam ve Türkiyede birçok kızın bayılacağı tip olmadığım için değildi.Yazıda öyle bir ima da görmedim. Alman kardeşimizin kendisini ilmen ve ahlaken geliştirmiş olması yanında kendi yavanlığımdan utandım.Siz de abartmayın da şapkamızı – takkemizi -sarığımızı önümüze alıp da düşünelim. Herkese hayırlı Ramazanlar ve Bayramlar diliyorum.

Yorumun Devami

  • 03 Eylül 2010 11:48 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

anlatilan ve yorumlar

Anlatilan anlatilmaya calisilan bir muhtedinin sahsinda islama hizmet ,islami anlama ve yasama pratigi.ne kadar acinacak aci hallerimiz var.yazar bir vadide,yorumcular baska bir vadide.benim anladigim su,iste 16 yasindan sonra msuluman olmus bir alman,islami icsellestirmis,taa kalb ve ruhun derinliklerine ekmis,ve akil havuzunda onu messetmis,ve islami anladigini anlatarak yasama gayreti icinde,bir alman boyle ise ya biz neler yapmaliyiz.islami kendimize nasil dert edinmeliyiz.?ne ise.yazari tebrik ediyorum

Yorumun Devami

  • 31 Ağustos 2010 23:39 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Anlatilmaya calisilan ve yorumlar???

1-Micheal sadece bir temsil ve numune-i imtisal olarak bahsediliyor.ornek alinilacak yanlari anlatilirken siz de onun gibi yakisikli olun demiyor,karsisindakini dinliyor,insana saygi duyuyor,muhatabini ciddiye aliyor onun icinde dinleniyor diyor. 2-makami,maksadi,dinleyici kitlesinin durumunu iyi tahlil ediyor ve ona gore islami ses tonunu bile ayarlayarak teblig ediyor. 3-almanyadaki musluman erkeklere bir ozelelestiri var.boyle olmayin demektir o.derdiniz biraz da islam olsun derdini paylasmis.

Yorumun Devami

  • 31 Ağustos 2010 23:34 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

EMRAH , KESİLEN AĞAÇ BALTAYA DEĞİL, SAPINA KIZARMIŞ

SANADA HAH HAH HAAH DİYEYİM, bizim kızımız gidip alman michael e hayran kalmışsa bizim suçumuz ne, ne yapalım yani estetikmi yaptıralım.baksana türkiyede birçok kızın bayılacağı tip diyor. şimdi biride müslüman olmuş alman kızını överken ,türkiyede bir çok erkeğin hayran kalacağı jennifer lopez tipinde dese ve yazının başka yerinde alman kızıyla evlenmem fikrimi değiştirdim dese ve arkadaşlarım hepsi gülerek evet dedi dese elbetteki şiddetle eleştiririz. reklama gelince NETTE EŞ ARAYANLARA HAYIRLI OLSUN

Yorumun Devami

  • 31 Ağustos 2010 02:35 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

HAYRANLIK NEDENLERi ?

Zehra Hanim Almanyada yasasa dahi,Alman gerceklerinden uzak kendi getosu icerisinde yasadi.iliskileri yüzeyseldi.ALMAN onunda gözünde tanimadigi bir olgu.TR-ve D-Türklerinin,eger realiteler icerisinde onlarla yasamamislarsa. YABANCI hayranliklari aynidir.Alman Toplumunun en büyük Problemleri:ERKEKLE,KADIN iLiSKiLERiNiN KOPUK OLMASI, CiNSELLiGiN YOKLUGU,YALNIZLASMA ,YASAMIN MANASIZLASMASI dir. Bu Problemlerin cözümü icin degilde, gecistirilmesi icin MÜSLÜMAN OLANLAR olabiliyor.

Yorumun Devami

  • 30 Ağustos 2010 12:23 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

karşılaştırma yapmak

bu yazı hasan seyreye iki dini karşılaştırma ihtiyacını hissettirmiş. eşya-dünya sevgisi, eşya-dünya problemi gibi konular, dünyevi başarı, fen-sanat mukayeselerini ona yaptırmış. bence, dünyevilikte yahudiliği kimse geçemez. weber, protestanlığa ağırlık vererek yanılıyor, bahsettiği tüm hususlar, yahudilikte zaten vardı. protestanlık, yahudiliğe benzediği oranda dünyevileşti. bugün protstnlar, 16 yaş gençleri tuzağa almakla ibadet yaptık zanneder. dünyevi zevkü safa vaadeder. seyre onlara kanmış olmasın!

Yorumun Devami

  • 30 Ağustos 2010 11:37 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Yarım (GEÇİŞ dönemi müslümanları) müslümler hakkında-2

Micheal dediğimiz arkadaşımızın iç dünyasındak fırtınaları biz bilemeyiz. Evet o bir avrupalı gibi düşünür.Her şeye akıl pencerinden bakar.İlerde her iki dini tam analiz ederse varacağı nokta şudur.Hiristiyanlığın Eşyayı sevdiğini ve ona bir anlam verdiğini.Müslümanlığın ise putları reddetmesinden dolayı, ilaha şerik oldukları için eşyayla problemli olduklarını.İlah adına tüm eşyayı redddettiğini görecektir. Müslümanların eşyayla olan problemli ilişkileri yüzünden Fen ve sanatta gelişmediğini farkecektir..

Yorumun Devami

  • 30 Ağustos 2010 10:07 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Yarım (GEÇİŞ dönemi müslümanları) müslümler hakkında..?

Hiristiyan birinin müslümanlığı, değil böyle Micheal gibi ileri kademede, en düşük kademede bile olsa ve hatta Hz İsaya daha çok bağlı ve Hz. Muhammedi ikinci plana atan ve ancak namazı kılan bir prodönem benzeri hiristiyan ve müslüman karışımı dahi olsa..yüksek SESLE ALKIŞLANIR.. ve tebrik edilir..Çünkü din değiştirmek dünyanın en zor PSİKOLOJİK TRAVMA larından birini içinde barındıran süreçtir..Anadan doğma müslümanlıkla sonradan olma müslümanlığı karşılaştırmak kolaylığı öylesine karışık süreci içerirki.

Yorumun Devami

  • 30 Ağustos 2010 09:54 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

YAZIKLAR OLSUN SAÇMA YORUM YAZANLARA

Yazıyı okudum güzel bir yazı idi, Allta yorumlara bakınca milletimizi yanlış anlamada ve nerelere takıldığını görerek bu sözü söylüyorum size yazıklar olsun size…Bu yazıda çıkartacağınız konu milleyetçilik olmamalı yada reklam diyenler şak şak diyip terbiyesizliğe gidenler olmamalıydı….Burada kendinize özeleştiri yapmamız gerekirdi. Eğer bizler tam müslümanlığı yaşasaydık yada bilseydik bu durumda olmazdık. Bir eleştirmeden önce müslümanlığınızı sorgulayın…Başkalarını değil kendinizi eleştirin bide…

Yorumun Devami

  • 30 Ağustos 2010 09:28 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ne yorumcular var Allahım

Editör'ün Notu Sayın yorumcumuz Yorumlarınızı genel kitleye hitap ederek yazınız lütfen. Aksi takdirde sonuç alınmayan kişisel sürtüşmelere yol açmaktadır. Selamlar..

Yorumun Devami

  • 30 Ağustos 2010 07:11 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

YAZININ ALTINDAKİ REKLAMADA ŞAK ŞAK ŞAK

yazının altındaki ,türkiyenin ilk ciddi ilişki sitesi nin reklamı da size çok yakışmış aferin haber7 onada ŞAK ŞAK ŞAK. (oldumu şimdi editör yorum kurallarına aykırı değil, yayınlarsın değilmi)

Yorumun Devami

  • 30 Ağustos 2010 03:36 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ŞAK ŞAK BEKİLYORSANIZ ALIN SİZE ŞAK ŞAK

çok güzel yazmış ,bravo bravo ,şak şak şak şak . EH ARTIK EDİTÖR , BUNUDA YAYINLARSIN BAK ŞAK ŞAKCILIKTA YAPTIM.

Yorumun Devami

  • 30 Ağustos 2010 03:31 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

medeniyetler

ittifakı işte budur.kadın alanen utanmadan ne idüğü belli olmayan bir alman hansını yada michael adı herneyse,hoş göstermeye çalışıyor.neymiş kıvanç tatlıtuğa benziyormuş burda onlardan çokmuş falan filan.tabi suyu yürümüş genç kızları kandırmak amaç.hadi ordan yazar nüsvettesi seni.

Yorumun Devami

  • 30 Ağustos 2010 01:51 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

davulun sesi uzaktan hos gelir…

Konuyu kisisellestiren yorumculari kiniyorum. Yazar Hanim konuyu kisisellestirmis olsada..Bir genc bayanin bir erkege bakisi, hele de onun gözünde alman, was besoneres olursa. davulun sesi gibi almanin sesi bazi Almanya da kendi getolari icerisinde yasayanlar icin uzaktan hos gelebilir. Bir Müslüman gencte micha dan fazla özellikler olsa, alman olmasi was besonderes.Alman erkeklerini, alman kadinlarina sorarak, onlar hakkinda hakiki bilgileri almak daha iyi olur, uzaktan bakip, schwermen yapana kadar.

Yorumun Devami

  • 30 Ağustos 2010 01:01 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Türk kızlarının bayıldığı erkek mi? şu amcasının karısıyla yatan erkek ?

sayın yazar hep demişimdir haber7.com öyle muhafazakar bir site değil öyle birilernin sandığı gibi İslam davası için uğraş verenlerin sitesi değil. kıvanç bilmem ne bu adam dizide amcasının karısıyla yatan yeğen rolunde değilmiydi? Türk kızlarıda bu adama bayılıyormuş aklı başında Müslüman hiçbir Türk kızı böyle tiplere BAYILMAZ ancak kompleksli şımarık 3 kelimeyi bi araya getiremeyen kaşarlar bu tiplere bayılır Yalanmı?

Yorumun Devami

  • 30 Ağustos 2010 00:46 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Sayın Zehra YAVUZ

Makaleniz çok güzel ama bir konuda aklıma takıldı.Sakın Kıvanç tatlıtuğa benzediği için"yani siz alman erkeği müslümanda olsa evlenmem" demiştiniz fikriniz değişmiş olmasın.İsterseniz sorgulayın.İşin garibi bu yazıyı yayınlayan haber7.comu anlayamadım.Ne mesajı veriyorsunuz…???

Yorumun Devami

  • 30 Ağustos 2010 00:13 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Asil Türk milleti( Türklerin asaleti başkalarının asaletsizliği değildir)

Türk milletinin bir çok eksiği gediği, düşüncesizliği ve hatta bazen kabalığı olabilir ama yardımseverlikte,el uzatmada eşi menendi yoktur. Biz zengin bir devlet ve zengin bir millet değiliz. Buna rağmen dişimizden,tırnağımızdan,nafakamızdan ayırır düşküne el uzatırız. Bize yeter ki inandırıcı olarak şurada şu insanlar zor durumda densin. Bu bizim genlerimizde var. Biz çok büyük bir medeniyetin çocuklarıyız. Kendimizi hala dünya insanlarına karşı sorumlu hissediyoruz. Nizamı alem davamız bitmedi,bitmeyecek

Yorumun Devami

  • 29 Ağustos 2010 22:43 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Fedakarlık ve Türkler

Hakan Tuncaya tamamen katılıyorum. Kendim de bir Türk olduğum için değil mümkün olduğu kadar objektif kalmaya çalışarak bu kanaata ulaşıyorum. Türkler kadar fedakar ve yardımsever başka bir millet olabileceğini pek sanmıyorum. Elbette her millette yardımseverlik duygusu vardır ama Türklerinki bir başka. Kendileri aç ve açık bile olsalar sadece ülkemizdeki fakir fukara garip gurebaya,felaketzedelere değil, yurt dışındaki müslümanlara ve hatta hristiyanlar el uzatmayı bir GÖREV olarak görüyorlar.

Yorumun Devami

  • 29 Ağustos 2010 22:37 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Türkler kadar fedakar bir Millet göremedim!

Zehra hanima sunu söylemek isterdim,lütfen türk erkeklere ön yargili olmayin cünki camileri meydana getiren büyüklerimiz ne fedakarliklarla(fazla okuma yazma olmadiklari halde) birlik ve beraberlik icinde Avrupada islamin ana temelini atmislardir ve simdiki durum onlarin eserleridir.Ben böyle yapan ikinci bir millet asla göremedim.Bir insan hakkindada karar verebilmek icin Hz Ömerin sözü cok önemlidir ve kendisi buyurmustur-,,sen hic o kisiyle komsuluk veyahut yolculuk yaptinmi,,?…saygilarimla

Yorumun Devami

  • 29 Ağustos 2010 17:23 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Kürt bile

Artık kürt bile kızını kürte vermek istemiyor niye?Kadını mal gibi görüyorlar ve 3.sınıf onların gözünde Araplarda aynı sanki İslam erkelere inmiş Kuran bile yorumlanırken erkeğe göre yorumlamışlar bunlar cahiliye adeti ve Kürtlerin çoğunluğu İslam diye bu cahiliye adet ve örfünü uyguluyoırlar sonrada ilkelsiniz deyince kızıyorlar Yalanmı?.Almanla evlenme olayında birde sünnet meselesi var ? :-)) yani elin gavuru tamam müslüman ama…

Yorumun Devami

  • 29 Ağustos 2010 16:36 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

malesef ki…

müslüman olsada evlenmem yada kızımı vermem şuan benim gözlemlerime göre türk kardeşlerimizde baya yaygın özellikle kürt kardeşlerimize karşı. kızın kabul etmemesi veya kız ve erkeğin sevgsisine rağmen kızın verimemesi için kürt olmasa hatta güneydoğulu olması yetiryor örnek A

Yorumun Devami

  • 29 Ağustos 2010 14:26 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Sven ve Michael aynı kişiler değildirler, ikisini de tanıyorum

Almanyada birçok genç yaşta müslüman olan kişiler var.

Yorumun Devami

  • 29 Ağustos 2010 13:32 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

swen kalisch

swen kalisch artik müslüman degil.burda bayagi tartismalara sebeb oldu.almanyadaki islami derneklerin hatta onun üniversitedeki islam derslerinden cikarilmasini istiyorlar.

Yorumun Devami

  • 29 Ağustos 2010 12:52 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Michael&8217in kim olduğunu biliyorum, böyle birisi var.

Almanya&8217da Michael&8217in yaşadığı ve çalıştığı çevre onu iyi tanır.

Yorumun Devami

  • 29 Ağustos 2010 11:08 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

gulsena..

cok kaba ve sabasın..

Yorumun Devami

  • 29 Ağustos 2010 05:04 – Toplam 0 kisi beğendi.

 

turk kardeş bravo!

bu kadın ne yazdığını kimin yanında niçin olduğunu bilmiyor.yazıları tamamen zıtlık ve çelişkilerle dolu hatta o şahsa o kadar hayran oluş ki yakında bir izdivaç doğabilir.ona sempatik gözükeyim derken de bir çuval incir şey olmuş

Yorumun Devami

  • 29 Ağustos 2010 01:37 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

İnandırıcılık gerekiyor

Hayallerde beliren kişiliği insanların facebooktan da görmesi müşahede etmesi için michaelin soy adı da verilebilinirdi. Malum bilgi çağında yaşıyoruz ve bu kadar sosyal insanın ille de bir facebook hesabı vardır. Yazdıklarınız bence sanki haber doldurmak için yazılmış gibiydi hanımefendi. Gerçek olduğu şüpheli karekterler üzerinden haber yapılmasına hep karşıyımdır. Sanal michael beyi bir başka yazınızda biraz daha müşahhaslaştırsanız seviniriz. Var mı öyle biri yani? selamlar

Yorumun Devami

  • 29 Ağustos 2010 01:19 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Sven Kalisch 44, Michael 30-40 yaş arasında!

Sven Kalisch artık MÜSLÜMAN DEĞİL. Michael halen müslüman. Sven MUHAMMED Peygamberin yaşamış olduğundan şüphe ediyor, Michael şüphesiz inanıyor. Sven 15 yaşında, Michael 16 yaşında müslüman olmuşlar.

Yorumun Devami

  • 29 Ağustos 2010 00:56 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ismini vermemesi

artık işkillenmeye başladım. birisi cevab verirse sevinirim. bu adam sven kalisch olmasın? adam müslümanların gözünden düştüğü için ismi verilmemiş gibi düşünmeye başladım. sven kalisch de 40lı yaşlarına kadar iyiydi, sonra kötü oldu. yani isim verilse daha iyi olurdu. ayrıca hala idia ediyorum: 16 yaşında müslüman olana pek inanmam. genelde ihtida yaşı 40lardadır. ancak misyonerler, satanistlik vb. gençlik zaaflarına yatırım yaparak 16 yaşındakileri tuzağına düşürür. onlara ihtiyacımız yok. 40 yaş kafi.

Yorumun Devami

  • 29 Ağustos 2010 00:06 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

teklif

Hz Hatice olayında olduğu gibi zatı muhteeme evlenme teklifi yapabilirsiniz. Toplum bunu kabul edecek olgunluta olduğunu sanırım.

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 23:50 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

İSLAMI ANLATAN VİDEOLARIN KALİTESİ…

Bu iş profesyonel bir iştir.Bir kaç gayretli arkadaşın amatörce yapacağı şeyler değildir. Onun için bir dernek kurulmalıdır.(cemaatler ne işe yarar bu konuda acaba?) İyi bir senarist, iyi bir yönetmen, iyi bir montajcı ve düblajcı ile bunları tamamlayan, proje üretebilen kreatif bir yapımcı bu işi iyi yapar. Cemaatlerin eline bırakmamak lazım bu tür işleri. Onlar sanat yönetmeni almadan,hocalarını sanat yönetmeni gibi kullanarak yapmaya kalkarlar. Kadraj nedir bilmeyen adama ucuz video yaptırmaya çalışırlar

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 21:58 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

2.Kültür Farkliliklari ve Yabanciyla Evlilikler

Yabanci kadinla Türk Erkeginin evliliklerinde Yabanci erkekle-Türk Kadin arasindaki bu etken yoktur. Fakat Türk Erkegi kültürüne, Türk kadinindan fazla düskün oldugundan, yemek gibi konularda mesela, cicim, bicim aylarindan sonra költür farkliliklari, evlilige negatif tesir göstermeye baslar. Arada cocuk yoksa, ayrilik basit, cocuk varsa ayrilik zordur. Fakat ayri kültürden insanlar arasinda kültür farkliliklari evlilikleri yikacak kadar güclüdürler. Sadece pasif kisilerin evlilikleri ayakta durabilir.

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 21:55 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

1,Kültür Farkliliklari ve Yabanciyla Evlilikler

Yabanci Erkekle Türk Kadininin evliliginde Kültür Farkliliklarinin Evlilige Tesirleri ile Türk Erkekle Yabanci Kadininin evliliginde Kültür Farkliliklarinin Evlilige Tesirleri ayni degildir. Ayriyeten evlilikte -genelde- Dominant kisi, Tesir eden faktörlerden birisidirde. Alman Erkegi -genelde- schlapi, onnuga olduguklarindan, Alman kadinlari tarafindan tercih edilmez, Türk gibi yabanci kadinlari evlilik icin tercih ederler. Cünkü Alman kadinlarinin isteklerini yerine getiremezler. Devam ediyor==>>

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 21:46 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

RUH NEREDE ? iMAN NEREDE ?

Alamanyali Türk, Azerbeycanli Türk, Türkiyeli Türk…bu ifadeye alisin artin…Yasadiklari yerler ayri ama TÜRK. Islamla islamlanmaya gelince, kim der, yogurdum eksi ? Er veye gec tüm müslümanlar materyalist müslümanlar oluyorlar. Avrupali Türkler zaten materyalist Müslüman..TR dekiler biraz, Azeriler biraz daha az materyalistler. Müslüman Materyallestikce, Imani zaliyor. Haydaaa…Avrupali müslümanlara, MiM hem TR lilerden daha fazla materyalist, hem daha fazla imansiz dedi. Ruhsuz iman olmaz. RUH NEREDE

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 17:16 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Sevgi mi ? Ask mi ? Sevgisiz, Asksiz Genclik…

Almanlar cocuklarini daha ana karnindayken egitmeye baslarlar. Alman Zihniyetinde Egitim=Ceza . Cocugun sinirlari daraltilir NEIN larla. Cocuk ne insan sevgisini, ne insan sicakligini alir. Yasi büyüdügünde etrafindan kendisine verilen sevgi ve sicakliklarida yanlis anlar. Bir gülümsemeyi, ask isareti zannederler. Asimile olmus almanci türklerimizde avrupalilasmis TR deki türklerimizde ayni hastaliktan muzdariptirler. Genelde islama sarilmis ailelerde bu hastalik dahada cok yogun.

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 17:05 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

sevgili türkiyeli yazar

yata-yata-türk olmaktan kastin atatürk ilke ve inkilablari mi?yoksa benim kalbim mi fesat ki ikide bir ayni vurgu var?turkiyeli!TURKlerin en zayif noktasi canakkalede ve morada papazin cara yazdigi mektuptaki gibi disardakini icerdekinden daha kolay kabulenmedir.bu milletin ne oldugu sadece anayasinin ilk 3 maddesinde yazmiyor bu milletin ne oldugu tarihin bagrinda yaziyor.islami bilmeden islami tenkit ki burda yamama soz konusu..alman hayranligini abartip hepsinin boynuna kivanc diye sarilma,anlarsinya:)))

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 16:57 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Micha nin sundugu fiziksel güzelliklerdir. Ruha in..

insan ruh ve bedenden meydana gelmis bir bütündür. Insanoglu 5 duyu organinin sadece beden üzerinden temin ettikleri fiziksel bilgileri alir, akillarina gönderir, karar verirler. Herdaim ruh unutulur. 2 insan arasindaki iliskilerin temelinde ruhsal iliskiler yatar ve maalesef insanoglu ruhunu inkar ederek, bedenine uyar. Fiziksel iliskiler yerine getirildikten sonra "EYVAH" der insanoglu ama, hele 2 tane cocukta yakasina takmissa, hersey cok gec olmustur. Micha nin sundugu fiziksel güzelliklerdir.

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 16:55 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

schön

Sevgili Türkiyeliler, YATA YATA YATA-TÜRK oldunuz, kalkın da biraz ilim öğrenin!!! vay kardeşim….ne laf bakın müslümanlar siz kendize müslüman mı diyorsunuz? işte michael bakında biraz müslümanlık öğrenin..! -cevat abi bize ne diyorlar bak

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 16:53 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

2. 3.4. eslige riza Psikolojisi

Bir Almandan bunlari beklemeniz cok ender olabileceginden, yenidir. Yeni olan hersey gizemlidir, enteresandir. Bekar olsa Micha onunla evlenmeyi dahi düsünürdünüz. Evli oldugu halde, onunla evlenmeyi düsündügünüze, kendi kendinize"olmaz" dediginizede eminim. Bu sekilde ben 3 kizla evlendim.Yani gelene,"sende gel" dedim. Simdi sizden bekledigim, bu durumu tatmis bir kisi olarak, hislerinizi ortaya koymanizdir."2. 3.4. eslige riza Psikolojisi" Cok eslilige karsi gelme kirm

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 16:48 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Gurbetçilerimizin dine olan ihtiyacı

Bu yazıdan anladığım kadarıyla Zehra hanım islami bir yaşantıya ve islami bir topluma çok ihtiyaç duyuyor.Michaele hayran kalmış ama Trde Michaeli cebinden çıkaracak çok müthiş insanlar var.

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 16:06 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Michael ya da Mücahit Enes

Alman eğitim sistemini yabana atmamak gerekir ya bizdeki adı milli eğitim çouklarımıza ne katkı sağlıyor nesini eğitiyor.Ağaç yaşken eğilir elin beğenmediğiniz gavuru çocuklarına öyle güzel eğitim veriyorki yani bunun bir geri planı var onuda görmemiz gerekiyor.sonrasıda Allah nasip etmiş iman etmiş ve yaşıyor tebliğde bulunuyor ne güzel.Tr de hrşey yanlışların üzerine sanki bilerek inşaa eilmiş bu yüzden yaptığı üretimde özürlü oluyor burada o Alman kardeş gibi insan zor çıkar sistem öyle hatalı üretim

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 15:20 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Bir Türkün veya Arabın gözünde tercüme kadar

basit bir işmi varki para talep edilsin?! El emeği yok, terleme yok, iş elbisesi giymek yok, kart basmak yok…bide sana paramı verecekler??? Hııhhh…bi yemeğe davet ederler yeterde artar bile…ama sen zamanının harcarsın, terminlerine arabanla gidersin…saatlerce beklersin…sonra tercüme edersin, mühim değil. Davet eder seni bir kahveye tamam. Bu zihniyette olan bir toplum para veripte sosyal hizmetler, fikri hizmetler, kültürel hizmetler yaptırmaz. Onlar sadece bir şeye para verir, bilek gücüne :(((

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 15:13 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Kafayımı yedin sen kadın?! Para verip tercüme ettireceklermiş :(

Onlar kendi işlerini, önemli anlaşmaları, terminlerini bile para verip tercüme ettirmezlerki bırak İslamla ilgili…hahahaha güldürme sen beni yaaa!!! Dil öğrenmek için sanki sen emekmi verdin, yıllarınımı verdin, kitaplarmı satın aldın, kurslaramı katıldın, bu arada işe gitmeyip ceptenmi yedin…onları ne ilgilendirir. Geçen bir buçuk gün oturup bir kira anlaşması hazırladım…sayfalarca ve çeşitli alt anlaşmalardan oluşan…bütün aldığım bi teşekkür. Ayıp denilen bir şeyde varmış, paramı istenirmiş vah

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 15:09 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

teklif, mükellefiyet, aile

konu sorumluluklarımız, mükellefiyetlerimiz, görevlerimiz, yapmadıklarımız vs. olunca ve ciddi eleştirilerle kendimizi sigaya çekmemiz gerektiğini söyleyince çok haklısınız. ancak bu gibi önemli teklif-yükümlülükleri, evlilik teklifleriyle vb. magazinleştirmemek lazım. ayrıca genç müslümanlar, aileden gelmiyorsa beni korkutur. sven kalisch de genç müslümandı. şimdi islamın islamın din yönünden çok kül-medeniyet yönüne ağırlık verdiğini söylüyor ki yanlış. ed-dinin orijinalitesi inkar edilemez.

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 14:01 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Çok güzel bir sohbet-yazı

Ama işte kadın olmasından mı yaratılıştan mı neden dir bilmem hanımefendimiz evlenme konusunu bi yerden sokuyor ortama… Alman genç müslüman kardeşlerimiz bu kararınızdan sonra havalara uçuyorlardır. Yazının bütün sihrini bozuyor bu sığlık. Orayı görmezden gelince 10 numara yazı.

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 13:35 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

on üzerinden 9

yazar çok güzel yazmış.ekleyecek çok bir şey yok

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 13:29 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ANLAŞILDI

Anlaşılan abayı mişele yakmışsın fazla dillendirmeden nişanlan istersen nişan yüzüğünü ben takayım

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 13:12 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Kuran dinleme sitesi

Site konusunda paylaşım için teşekkür ederim. Faydalı oldu. Yabancı müslüman ile evlilik hususu kişisel tercihtir. Kültür farklılığı konferans salonlarında ortaya tam çıkmaz en çok paylaştığınız evinizde mutfağınızda vs vs de orataya çıkar. Erkek olarak ben bu riski almadım alamadım bayanlara daha zor olacağını düşünüyorum.

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 10:55 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Yazı çok güzel teşekkürler…!

Biz Türk müslümanlarının tembelliğine gelince, – bizler doğuştan müslümanız(!) , gökten zembille de bize her şey iner (!) ne çalışması falan, bizlerin kıblesi şimdilerde diziler (haşa) Allah sonumuzu hayretsin….!

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 09:08 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

BU NE OZENTI?

Yazar kardesimizin Almanya da yetismis olmasanin psikolojisinde yarattigi sorunlari anliyorum.Belki biraz hak da veriyorum.Ama ilk yazisindan her yazisinda bu yana getirip konuyu ayni noktaya bagliyor.Muthis bir Alman hayranligi ve garip bir Turk dusmanligi.O kadar korkma Turklerden ve Turkiye den.Gel Turkiyeye biraz yasa Turkiye de ondan sonra ancak saglikli dusunebilir dogru yorumda bulunabilirsin.Turkleri ne kadar taniyorsun da oyle hakaret etme curetini kendinde buluyorsun?Yazar olmak=objektif olmak.

Yorumun Devami

  • 28 Ağustos 2010 08:51 – Toplam 0 kisi beğendi.

 

2

Mayıs

680 Okunma

AglamaBebekim

Arkadaşlarla Arap düğününün fotoğraflarına bakıyorduk. Gelinin yüzünün garip beyaz rengi dikkatimizi çekti. Yüzündeki saç bitimlerinin ten rengi ise esmer kalmıştı! Çok çirkin görünüyordu!

 

(Bazı) Arap kadınları kimyasal maddelerle ten beyazlatma işini öyle abartmışlar ki, kimisi bu yüzden kısır kalıyormuş! Sağlık açısından tehlikenin diğer boyutlarını tahmin edebilirsiniz! Sade ve sadece kendilerini erkeklere beğendirmek için sağlıklarını tehlikeye atıyorlar! Bunu sadece Arap değil Asyalı kadınlar da yapıyorlar. Avrupalılar ise ten renklerini bronzlaştırmak için solaryumlara milyonlarca para harcıyorlar. Cilt kanserine yakalanma tehlikesine değinmeme gerek yok. Almanya’da 18 yaşından küçük gençlere solaryum yasağı getirildi.

Moritanyalı arkadaşım Aischa’ya kaç kardeş olduklarını sormuştum. Aischa saymaya başladı:
Ablam Moritanya’da evli, bir ağabeyim Cezayir’de tıp okuyor, iki ağabeyim Amerika’da yaşıyorlar, bir kızkardeşim Moritanya’da annemlerin yanında, diğer kızkardeşim…“
Ben: „Tamam tamam, devamını anlatmana gerek yok, ben aklımda tutamam hepsini…“ dedim…

Aischa daha 22 yaşında ama biraz hayat tecrübesi var. Okumayı ve çeşitli yerleri gezmeyi çok seviyor. Bazen Avrupalı gibi giyiniyor, bazen geleneksel kıyafetleriyle dolaşıyor. Geleneksel kıyafeti yaklaşık 4-5 metre kumaşın hem elbise, hem başörtüsü şeklinde vücuda dolanmış şeklidir. Almanya’ya okumaya gelmiş, birkaç senedir burada yaşıyor. Esmer tenli, şen-şakrak bir insan.

Moritanya  genelinde  üniversite sınav derecesinde ilk ona girmiş, fakat babası birinci olmadı diye pek sevinmemiş. Üç yıl nişanlı kalmış, sonra ayrılmış.

Aischa geçenlerde hurma alırken bize: „İki tane alırım, üç almam… Üç uğursuzluk getirir deyip bizi güldürdü. Nedeni ise üç talak ile boşanma imiş.

Aischa talak ve boşanmadan söz edince, konumuz mut’a nikahına geldi…
İkimiz de mut’a nikahının kandırmacalarından bahsediyoruz. Aischa mut’a nikahının sadece şiilerde değil, sünnilerde de çok yaygın olduğunu söylüyor…
Ben: Ama aradaki fark, şii imamlar mut’a nikahına cevaz verirlerken, sünni İslam alimleri mut’a nikahının geçersiz olduğunu savunuyorlar, diyorum.
Aischa: Mısır’da kadın bebeğiyle yalnız başına kalıyor, sonra elinde mut’a nikahı olan bir belge ile kendisini savunuyor. Bunu sünni İslami kuruluşlar da dahil olmak üzere, herkes kabulleniyor, diyor…
Ben: Eh, tabii ki, insanlar artık ne yapsınlar. Kendi başına bebeğiyle kalmış bir kadına daha ne denilebilinir ki? Toplumda kargaşa çıkmasın diye herkes bu durumları kabulleniyor ve kimse birşey diyemiyor…Nikahlıydı ve ayrıldı deniliyor…

Aischa’nın babası,  birkaç çocuğunu hayatın çeşitli koşullarına alıştırmak ve değişik tecrübeler edindirmek için şehir hayatından uzaklaştırıp, çöldeki bedevilerin yanına göndermiş. Bedevi çocuklar, Aischa ve kardeşlerini garip yaratıklar diye taşlıyorlar ve defolun gidin diyorlarmış. Bunlar bir süreliğine çölde bedevilerle birlikte yaşamışlar.
Aischa bunları bana anlatırken, ben gülüyor ve: „Aferin babanıza, benden selam söyle, onu çok takdir ettim, iyi yapmış! Bundan daha iyi bir nasihat ve terbiye yolu olamazdı“ dedim.
Benim elimden gelse, bütün şımarık ve tenbel gençleri çöllere gönderirim, gerçekten! Yalan ve abartı yok! Sonra oralara kameralar yerleştirir, gece-gündüz onları seyrederek kahkahalar atardım…Çok eğlenceli olurdu yaaa…Almanya’da davranış ve psikolojik bozuklukları olan, çok alkol tüketen, uyuşturucu kullanan, sağa-sola vuran şımarık gençleri bazı televizyon kanalları  adalara veya uzak çöllere gönderiyorlar. Yanlarına psikolog, eğitmen ve öğretmen de veriyorlar. Herkes onları seyredebiliyor. Birçokları o kamplarda kendilerini düzeltiyorlar.

Aischa Arap erkeklerinden yakınıyor. Can sıkıcılar diyor:

„Hiçbir hobileri yok. Sadece birlikte oturup sohbet ediyorlar. Tamam sohbet de olması lazım ama başka hiçbir şeye ilgileri yok. Evlenirsem fazla düşünmeden ve beklemeden evleneceğim. Düşündükce ve bekledikce erkeklerin bir sürü beğenmediğim karakterleri ortaya çıkıyor, evlenmekten vazgeçiyorum”…diyor.

Hint Filmleri İzleyen Romantik Arap Öğrenciler…
„Siz sabah 5’lere kadar ne yapıyorsunuz? Sesleriniz hiç kesilmiyor“ diye sormuştum Arap komşuma…“Film izliyoruz, sohbet ediyoruuuuz“ demişti Faslı Khalil…
Zehra: Hangi filmleri  izliyorsunuz böyle sabahlara kadar?
Khalil: Hint Filmleri…
Zehra: Gerçekten miiii? Ben sıkılırım yaaa, 3 saat boyunca yali-yali-yali muuu , caki-caki-caki heeey… Bütün filmlerin konusu hep aynı…

Arap öğrencileri Almanya’ya okumaya geliyorlar ama daha çok burada evlenip kalmak istiyorlar. Türk kızlarından yüz bulamayanlar, Alman kadınlarıyla evleniyorlar. Nadiren de olsa, Arap ve Türkler aşk evliliği yapabiliyorlar…

Arap Ülkelerinde modernleşme sadece internet, cep telefonu ve büyük bina inşaatiyle sınırlı…
Birleşmiş Milletler‘in (UN) Arab Human Development raporuna göre Araplar çok az  „Dini konusu olmayan“  kitaplar neşrediyorlar. Arap bilim adamları çok az sayıdalar, fazla patent üretmiyorlar. Modernleşme sadece internet, cep telefonu ve büyük bina inşaatiyle sınırlı kalıyor…Derinden bir gelişme lazım…
Kaynak:
http://www.arab-hdr.org/publications/other/ahdr/ahdr2009e.pdf

Suudi Arabistan’da kaset satışlarını gördüğümde çok şaşırmıştım. Halen ilahileri ve müzikleri kasetle dinleyenler var mı gerçekten??? Almanya’da kaset-çalar bile satılmıyor artık…

Birşey itiraf etmek gerekirse…
Umrede 47 derece sıcakta ben bile düşünemez hale gelmiştim. Sanki Siemens-Fırını içinde yürüyordum! Kur’an okurken baygınlaşacak gibi oluyor, neredeyse uykuya dalıyordum. (Uykumu almış olsam ve Kâbe’deki mescidin tavanında pervane dönüyor olsa dahi!). Sıcak ülkelerde dinç kafayla çalışmak çok zor oluyor. Yavaş hareket ediyordum. Kişiliğim bile değişmişti. Konuşmaya mecalim yoktu pek. Tahammül sınırım zorlanıyordu. Bu nedenlerden ötürü Arapları bir nebze olsun anlayabiliyorum…

Arapların anlayamadığım yönleri:

-       Bütün sene çok sıcak olmuyor ki…

-       Gündüz çok sıcak ise geceleri  çalışılabilinir…

-       Klimalı odalarda pekala ders çalışılabilinir, ilim-bilim üretilebilinir…

-       Araplar Almanya gibi soğuk memlekette de aynı tavırları sergiliyorlar. Tenbel, uyuşuk ve ilgisizler…Sabahlara kadar sohbet, öğlenlere kadar uyku…Sonrasında gezmeler…

-       Felsefe, sosyal bilimler  vs.  gibi bölümleri ciddiye almıyorlar. Bazı Arap öğrencileri benim okuduğum bölümleri duyduklarında „Bla, bla, bla…Sadece laf ebeliği “ diye gülmüşlerdi… Ben de onlara: „Bakın siz bu bilimleri ciddiye almadığınızdan zaten geri kaldınız. Bilim sadece teknik ile sınırlı değildir.“ demiştim. Kendileri Almanya‘da hep teknik bölümleri okuyorlar da…

Benim fikrim:
Almanya’da en şımarık ve tenbel Arap öğrencileri…Lübnan, Cezayir ve Fas’dan geliyorlar…
En çok Türk kültürüne benzeyenler bence Filistinliler, Suriyeliler; sonrasında Lübnanlılar ve Cezayirliler…Fikrimi bu konuda biraz değiştirdim, evet…

Deliren üniversiteli Arap öğrenci Ahmed’den haber var!
Yukarıda bahsettiğim Aischa’yı hatırladınız değil mi? Bu yazımda bahsetmiştim: http://www.haber7.com/haber/20100423/Beni-ikinci-hanimi-olarak-almak-istese-seve-seve-evlenirim.php

Aischa’dan aldığım bilgilere göre Ahmed Almanya’daki hastanede tedavi olmuş, sonra ailesi ve hanımının yanına Moritanya’ya gitmiş. Bayağı iyileşmiş, Almanya’ya diploma çalışmasını yazmaya gelmiş. Uçak tam zamanına göre denk getirilmiş. Fakat bir aksilik çıkmış, uçuşu 2 gün sonrasına almaya mecbur kalmış. Almanya’dan ayrılalı 6 ay 2 gün geçtiği için Almanya polisi vizesiz burada kalamazsın, memleketine dön ve vize alıp gel, demiş. Ahmed geri dönmüş, ama tekrardan vize alarak Almanya’ya gelmek istememiş bir daha…Babası tüccar imiş, maddi durumları iyiymiş. Babasının yanında çalışarak, belki iş yeri açarak güzel işler yaparmış. Zaten çok zeki ve çalışkan olduğu için zorluk çekmez diye düşünüyorum. Sağlık durumu yüzde yüz iyi olmasa da, yüzde seksen iyiymiş.
Bu hayat tecrübesinden neler öğrendik?
Araplar ve Türkler asla delirmezler(!), hepsi çok normaldirler(!)
Delirseler de belli etmezler canım(!) Bu utanılacak bir durumdur(!)
Benzer bir durumu Türk tanıdığımda da yaşamıştım!
Delirmek de bir hastalık türüymüş! Tedavi olunduktan sonra herşey düzelebiliyormuş!
Not: Bütün isimler değiştirilmiştir.

Bütün okuyucularımıza, ayrıca tıklayıp okumayıcılarımıza ve yorumcularımıza Hayırlı Ramazanlar dilerim…

Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7  
zyavuz@ymail.com

 

 

 

 

Siz arabları bırakın da beni dinleyin

Türk aile yapısı giderek bozuluyor.boşanmalar had safhada.yasak ilişkiler almış başını gidiyor.genç kadınlar kocalarının dahi yanında insanı yiyecekmiş gibi bakıyorlar.mini kotlar revaçta çatal desen alıştık t short altında görünen alt üst ve diğer bilimum zevatlar tshort üstünde gibi duruyor.namus muhtelif yerden ibaret.gazetellerde aldatan kadınlar hikayeleri ii okunuyor.sitelerde gizli çekımlerle genç kızların onuru çiğneniyor.SİZ BEYLER BAYANLAR ÖNCE DÖNÜN ÜLKENİZDE KAYBEDİLENLERE BAKIN…

Yorumun Devami

  • 12 Ağustos 2010 20:59 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

kçılar okusun Yirmialtıncı Mektub mektubat 26. mektub

Cay-ı dikkat bir hal: Türk milleti anasır-ı İslamiye içinde en kesretli olduğu halde, dünyanın her tarafında olan Türkler ise Müslümandır. Sair unsurlar gibi, müslim ve gayr-ı müslim olarak iki kısma inkısam etmemiştir. Nerede Türk taifesi varsa, Müslümandır. Müslümanlıktan çıkan veya Müslüman olmayan Türkler, Türklükten dahi çıkmışlardır (Macarlar gibi). Halbuki küçük unsurlarda dahi, hem müslim ve hem de gayr-ı müslim var. Okuyun Üstad milliyetçiliği anlatıyor.Mektubat 26. mektup

Yorumun Devami

  • 12 Ağustos 2010 18:12 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Arap

Fas, Cezayir, Tunus… Demek Arap sayılıyorlar… Yeni birşey daha öğrendik bu yaşımızda…

Yorumun Devami

  • 12 Ağustos 2010 18:10 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Müsbet fikr-i milliyet İslama aykırı değildir.

Türk deyince neden kimyanız bozuluyor? Bizim savunduğumuz müspet milliyetçilik kafatasçolık değil: Türkün akıl ve adalet ile Kürdün kalb ve cesareti, Kafkasın savaş kabiliyeti, Mısırın zekası, İranın siyasi dehası, Arabın şecaatı.Herbiri kemalatlarını bir havuza akıtacak ve o havuzdan her biri küngan ile istifade edecek. Müsbet fikr-i milliyet budur.Allah dilemiş Türk adını tarihe yazmış bu övünmeyi değil Ümmetin sorumluğunu yükünü omuzlama bilincini aşılar hatırlatır zaten asırlardır yapılan bu

Yorumun Devami

  • 12 Ağustos 2010 17:57 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

cihangire

cihangir milliyetçilikten daha büyük sapıklık var mı? ondan arınmayı dilesen daha iyi olmaz mı.

Yorumun Devami

  • 12 Ağustos 2010 17:11 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Her türlü sapıklıktan

Allahım!..Her türlü sapıklıktan sana sığınırım..amin..

Yorumun Devami

  • 12 Ağustos 2010 14:21 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

dışarıdan bakınca

yurdışına çıkın ve dışarıdan bütün dünyaya bakın iyi gitmeyen bir şeylerin olduğunu fark adersiniz.ama bu iyi gitmeyen ne diye sorulduğunda bocalarsınız, ne diyeceğinize bir türlü karar veremazsiniz. İŞTE YAZARIN RUH HALİ BU. almanyada caddede yürüyün kurrallar muazzamama mutlu değilsiniz,ingiltere kurallarıda anlayamazsınız,fransada insanlık kayıp pislik diz boyu,çin melkler diyarı gibi fakat sıkıcı,arabistan cehennem çukuru, iran dünyanın yükü omuzunda…..vs kısaca kimsenin kimseden farkı yok her yeraynı

Yorumun Devami

  • 12 Ağustos 2010 14:06 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

zehra yavuz hanımefendi allah aşkına trabzona gelin

trabzonda vadi adında güzel bir park açıldı.yeni köprünün ltında.tam ailelerin gidebileceği yer orası.ama türbanlı(ben de örtülüyüm)bir genç kızın sevgilisiyle alnen yaptığı şey(utanırım diyemem)kırk yıldır trabzonda yaşayan şahsımı ve çevremdekileri utandırmıştır.gel zehra yavuz gel de bak bu kız beddualık değil de ne

Yorumun Devami

  • 12 Ağustos 2010 12:45 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Delirmenin Dünya çapında hızla yayılan bir

hastalık olduğu ve neden böyle çok yayıldığı hakkında kesin bilginin mevcut olmadığını, Arap veya Türklere has olmadığını, hızla yayıldığını ortaya koyanların Avrupalı araçtırmacılar olduğunu ve delirmemek için bir çok şey yapmak gerekirken, delirmek için bir çok nedenin olduğunu belirten bir yazı okudum. Şimdi sabahın erken saatleri ama gün içinde bu Almanca yazıyı buraya özetlemeye çalışacağım. Önemli olan delirme tehlikesini hafife almamak ve beyni muhafazaya çalışmak, ama nasıl?

Yorumun Devami

  • 12 Ağustos 2010 05:41 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

türkiyedeki basit ve bağnaz insanlar

genelde islama düşman olanlar ve milliyetçiler arapları sevmez.birinci olarak arapları islamla özdeşleştirdikleri için din düşmanları arapları sevmez..ikinci olarak milliyetin ön plana çıkar buradada onlara karşı üstünüz falan fistan .kendileri çok mükemmel varlık sürekli tepelerinden nur indiği için arapları beğenmemeleri normal …

Yorumun Devami

  • 12 Ağustos 2010 03:58 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

bu kadın umrede beddua eden kadın değilmi ?

araplarla ilgili bir takıntısı var sanırım !!!

Yorumun Devami

  • 12 Ağustos 2010 00:11 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ECDADIMIZIN KEMİKLERİ SIZLIYOR.

sadece turizm bölgelerimiz,denizi ve kumsalı bol bölgelerimizde yaşanan rezillikler bile bize ayıp ve günah olarak yeter.taksim beyoğlu taraflarında yaşanan rezillikleri bir görün.buralarda yapılan zinanın ve fuhşuyatın ve içilen içkilerin haddi hesabı yok.uyuşturucu ve kumar da cabası.inanın en gavur memlekette bile bu kadar rezilliği göremezsiniz.sözde müslüman bir ülkeyiz!!!yüce Allah C.C.belki de ülkemizdeki inançlı,namazlı-zikirli insanlar ve sahabe-evliya kabirleri hürmetine bizleri koruyor,kim bilir?

Yorumun Devami

  • 11 Ağustos 2010 19:58 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

arapları eleştirmeden önce

kendimiz aynaya bakmamız lazım.kadın kızlarımız giyim kuşamda tarihimizdeki en rezil dönemi yaşıyorlar.mini etekler,daracık pantalon ve bluzlar,dekolteli elbiseler,kışkırtıcı kokular ve makyajlar.plajlarda adeta akraba olmuş yüzbinlerce kadın ve erkek.şu plaj kadınları binlerce haram bakışlara en mahrem bölgelerini cömertçe sergiliyorlar.inanın o cömertliği nikahlı kocalarından esirger bu tipler.arabistanda ise bırakın bu rezillikleri,kadının saç telini bile zor görürsünüz,ruhunuz ve nefsiniz huzura erer.

Yorumun Devami

  • 11 Ağustos 2010 19:43 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ya türk kadınları

türk kadınlarının da göğüs büyütme, dudak şişirme kalça küçültme ve daha bi sürü çılgınlıklarına ne demeli.

Yorumun Devami

  • 11 Ağustos 2010 18:06 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

haber7… uyarı!

gerçekten bu yazarınız takdire şayan.. bize bilmediğimiz şeyleri anlatıyor. yani işimize yarıyor söyledikleri. lütfen bütün yazarlarımız böyle olsun. ne bu ya. bir sürü eften püften bahseden yazarlşar var. bu arada sevgili yazar ben yazınızı okumadım okuyacağım. biliyorum, sürekli takip ediyorum sizi. siz iyi yazıyorsunuz.

Yorumun Devami

  • 11 Ağustos 2010 17:32 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ALMANLARA ALLAH SABIR VERSİN

orada yaşayan Türk kardeşlerimiz ile başa çıkmak zor.Yazar hanıma tavsiyem Arapları yazarken aynı zamanda çevresini yani GURBETÇİ denilen kesimide konu alsın.Sayelerinde öyle bir imajımız varki 30 yıl sonra belki düzelir.Gidip görünce anlıyor insan yazar hanımın bahsettiği arap kesimin bir değişiği kendileri.

Yorumun Devami

  • 11 Ağustos 2010 13:16 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ALMANYADA YAŞAYAN TÜRKLER

ile arapları toplayıp 2 ile çarpsanız her konuda (bilim-ahlak-kültür) biz Türkiye Türklerinin yarısı etmez

Yorumun Devami

  • 11 Ağustos 2010 13:11 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

bu ne şimdi

anlamadum hiçbir şey.. bu arada tembel mi tenbel mi? tek tartışmaya değer konu budur bu yazıdaki :p hade bakalım kolay gelsin

Yorumun Devami

  • 11 Ağustos 2010 09:46 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

anlamadım

Ne diyeyin .Vallahi hiç bişey anlamadım yazısından.Baştan sona kadar okudum..arabıdı türk idi moritanyalı idi almanyada idi filistin cezayir lübnan felan filan

Yorumun Devami

  • 11 Ağustos 2010 07:47 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Herkes çevresinde olup biteni yazar

Ne yazacaktık ya elbette etrafımızda olup bitenleri hakkında hiçbir bilgim olmayan birşeyi nasıl anlatabilirim evet tanıdığım Ürdünlü Arap anlattığım gibiydi ayrıca Bursaya her sene bolarap turist gelir şurda bir Bursalı olsada onları bir anlatsa

Yorumun Devami

  • 10 Ağustos 2010 23:13 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

saldırın saldırın Zehra Abla yol göstermiş durmayın saldırın

Yapılan tesbitin milliyetle birebir ilişkisinin olmadığı,birbirine zıt bir çok örneğin her milletten çıkabileceğini göz ardı edin.Kendimizi temize çıkarmak için başkasına çamur atmamız lazım ya, durmayın saldırın. Zehra Abla sana da bravo çizgini koruyorsun.Olumsuz örnekleri öne çıkarma,olumsuz üzerinden ders vermeye çalışmaya devam.Gerçi bu yalnızca senin yaptığın bir şey değil.Bir çok haber kaynağında bu var.Olumsuz örneklerden eleştiriden bunaldık.Hadi biz güzel örnekler olalımda insanlar bizi örnek als

Yorumun Devami

  • 10 Ağustos 2010 14:04 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

İhtiyar bunakların

vaz-u nasihatıyla..heyecanını yitirmiş bir din ve milleti düşünün..sadece ahru ahere yönü çevrilmiş..dünya ile tüm alakası kesilmiş toplumlar kendine görünmez zincirlerle ördüğü farazi duvarları aşabilirmi..sürekli pis diye aşağılanmış ve tanrıya olan sevgiyi engellediği ileri sürülen tabiatı ve doğayı sevebilirmi.eşyanın melekütünde görünen harikalıklar hakkında FELSEFİ görüş belirtebilirmi.Eşyaya düşman yetiştirilmiş bir toplum, kendi hakkında bile yorum yapamaz..tanrının buyruğu varken köle kimki.?

Yorumun Devami

  • 10 Ağustos 2010 12:51 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

İslamın Rönensansısımı..???

uyuşmuş bir toplumun yanında kalırsan..uyuşursun..Hz peygamber getirdiği devrim(Evolution) le onların bilincini açmış ve yeni ufuklar ortaya koymuş..Felsefe ve bilim alanında yeni paradigmalar oluşturmuştu…Tanrısal gücü dağıttığınız..şimşek..güneş..ay ve yağmur tanrıçalarını temisl eden kabedeki taşların bir gücü yok..onlar sembolleşmiş anıtlardır demişti..Peygamber sırf alışkanlığı kırmak için sembolleri yok etmeyi seçti..Yoksa tanrının gücü hala Tabiatta..kuvvette..güneştedir.. bunun neresi küfür…??

Yorumun Devami

  • 10 Ağustos 2010 10:23 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Bir sefil arap

Bende Türkiyede bir arabla tanışmıştım adamın tek derdi zengin olmaktı Ürdünlüydü ve bizim bir uzak akrabayla evliydi sonra boşandılar izlenimimTek derdi paraydı ,Türk düşmanıydı,İslamla alaksı yoktu Bayram namzına bile gitmiyordu,Tembellikten girdiği tüm işlerden atılıyordu,ahlaksızdı ve onursuzdu ,kadınları devamlı aşağılıyordu kısaca 5 para etmez sefil bir insandı tabi hepsi böyle olacak diye bir konu yık ama benim Arap tecrübem böyle bunların ne kendine nede başkasına faydası olmaz diye düşünüyorum

Yorumun Devami

  • 10 Ağustos 2010 10:06 – Toplam 0 kisi beğendi.

09 Ağustos 2010 15:09 – 25 Yorum – 17,797 Okunma
http://www.haber7.com/haber/20100809/Arap-kadinlarinin-yaptigi-cilginlik.php

2

Mayıs

378 Okunma

AglamaBebekim

Bilin bakalım bu kitabı kim yazdı? Necla Kelek isminde bir Türk Kadını! Müslümanları ve İslam’ı olumsuz yönde eleştirmeyi artık Avrupalılar yapmıyorlar. Kendi insanları içinden uygun birilerini seçip, bu görevi onlara „devrediyorlar“.
 

Almanya’da çok satanlar listelerine giren bu kitapları Seyran Ateş ve Necla Kelek gibi Türk kadınları yazıyorlar. Almanların bazı grupları bu gibi yazarları her yönden destekliyorlar.

Kitabın genel içeriği  muhafazakar Türk-Erkekleri, örf ve adetler, Türk-Erkeği modeli ve İslam ile alakalı. Kitabın yazarı bu konularla 15 sene boyunca araştırma yaptığını, değişik müslümanlarla, Almanlarla, hocalarla, genç Türklerle, hapishanedeki  psikologlarla ve oradaki müslüman erkeklerle görüştüğünü yazıyor. Yazdıklarının bilimsel kaynaklara dayandığını belirtiyor. Yazdıkları hayat hikayeleri toplumdan kendi seçtiği –genelde olumsuz- örnekler ve kendi görüşleridir. Bazen farklı kaynaklar da kullanmış fakat kitabın içinde hangi cümleyi hangi kaynaktan aldığını belirtmemiş.

Lafı fazla uzatmadan sizlere kitap içinden örnekler vermek istiyorum:

Kitabın başlarında doğu Türkiye, köy hayatı ve zor hayat şartlarında yaşayan bazı Türk kullanerkeklerinden bahsediliyor. Genç köylü erkeği başlık parasını ödeyemediğinden kızı kaçırıyor…Doğulu bir ailenin hayat hikayesi örnekler verilerek anlatılıyor. Mesela berdel, imam nikahı, fakirlik, gelinin kayınvalide yanında yaşaması, şehre göç, kadının evden kovulması, hayaller, islami adetler, hastalıklar, intihar…Vakti olanlar yazının son bölümünde kısa hayat hikayelerini okuyabilirler.

Ben daha da önemli bulduğum kısımları size kısa maddeler halinde yazdım. Vakti çok kısıtlı olanlar sadece 7., 14., 15., 16., 18., 19. ve 20. Maddeleri okuyabilirler:

1- Erkek çocukları müslüman-Türk kadını için önemli bir varoluş (simgesi). Erkek çocuk doğurduktan sonra vazifesini yerine getirmiş olup, „Gelin fiyatını“ ödemiş sayılıyor.
2- Erkek çocukları ataerkil düzene göre ailenin düzenini-sorumluluğunu üstlenirler.
3- Batılı giyindiği, namaz kılmadığı halde, kocasının yanında hizmetçi  rolünde  „tutuklu“ kadın. Sayfa 118.
4- Erkek çocuğu (Erkek) kadınlara emir verebilmeliydi. Sayfa 122.
5- Kız çocukları ergenlik çağından itibaren evlere kapatılıyor, küçük kardeşleriyle ilgileniyor, başlarını örtüyorlar. Yalnız başına dışarıya çıkmalarına izin verilmiyor. Baba ve erkek kardeşler kızların dışarıda neler yapabileceklerine karar veriyorlar. Sayfa 129.
6- Sünnet çocuklarının sonraki günlerde pansumanları acılı oluyordu. Sıcakta yaraları çabuk iyileşmiyordu. Sayfa 137.
7- Erkeklerin sünnet olması gerektiği Kur’an’da geçmiyor. Kâbe’ye hacca gidenler için sünnet bir mecburiyet. Birkaç hadiste de bu sünnetin  taklit edilmesi gerektiği bildiriliyor. Buhari-Hadis no. 6298, Müslim-Hadis no. 2370. Sünnet olmak, şimdiki zamanda sakal bırakmak gibidir. Sakal bırakanlar kendilerini inançsızlardan, müslüman olmayanlardan ve „temiz olmayanlardan“  ayrı tutmak için böyle yapıyorlar. Müslümanlar,  İslam öncesi Yahudilerde adet olan sünneti kendi sünnetlerine adapte etmişlerdir. Sayfa 138. (Bu yazdığım özet, kaynak belirtildiği için Necla Kelek’e ait görünüyor).
8- Aydın Türkler bile sünnetin faydalarından bahsediyorlar. Bazı ürologlar tarafından sünnetin zararları açıklandığı halde (Mesela Gérard Zwang), Almanya’daki Türkler sünnetten vazgeçmiyorlar. Sayfa 141.
9- Acılı tecrübe ve kayıp (Sünneti kasdediyor) iyi birşey olarak görülüyor, çünkü bu (müslüman) toplumunda kabul ediliyor-takdir ediliyor. Sünnet ile erkek çocukları ümmete aidiyet kazanıyor ve onların emri altına giriyor. Sünnetsiz erkek müslüman kadınla evlenemez, çünkü onu kirletir. Ben müslüman kadınlara sünnetsiz erkekle evli olduğumu söylediğimde inanmıyorlar ve tiksiniyorlar. Müslüman öğrencime, tanrının erkeğe o „Kabuğu“ verdiğini ve bu hediyenin neden kesilmesi gerektiğini sordum. Bana „Erkekler için bu bir imtihandır. Bu fedakarlığı kabullenmeyen, Allah’ın diğer buyruklarına da boyun eğmez“ cevabını verdi. Sayfa 143.
10- Erkek çocukları anneleri tarafından prens gibi şımartılıyorlar. Babaları tarafından yalnız bırakılıp sokağa gönderiliyorlar. Kadınları hakir görme alıştırmaları yapıyorlar. Sayfa 145.
11- Kitapta Almanya’daki müslüman ve Türklerin yaşantılarından bahsediliyor. Ayrıca yaşı küçük müslüman öğrencilerin cahilce yaptığı yorumlara da sanki bütün müslümanları temsil ediyorlarmış gibi yer veriliyor. Gençlerin aileleriyle değil, daha çok arkadaşlarıyla vakit geçirdiklerini, Kur’an kursuna gittiklerini ve genelde başarısız olduklarını anlatıyor.
12- Bir Türk genci, başörtülü kızların isteyerek başörtülü dolaşmadıklarını söylüyor. Sayfa 160.
13- Genç Türk erkekleri hayatlarındaki hedefin evlenip, mutlu yuva kurmak olduğunu, hanımlarının şerefli ve sadık olması gerektiğini söylüyorlar. Sayfa 161.
14- Başlık: „Sevgisiz-aşksız bir hayat“. Devamı: „ Bakara Suresi, Ayet 223 – Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. (…)“. Cinselliğe İslam’da sadece evlilik içinde izin vardır. Erotizm ile fazla alakası yoktur, erkeklerin cinsel dürtüleriyle ve şiddet ile alakalıdır. Müslüman-Türk toplumunda kadının hakir görülmesi ve kötü muamele edilmesi, üzerinde konuşulmayan karanlık bir tabudür. Aslan (Erkeğin ismi) gerdek gecesinde herşeyi genel-evdeki gibi uygulamak istiyordu. Birşeyler yapmak istiyordu ama saatler geçse de başaramıyordu. Ertesi günü kanlı çarşafı vermesi lazımdı. Durumu teyzesine anlattı. Teyzesi gerdek odasına girip, gelinin bakireliğini parmağı ile bozdu, gelin bağırdı. Teyzesi kanlı çarşafı aileye göstermek için dışarıya götürdü. Sayfa 165 ve 166.
15- Erkeklerin çoğunun genelevi tecrübeleri var. „Or..pu, f.hişe“ gibi küfürleri çok sık kullanıyorlar. Kadın cinsel isteğini yerine getirmezse dövmeyi çok normal buluyorlar. Erkeğin tatmin olması ve dölünü akıtması gerekli. Bir erkek: „Bir kadınla cinselliği yaşayamayacaksam, onunla daha başka ne yapabilirim?“ diyor. Sayfa 169.
16- Muhammed dişi tanrıçalar Allat, Al-Ozza ve Manat’ı lanetledi, sembollerini tahrip etti, dişi korumalarını öldürttü. Dişi tanrıçaların üzerindeki galibiyet aynı zamanda erkeğin kadın üzerindeki galibiyetiydi. Muhammed kadınlara güvenmiyordu, erkeklerin de içgüdülerini kontrol altında tutabileceğine güvenmiyordu. Muhammed’e göre akılcılık ve özdenetim yoktu, sadece kullandürtülerin kontrolü ve tatmini vardı-erkekler için.
17- Kur’an’dan  4. Sure Ayet 34’ün bir kısmı örnek veriliyor: “Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün”.
18- Cinsel ilişki mütedeyyin müslümanlar arasında ve İslam’da pis bir eylem olarak algılanıyor, bu yüzden ilişki evvelinde kısa dua okunuyor ve sonrasında yıkanılıyor. (Çarpıtmalara ve yalanlara bakın!) Fatima Mernissi’den alıntı yaparak: “(İlişkide) çeşitli ritüellerle duygusal bazda uzaklaşılır ve cinsel haz en esaslı görevine indirgenir: Orgazm ve üreme. İslam’ın bildirisi güzel olsa da, insanlığın sadece erkeklerden ibaret olduğunu düşünüyor”. Sayfa 171.
19- Diğer sayfalarda Türklerin ataerkil toplumundan, baba dayağının kabul edilmesinden, aile diktatörlüğünden, erkeklerin eşlerini seks objesi olarak gördüklerinden, erkek-kız çocuklarının birbirinden ayrı büyütülmesinden, müslüman Türk erkeklerinin sevgisiz büyütüldüklerinden ve Allah korkusuyla yetiştirildiklerinden, dünyayı siyah-beyaz görmelerinden, duygularını geliştiremediklerinden, soru sormanın “yasak” olduğundan,  töre kanunlarının kabul edilmesinden ve bunlara sorgulanmadan riayet edildiğinden, problemler hakkında susulmasından, Kurban Bayramı’ndaki vahşi durumlardan (bütün ayrıntılarıyla hayvanların nasıl can çekiştiğini-işkence edildiğini ve Hürriyet Gazetesi’nden alıntılarla) ve kurban kesmenin  Muhammed’in bir efsaneden alıntı ettiğini (Sayfa 191), hocaların kaderciliğinden, camideki 3-4 yaşlarındaki bir çocuğun namaz kılınırken ne kadar korkulu gözlerle baktığını ve babasına sarıldığını (Sayfa 205), hocaların din adamından ziyade Türkiye tarafından ücreti ödenen İslam diplomatları olduğundan (Sayfa 207), dinin daha çok taklit edildiğinden, ezber yapıldığından, şeriatten ve diğer İslam Ülkeleri’nden, bazılarının ev ve cami arası yaşadıklarından, bir hocanın yardım parasıyla geçindiğinden, internetteki fetvalardan bahsediliyor.

20- Kitabın 227. Sayfasında şöyle yazıyor (“Müslüman-Türk” bir kadının görüşleri): İsa arkasından kanun bırakmadı. Havarileriyle Muhammed gibi konuşmadı. Matthäus-Evangelium’da (13-15) -yani İncil’de-  İsa insanlara “Kalpleriyle anlamalarını” söylüyor. (…) İslam otoriter bir din ve üstün hakikat ile hareket ediyor. Müslüman kişi kabul etmeli, itaat etmeli. İsa ise insanların kendilerine güvenmelerini, inanmalarını telkin ediyor ve korkmamalarını öğütlüyor. Ama Kur’an’da inanmayanları kovalayın ve onları dost edinmeyin deniliyor. (Sure 4, ayet 89). Tanrı-oğlu (İsa)  korkulacak birisi değil. (…) Eski Ahit ve Kur’an kanlı-şiddetli olaylardan bahsederken, Yeni Ahit sevgi ve ümidin bildirisi. İsa’nın bildirisi bana çok yardımcı oldu. Müslüman-Türk dünyasının kontrolünden kaçtım. Ahiret korkularından kurtuldum. Hıristiyanlığın ümitli bildirisi kendime güvencimi kazandırdı. “Biz”den kurtulup “Ben” oldum.

Kitaptan kısa hayat hikayeleri, dikkat ederseniz hep hapishaneye düşen erkeklerden bahsediyor:

1-     Hapishanedeki Mehmet isimli Kürt Erkeği
Mehmet 1967 senesinde doğduğunu tahmin ediyor. Çok çocuklu aileden geliyor. Ailesinin arazileri, hayvanları, dükkan ve oteli bulunuyor. Dedesi Atatürk’ün inkilapları neticesinde isyankar olmuş. Mehmet PKK için uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından Almanya’da hapishanede yatıyor. Başkalarının yüzünden hapis yattığını düşünüyor, hayatı hakkında sorumluluk üstlenmiyor. Gençliğinden beri Türklere karşı intikam, çatışmayla uğraşıyor ve aşiretinin emirleri altında yaşamış. Herşeyi doğru yaptığından emin. -Mehmet’in hayat hikayesi ayrıntılarıyla anlatılıyor.-Sonrasında özellikle aşiretlerin intikam hırsları, aşiretlerin kendi koydukları kanunlar ve şeriattan (Kur’andaki kısas-diyet ayetleri 2/178 ve 17-33 örnek verilmiş) ve Türkiye Devleti‘nin ciddiye alınmadığı şeklinde açıklamalarla devam ediyor, burada kısa kesmek istiyorum.
Mehmet’e yaptıklarından pişman olup olmadığı soruluyor: „Ben herşeyi ailem için yaptım. Babam bana silah verip dağa gönderdiyse bile, oğulları için en iyisini seçti. Biz savaştayız. Türkler suçlu. Bizi rahat bıraksınlar, işlerimize karışmasınlar. Türkler de kim oluyorlarmış?“ diye cevaplıyor.
Not: Türklerden bahsedilirken, Kürtler de örnek veriliyor. Almanlar Türk, Arap ve Kürdü ayırd edemiyorlar zaten. Dikkat ederseniz Mehmet zengin bir aileden geliyor, yoksulluk yüzünden dağlara düşmemiş.

2- Hapishanede Adem isimli Erzurumlu -zengin bir aileden- Kürt erkeği:
Adem orta yaşlarda (1956-60 yılları arasında doğduğunu tahmin ediyor) bir Türk erkeği, hanımını bıçaklayarak yaraladığından hapiste yatıyor. Hayat hikayesi siz Türkiyeliler’in bildiği  zor hayat şartları içinde geçmiş. Annesi vefat etmiş. Üvey annesiyle büyümüş. Babası vefat etmiş. 15 yaşında evlenmiş, 19 yaşındayken 2 çocuk babasıymış. Sonradan Almanya’ya gidiyor. Yıllar sonra boşanma arefesinde hanımını bıçaklıyor. Adem, evliliğin, „Onlarda“ iki kişinin izdivacı olarak değil, iki erkek (aile reisi) arasında alışveriş olduğunu söylüyor.

3- Hapishanedeki kolonya kokulu Yılmaz, kadın tüccarı:
Yılmaz kısa boylu ve saygılı bir erkek, alevi, Türkçe’yi iyi derecede konuşuyor. BMW sürüyor, saçları uzun ve arkadan örgülü. Ayakkabıları sivri ve parlak. Sevginin nasıl hissedildiğini bilmiyor. Yazara „Abla“ diye hitap ediyor. 17 yaşında babasını kaybetmiş. Amcası nüfus kaydını değiştirip onu 3 yaş büyültmüş. Askerden sonra genç yaşta Almanya’dan bir kız ile evlendirilmiş. Hanımını ilk defa düğünde görmüş, birkaç yıl sonra ayrılmışlar.

4- Yazar bundan sonra hapishanedeki Rahman isimli İranlı bir erkekten bahsediyor…1979 senesinde doğmuş…Yine zor  şartlar altında yaşanan bir hayat hikayesi…

5- Diğer tutuklu Almanya’da büyüyen 28 yaşındaki İbo. İbo’nun ailesi iç Anadolu’nun küçük bir köyünden geliyorlar. Meslek eğitimini yarıda bırakmış. İbo hapishaneyi ceza yeri olarak değil, disiplin yeri olarak görüyor…Annesi sabahları kahvaltısını hazırlarmış. Sonrasında eğlenmeye gider, cinselliğini özgürce yaşar, içki ve uyuşturucu ile günlerini geçirirmiş. Domuz eti de yiyiyormuş. Uyuşturucu bağımlısı olmuş, borç içinde kalmış. Problemleri hakkında ailesiyle konuşmuyormuş. Kendisini ve ailesini dindar olarak tanımlıyor. Hapishanede domuz eti yemeyi ve içkiyi bırakmış.

Çok kısaca özetlediğim hayat hikayelerine burada son vermek istiyorum.

Önemli: Kitapta bazen yazar hanım (Necla Kelek) düşüncelerini belirtiyor, bazen de hayat hikayesini anlattığı kişinin dilinden birebir aktarıyor.
Tercümeler bazen kelime kelimedir, bazen özet manaları içerir.

İslam’ı ve müslümanları eleştiren yayınlar Almanlar tarafından ne kadar ciddiye alınıyor?
1990’lı yılların ortalarından beri İslam Alman Medyası’nın ilgi odağı oldu. Bilhassa 11 Eylül olaylarından sonra müslümanların her yaptıkları ve söyledikleri manşetlere taşınır oldu. Reytingleri yüksek tutmak için genelde olumsuz örnekler veriliyor. İşin içinde gizliden İslam düşmanlığı da var tabii ki. Bu tarzdaki hayat hikayeleri Almanları da baydı artık. Müslümanlar hakkında önyargılı olanlar, olumsuz haberleri hemen kabulleniyorlar. Aklı başında olan Almanlar ise daha çok araştırıyor ve sorguluyorlar.
Sıra şimdi İslam Medeniyeti ve İslam Felsefesi’nde. En önemlisi ise, Almanlar artık müslümanlar hakkında olumsuz konuşmak yerine, onları daha yakından tanımak istiyorlar. Müslümanların üzerine bu konuda birçok görevler düşüyor.

Necla Kelek’in kitabı üniversitede bilimsel kaynak kitap olarak kabul edilmiyor.
Necla Kelek gibi birisinin Alman İslam Konfaransı’nın daimi üyesi olması üzülecek bir durumdur.

Feridun Zaimoğlu gibi saygın bir Alman-Türk yazarı bu gibi yazarlar hakkında „Aydınlanma-Histerikleri“ kelimesini kullanmıştır.

Necla Kelek kimdir?

İstanbul’da doğdu. 10 yaşında ailesiyle birlikte Almanya’ya yerleşti. İktisat ve sosyoloji okudu. Din ve göç konularında araştırmalar yaptı; (…). Alman İslam Konfaransı’nın daimi üyesidir. Hamburg ve Berlin’de serbest yazar ve yayıncı olarak yaşamaktadır. (…)
Kaynak: http://sanatkop.com/index.php/necla-kelek-kimdir/
Kaynak kitap: Die verlorenen Söhne. Plädoyer für die Befreiung des türkisch-muslimischen Mannes, Necla Kelek. 2. Baskı.Ekim 2007, München.
Kitabın Türkçe ismi: Kaybedilmiş erkek çocukları. Müslüman-Türk-Erkeğinin kurtuluşu için savunma söylevi.

Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7  
zyavuz@ymail.com

22 Temmuz 2010 15:04 – 34 Yorum – 6,938 Okunma

http://www.haber7.com/haber/20100722/TurkErkeklerini-ve-Islam8217i-karalayan-Almanca-kitap.php

YA BU ALMANCILAR BİZİ NE HALLERE DÜŞÜRDÜ

bunlar yüzünden avrupa bizi yanlış tanıdı

Yorumun Devami

  • 31 Temmuz 2010 20:00 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Kimseye okutmazlar derken kastım, bu kitapları yayınlayanlar ile

reddiyeyi yayınlacak kişiler bambaşka okuyucu kitlesine hitap etmektedir ve büyük ihtimalle birbirlerinden habersizdirler. Demek istedimki, bu kitabı bastırıp yayınlayanlar senin reddiyeni basıp dağıtmayacaklarından onların ulaştığı kitleye senin ulaşman mümkün değil. Ve zaten sana gelipte senin reddiyeni ulaşacak insanın böyle reddiyelerle kafasını allak bullak etmektense ciddi İslami eserleri okutarak daha doğru ve ciddi bilgi edinmesine sebep olabilirsin. Ebu Cehillere laf yetiştirmek zorunda değiliz.

Yorumun Devami

  • 27 Temmuz 2010 00:17 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Bu yüzden senin yazmayı tavsiye ettiğin reddiye ciddi okuyucuyu

zaten ilgilendirmediği için böyle manipulativ kitaplarla ve reddiyeleriyle zaman kaybetmeyi israf kabul ediyor. Yani sen reddiye yazarken aynı zamanda Kelekin fikirlerinide serdetmek zorundasın ve istemiyerek onun fikirlerinide yayacaksın. Halbuki böyle kitaplarla ancak panellerde ve bire bir tebliğlerde mücadele daha faydalıdır. Çünkü İslama düşmanlığı ayan beyan kişilerin bir sürü kitabı var ve onların hangi birine reddiye yazacaksın. Halbuki hakkı arayanlar, hakiki müslüman bulup kitap ısmarlıyorlar.

Yorumun Devami

  • 27 Temmuz 2010 00:10 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Mustafa kardeşim, Almanlar bir Kuran tercümesi bile ararken artık ciddi

müslümanlara soruyorlar: Hangi Kuran tercümesini tavsiye edersiniz, diye. Bunun manası, Avrupa Kültüründe büyümüş ciddi arayış içindeki insanlar, kendi insanının ne kadar şeytan ve manipulist olduğundan haberdarlar ve Kuranı tercüme ederken bile mağluk ve çok imalı kelimeler kullanarak kendilerini Kuran tercümesini dahi kullanarak İslama düşman edebileceğini biliyorlar ve samimi, dinini yaşayan müslümanlardan bilgi temin etmeye gayret ediyorlar. Ancak kelekleri zaten bilerek Kelekin kitabına yöneliyorlar

Yorumun Devami

  • 27 Temmuz 2010 00:03 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

TUTARSIZ İDDİALARDA BULUNMAMAK GEREKİR

Tutarsız iddialarda bulunmamak gerekir. İnsanlar çok çeşitli olabildiği için, hiçbir konuda ve bazı kitapların kimsenin umurunda olmamasında, genelleme yapılamaz. Yazılacak reddiyeyi kimseye okutmamak için basımını mı, satışını mı, internetten yayınımını mı engelleyecekler, yoksa her Almanın başına bir Gestapo mu dikecekler? Aklı başında Almanın ne yapıp ne yapmayacağı tartışılabilecek geniş bir konudur ve Külekin kitabına merak saikasıyla bile olsa bakabilir. Anlamak konusunda bir ders, böyle verilmez!..

Yorumun Devami

  • 26 Temmuz 2010 09:29 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

bize ait her şey fetihin kolları gibidir..?

Bir kişi müslüman ise..onun yazdığı her şey İslama hizmet hesabına geçer..ve hatta İslamdan sadece Kelime-i Şehadet kadar hissesi olsa bile..yazdığı her şey başka milletlere nur dağıtır..onları İSLAM DİYE BİR DİN VARMIŞ diye sorgulamasına neden olur..yani müslümanın her hareketi ZAHİREN ŞER OLSA da gerçekte hayırdır..Zehra bacımıza BU ÇOK GÜZEL YAZISI için sevgimizi sunar..İslamın renkleri arasındaki yolculuğunda EMPATİ yapmasını bilen..kendisi bilmesede Amazonların bir temsilciside onun olduğunu söyleriz.

Yorumun Devami

  • 26 Temmuz 2010 08:36 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Mustafa NUTKU arkadaşımız galiba işin hinoğluhinliğini hala

anlamadı. 1. Bu kitaba reddiye hiç kimsenin umurunda değil, Kelekin kitabıda aslında kimsenin umurunda değil. Bu kitabın bir tek gerekçesi var: Müslümanlığa meyledebilecek Alman gençlerine bu kitabı tavsiye edip beyinlerini ve kalplerini allak bullak etmek. Bu yüzden yazılacak reddiyeyi zaten kimseye okutmazlar ve aklı başında Almanlar zaten Kelekin kitabına dönüp bakmazlar bile. 2. Gaye, İslamı müslüman adı taşıyan birinin kaleminden kötületmek, çünkü kendi hezeyanlarını zaten kimse takmıyor.Anladıkmı?

Yorumun Devami

  • 26 Temmuz 2010 01:37 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

BUNLARA REDDİYE KİTABI NİYE YAYINLAMIYORSUNUZ?SA

Sayın Zehra Yavuz iyi bildiği Almancasıyla bu Almanca kitabı okuyup tahlil etmiş, yanlışlarına işarette bulunmuş. Bunu sadece haber7 de bir haber yazısı olarak yazmakla kalmayıp, bizzat kendisi veya edebî Almancası iyi olan biriyle müştereken Necla Kelekin hezeyanlarına cevap mahiyetinde kitap hazırlayıp Almanyada neşretmesi gerekmiyor mu? &8220Kırk gün karanlıktan şikayet etmektense, bir mum yakmak daha hayırlıdır.&8221

Yorumun Devami

  • 25 Temmuz 2010 20:13 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

cumhuriyet kızları frenklerin tiki kızlar projesi

cumhuriyetin kızları diye bir filim yapacaklardı(nasıl oluyorsa bir yönetim şeklinin kızları)nurseli idiz birde önlü bir travesti vardı adını hatırlayamadım,evet cumhuriyetin kızları frenklerin kaç yüz yıllık rüyası,baş edemedikleri türk erkeklerini tiki kızlara dönüştürme projesidir bir nemzede,aslında model kadın tipinide buna göre düşünün,türk kadınını erkeğinin üzerine çıkartma ve onun üzerinde hakimiyet kurma isteğidir bir nemzede,neden katolik medeni hukuku yıllarca dayatıldı.

Yorumun Devami

  • 25 Temmuz 2010 14:28 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

F

Ah felek zalim felek, kimine kavun yedirdin kimine yediriyon Kelek :)) Keleke kalmış Almanlarda kelekleşmeye başlamışlar, toplum, aile yapısı afaroz olmuş…bu uyuyoooo, Kiliseden çıkıpta etrafına baktığı yokki…Şöllleee geceleri çıkıp bir Gaststaetteleri dolaşsın, Discoları dolaşsında…ama içeri sokmazlar…tipi müsait değil…kocamış karı hemide Türk!

Yorumun Devami

  • 25 Temmuz 2010 08:34 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Sünnetmi dediniz?

Önümüzdeki Çarşamba günü bir arkadaşımın çocuğunu 11 yaşında sünnet ettireceğiz, Almanyada, hastanede. Geçen haftaki ön görüşmede Alman Doktor babaya kızdı, neden bu kadar geç bıraktınız diye. Kardeşim, Almanlar bile çocuklarını sünnet ettirmek için sıraya giriyorda, siz sünneti eleştiriyorsunuz, cilasız yontmasız taş devridemi vardıda oradan geliyorsunuz??? AIDSden ve birçok kadın ve erkek hastalıklarından korunmak için sünnet kaçınılmaz tıbbı tavsiye olmuş bu günlerdede, siz nerede yaşıyorsunuz Kelek?

Yorumun Devami

  • 25 Temmuz 2010 08:30 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ortaçağ kafası

heralde kızın nereye gittiklerini bilecekler kızın güvenliği için. almanyada kız evine 3 gün gelmiyo. 9 ay sonra bebek doğuyor hangi arkadaşından diye 10 erkek arkadaşından test alınıyor. medeniyet dedikleri özgürlükten kasıt bu heralde

Yorumun Devami

  • 24 Temmuz 2010 21:27 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Erkek takıntısı olan bir kadın

Küçüklüğünde yaşadığı olaylardan etkilenmiş veya müslüman erkeklerden yüz bulamamış. Alt yapısı var bu iftiraların.İslam kadını koruyor.Saçını örten bir kadın cinsel obje olmaktan kurtulur.Kadınlar güzellik yarışındalar.Bu rekabette çirkin kadınlar ve yaşı geçenler eziliyor.Erkekler nasipleniyor.Cinselliğine hakim olamayıp ya evlenmiyor evli ise boşanıyor.Olan eskimiş kadına ve çocuklara oluyor.İslam erkekleri kontrol altına almış bu hikmetle kadının örtünmesini emretmiş.İhtiyar kelek bunu iyi anlayacak

Yorumun Devami

  • 24 Temmuz 2010 13:54 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

türk kadınını…

türk kadının avrupalı kadınlar gibi bir fahişe yapamadınız gitti,türk kadınınıda avrupalı kadınlar gibi bir sokağa düşürseydiniz baya zevk alacaktınız herhalde.

Yorumun Devami

  • 24 Temmuz 2010 13:37 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Karalama Karşılığında Ödüllendirme…

Türkiyeyi karalama karşılığında bazı yazar, sanatçı, aydın v.s. şeklinde adlandırılan kişilere ödül (Nobel de dahil), para, şöhret v.s. vaad edildiğini düşünüyorum.

Yorumun Devami

  • 24 Temmuz 2010 13:31 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

keleğin pisikolojik eğilimleri..

bizden kurtulup ben oldum…. hayır kelek !sen olamadın ne yazıkki…çünkü sen hala kompleksli bir zavallısın..evet yanlışlar vardır bunu görmek için alamanyada yazar olmaya gerek yok..konuyu derinleştirirdim ama editör yayınlamaz sonra papaz oluruz..mahkumun sana abla demesine bozulmuşsun…bence insaflı davranmış bi aynaya baksana allah aşkına..pardon tanrı aşkına..sünnet konusundaki yaklaşımın beni korkuttu,kötü bir çocukluk geçirmişsin.

Yorumun Devami

  • 24 Temmuz 2010 10:09 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

İslam Düşmanı ve İslam Konferansı Üyesi

İnsanlar kendi inandıklarını doğrulatmak için pek çok kere yanlış örneklere sarılır. Biz bunu Türkiyede de yaşıyoruz. Bu nedenle artık alıştık. İslamdan nasibini almamış olan için ne haltlar yese yeridir. Konuşupta kendimizi yormaya değmez. İşimize bakalım…

Yorumun Devami

  • 24 Temmuz 2010 05:59 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

karaktersizlik

onlar istediği kadar böyle yöntemlere başvursunlar ama şunu bilsinler onlar islamın ve türk erkeklerinin reklemını yapıyorlar soğusunlar diye yazılan kitapları okuyan birçok almanın hakyola girmesine vesile olacak o kitaplar hiç merak etmesinler daha öncede yapılmıştı bu ama tam tersi yönde etkileri olmuştu ve gene aynısı olacak kendi elleri ile islamı zirveye taşıyacaklar Allahın emri ile

Yorumun Devami

  • 23 Temmuz 2010 23:51 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

İslamı karalayarak bir yerlere gelme isteği

İslamı karalayarak bir yerlere gelmeye çalışan pek çok insan geldi geçti. Dolayısıyla ağızlarıyla kuş tutsalar hikaye. Güneş balçıkla sıvanmaz. Müslümanım deyipte insanların kendi cehaletlerini islama yamamaya kalkana Allah hidayet nasip etsin. Allah hidayet nasip etsin.

Yorumun Devami

  • 23 Temmuz 2010 23:36 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

dikkate almaya değmez

alman bizi iyi bise ne olur kötü bilse ne olur.Bu kadıncağız sanırım kendi başından geçen olayları ve fantazilerini aktarmışa benziyor napıcak milletin sünnetini filan kestirip kestirmediğini ne kadar ayıp ama.

Yorumun Devami

  • 23 Temmuz 2010 23:25 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Tek kelimeyle tebrik ediyorum…

Yazınızın neredeyse hepsini okudum. Sizi tebrik ediyorum. Araştırmacı yazar sıfatını bence sonuna kadar hak ediyorsunuz. Bizi bilgilendirdiğiniz için teşekkür ediyorum. Lütfen bu tür araştırmalarınızı okuycularınızla paylaşınız. Ben ilk defa bir yazınızı, kısmet oldu, bugün okudum. Bu günden itibaren geçmişteki yazılarınızı ve gelecekte yazacaklarınızı takip etmeyi düşünüyorum. Allahın selamı üzerinize olsun. Sebat, sekanet sizin olsun. teşekkürler sevgili yazar.sağolun.

Yorumun Devami

  • 23 Temmuz 2010 15:44 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Femmale yada Male..

Mesele Keleğin yazısı değilki..Zihniyetlerin farkını anlamaktır..kadın tipi toplumlar ile erkek erksel toplumlar arasındaki faydalı ve zararlı yönleri ortaya koymaktır..Zehra bacı..sizlere şirin görünmek için..bu kadının yazısı ..şöyle görünüyor diyerek İslamcı damarınızı okşamış olabilir..hoşunuza gitmiş olabilir ama Zehra bacı sen almanyadaki kadınlara bakarak bir şeyler çözmüşşün ama Türkiyemizdede henüz tam sünnileşmemiş laz ile hellen kökenli kadınlar kökleri olan Amazonları aynen taklit ediyorlar.

Yorumun Devami

  • 23 Temmuz 2010 09:37 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Ama bu 30-40 sene geride kalmış taktiğe artık Almanlarda gülüp geçiyor

ama hangi Almanlar? Okumuş, önyargılardan arınmış, kendi toplumunun içine düştüğü felaketin farkında ve çıkış yolu arayan, Kilisenin çirkefliğini artık görmemezlikten gelemeyen ve Ne olacak bu Almanların hali diye kafa yoran Almanlar. İşte bu Almanlar, toplumlarının felaketi için çareyi Müslüman Aile yapısında ve İslamda bulurken, bunların bu çözüm önerilerine engel olmak için Kilise ve katıksız İslam düşmanları sürekli böyle kitaplar, terör olayları uydurup duruyorlarki hepsi ısmarlamadır.

Yorumun Devami

  • 23 Temmuz 2010 01:51 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Orta derecede bir eğitim, orta derecede bir ahmaklık ve orta derecede bir

hinoğluhinliğiniz oldumu Almanlara kitap satmak kadar kolay bir şey olmaz. Yapacağınız tek şey asla ve asla müslümanlıktan birşey bilmeniz, müslümümanların arasına girmeniz, müslümanları incelemeniz gerekmiyor. Çünkü bunu kimse istemiyorki. Onları istediği şu: 1. 99 tane orta zekalı, orta eğitimli ve Müslümanlardan gıcık alan Alman bul 2.Onların Müslümanlar hakkındaki önyargılarını not tut. 3.Önyargılara birazda kendi zehirini ekle sonra kitap diye piyasaya sür. En önemli şeyde senin ismin kitapta olsun

Yorumun Devami

  • 23 Temmuz 2010 01:45 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Eeee ekmek parası, Almanya gibi bir yerde yaşamak kolay değil,

Eğer Türkiyeden oraya gitmiş, biraz kendi kültürü ve diniyle bozuşuk, hemde Din ve göç konularında araştırmalar yapmışsan vede serbest yazar ve yayıncı isen, maalesef ateist ukala almanlar için gerçek bir cash cow hedefi haline gelirsin.. Nasılsa Türkiyede değil Almanyada yaşıyorya Vur patlasın çal oynasın, halbuki Necla hanım çuvaldızı insanlığa karşı işlenen suçlar bakımından Almanlara batırmaya çalışsa, Türklerin yanına bile yaklaşamyacağı boyutta Almanları karalayacak tonlarca neden bulur.

Yorumun Devami

  • 22 Temmuz 2010 23:10 – Toplam 0 kisi beğendi.

Bir zamanlar

"Aaah,Felek,kimine karpuz yedirirsin,kimine kelek"diye bir halk sözü vardır.Felekin bu eski huyu değişmiyor.İtalyanlara:Anna Masala,Almanlara:Anne Marie Schimmel,Fransaya Anne Marie Schimmel gibi İslam kültürünün değerini bilen üç muhterem Hanımefendi ihsan ediyor.Bize ise Kelek veriyor.Neyse ki yeteri kadar muhterem Hanım yurdumuzda yaşadı ve yaşamakta.

Yorumun Devami

  • 22 Temmuz 2010 21:49 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

amazonlar

hıristiyan kadınları "amazonlar" gibi ise, eski müslüman nejla kelekler de lutun karısı gibidirler. havvayı şeytan yapan hıristiyanlardır. ilk kadın hz. ademin karısıdır ve ademin zellesinden de sorumlu değil. havvayı mutahhar gören islama dil uzatan hain kadınlar ise, lutun karısına benzer. lutun karısı inananlarla beraber kurtulup temiz kalacağına, arkasına bakıp lutilere hak verdi. halbu ki kendisi bir luti olmazdı doğal olarak. ama şeytana destek verenler sonunda onun gideceği yere gider.

Yorumun Devami

  • 22 Temmuz 2010 21:06 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ESRA ELÖNÜYE DE BAKIN – BU KADIN SADECE KİTAP HALİNE GETİRMİŞ

Zehra Ablacığım Yıllardır Haber7 Yazarı Esra elönünün yazılarını toparlayın bu kadının kitabıyla aynı olduğunu göreceksiniz. Doğru söylüyorsunuz artık avrupalı fikri bazda bizimle uğraşmayı bıraktı bizim içimizde hemde müslüman camianın içinde Türklüğü ve Müslümanların ne kadar medeniyetsiz olduğunu (HAŞA) sürekli dillendirenler ve daha sonra başka semtlere taşınanlar var. İlk örneği Ahmet Hakandı şimdide Esra Elönü var. Necla Kelek bir kitapta toplamış onun için dikkat çekiyor. daha beterleri var yoksa..

Yorumun Devami

  • 22 Temmuz 2010 16:40 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Eril ve dişil toplumlar..?

Dünyada kadınlar için iki düzen vardır..Hiristiyanlığın kadınları, erkeğini koca olarak görse dahi..erkeklik anlamında bakar..Evin reisi olarak kabul etmez..Amazonlardaki gibi görevlerini yapan erkekler olarak görür..Ailede esas bir birey olarak görmez..Kocalık vazifesinden sonra, onu fazla tutmaz, gidebilir…kadın çocuğuyla ilgilenir..İslamın kadınları ise kocanın yanında ikinci derecede kabul edilir..serbest hareket etme hakları kısıtlıdır..Kocasına başkaldıramaz..o müsade etmedikce evinden ayrılamaz..

Yorumun Devami

  • 22 Temmuz 2010 16:27 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

matematikte fonksiyonlar..?

Zehra hanım..Cinselliğin müslümanlar için tabu olduğunu kabul etmek gerekiyor..müslümanlar o saha hakkında konuşmazlar ve kelam etmeyi ar sayarlar..Hatta ilişki onlar için Havva analarının işlediği ve kadınların boynuna bıraktığı bir utanç abidesi..olarak nesilden nesile aktarıldığı ve kudsi kitapta cennetten kovulmaya sebeb olduğu için..ehvenüşer kabul edilir..Halbuki Havva bir semboldur..kadınlığı ve üremeyi temsil eder..Onun yaptığı günahta değildir. .Aletleri fonksiyonuna uygun olarak kullanmaktır..

Yorumun Devami

  • 22 Temmuz 2010 16:19 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

müsemma

soyadıyla müsemma zaten…. araştırma, gözlem, röportaj her ne ise var. mikailin dediği gibi her tarafı dökülüyor. kabuğunu beğenmemiş, bir sürü zırva ile alman kamuoyunda reyting tutma adına ortaya karışık bir çorba (çorba da değil aslında) olmuş.

Yorumun Devami

  • 22 Temmuz 2010 15:34 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

bu kadin bir turk olamaz

guya alman islam konferansinin daimi uyesiymis?! bu sahsin islamla alakasi kalmismi? avrupalilarin ekmegine yag surmus. hiristiyanlar bile bugun islamiyetin kadinlara kendi dinlerine nisbeten daha fazla hak tanidigini itiraf ederken, islam konferansi uyesi bir sahis neler soyleyebiliyor. Allah bildigi gibi islah etsin…

Yorumun Devami

  • 22 Temmuz 2010 15:32 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Cehalet işte…

Her tarafı dökülüyor, nereyi yazıcaksın nereyi düzelteceksin arkadaş. ALLAH (c.c.) ıslah etsin.

Yorumun Devami

  • 22 Temmuz 2010 15:22 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

necla kelekin kelekliği

necla kelek sünnetin bazı ürologlar tarafından gereksiz görüldüğünü yazmış.benim yeğenim amerikada 2 tane erkek çocuk dünyaya getirdi.ikisinide hastahaneden çıkmadan kanun gereği sünnet ettiler.müslümanlar dinimizin gereği olarak yapıyoruz peki amerikalılar niçin yapıyor.necla kelek kitap yazarken biraz dünyayı araştırda keleğe gelme.

Yorumun Devami

  • 22 Temmuz 2010 15:19 – Toplam 0 kisi beğendi.
2

Mayıs

180 Okunma

AglamaBebekim

Bakıyorum da bazı okuyucular, yazdıklarıma içerlemişler. Halbuki ben Türkiyeli teyzeleri çok seviyorum. Maksadım onları kınamak değildi…Hem sonuçta kendim de Türkiyeli teyze olacağım!

47 derece öğlen sıcağında gözleriniz buğuluyken önünüzden yelek giymiş bir teyze geçse ne yapardınız? Ben güldüm, gözlerime inanamadım. Kınadığımdan değil, çok komik bulduğumdan yazımda o teyzeye yer verdim, sağolsun beni bayağı güldürdü.

Teyzelerin ayaklarını Kâbe’ye doğru uzatmaları da asla beni ilgilendirmiyor… Ben hiçkimseye karışmam. Fakat yaylanarak oturup, kimseye yer vermediklerinde gıcık oldum. Bir hanım o sıcakta namaz kılmak için yer bulmaya çalışıyordu.Bu teyzelerden birisi rica edildiği halde birkaç santim kenara bile gitmedi. Ben yanıma çağırdım ve çok sıkışık bir halde kıldık namazımızı…

Keşke imkanlarım elverse de Türkiye’de birçok köyü dolaşarak teyzelerle sohbet etsem, onlarla köy işleri yapsam. –Elbette bütün teyzeler köylü değil, ama ben köy hayatını  merak ettiğimden böyle örnek veriyorum-. Hayat hikayelerini ve türkülerini dinlesem… Ben insanlarla tanışmayı  ve sohbet etmeyi çok seviyorum. Fakat Umre’ye daha çok ibadet etmeye gittiğimden, etraftaki insanlarla çok fazla ilgilenemedim.
Yaşlı Almanlardan yıllardır 2. Dünya Savaşı’nda yaşadıklarını dinledim. Yaşlıların tecrübe ve düşüncelerinden faydalanmak zevk verir bana… İnsanları ve hayatı çok ilginç buluyorum.

Elalemin ayak bakımı da beni hiç ilgilendirmiyor. Fakat o bakımsız ayaklarla secde ettiğim yere basıp geçtiklerinde beni ilgilendiriyor! Çünkü bazılarının ayakları gerçekten çok bakımsızdı. Bunları neden yazıyorum? Oralara gidecek olanlar bakımlarını önceden yapsınlar veya çorapla gezsinler diye. Herkes secde yerlerine basıyor çünkü…

Kendinizle alakalı konularda hemen de hassaslaşırsınız, ama Almanya’daki Türkleri yıllardır hakir görerek „Almancı“, „Gurbetci“ yakıştırmasını yaparsınız! Sanki kendiniz çok elit bir kesimsiniz de! „Almancı“ da ne demek oluyor, nasıl bir edepsiz bir yakıştırmadır bu! Ne demek istiyorsunuz siz!? Kendi batı hayranlığınıza bakın siz ilkönce! Yapmacık kibarlık budalaları! „Gurbetci“ diye hakir gördüğünüz kesim, buraya gönderdiğiniz o ithal damat ve gelinlerinizdir, yani bizzat kendinizsiniz! Halen Almanya’ya adapte olamayan, Almanlarla irtibata geçemeyen kesim sizsiniz! Yani sizin o ithal damat ve gelinleriniz! Yani „Almancı“, „Gurbetci“ diye hakir gördüğünüz insanlar, sizin sonradan Almanya’ya gönderdiğiniz AKRABALARINIZDIR!

1960 ve 1970 yıllarındaki işçiler artık Almanya’da değiller! Burada sadece Avrupalı/Almanyalı Türkler var! Veya sonradan gelen Türkiyeliler! Belki de „Gurbetci çocuklarını“  hakir görüyorsunuz. Onlar kimler? Birçoğu ithal damat ve gelinlerin yetiştirdiği çocuklar!

Elbette Almanya’daki Türkler de –her insan gibi- dört dörtlük değiller ama artık bu aptalca genellemelerinizi bıraksanız çok iyi olacak! Çünkü her yerde her türlü insan mevcut!!!

„Memleket nere“ sorusuna neden bu kadar gıcık oluyorum, anlatayım: Çünkü babamın-annemin doğup-büyüdüğü yerlerdekiler ve bazı akrabalar CHP’li! Bu benim psikolojimi fena halde bozuyor! Gerçekten! Sevmiyorum o tarafları. CHP gibi bir parti Almanya’da en fazla yüzde 3 oy alırdı.

Bana „Memleket nere“ sorusunu soran teyzenin bir suçu yok. Fakat duamı bitirdikten sonra sorsaydı daha iyi olurdu. Bir de memleket konusundaki karışık durumlar beni çok zorluyor. Aydınlıyız deyip geçmek istemiyorum. İçimden hissetmediğim birşeyi asla söyleyemiyorum. Ona sadece „Teyze üzerine alınma ama bu benim Kâbe’deki en son duam, birazdan yola çıkıyoruz. Şu an konuşamayacağım“ dedim.

Şimdi o teyzeyle sohbet etmediğime çok üzülüyorum, belki o an sohbet etmeye çok ihtiyacı vardı. Belki onun gönlünü alsaydım, sevindirseydim, daha iyi sonuçlar elde edecektim? Memleket nere sorusuna genelde „Babam Aydın’da doğmuş ama aslen Afyonluyuz“ diyorum. Ama Afyon hakkında internetteki bilgilerden başka bir bilgim yok. Afyonlu birisini de tanımıyorum.

Ben de birçok kişiler gibi „Memleket nere“ sorusuna sadece bir şehir söylemeyi çok isterdim. Mesela „Malatyalıyız, bizim oralarda şu yemeği yaparlar, düğünlerde şu geleneklerimiz var, dedemin dedesinin dedesi Malatya’daki köprüyü inşa etmiş, gibi birşeyler söylemek isterdim…

Keşke dedelerimiz birşeyler yazsalardı da şimdi o eski mektupları okusaydık. Eskilere dair elimizde hiçbirşey yok. Almanların bazıları Ortaçağ’a kadar olan akrabalarını soyağacıyla ismen  biliyorlar. Ellerinde çok eski kitap ve mektuplar var. Bazıları mesleklerini bile biliyorlar.

Amcamın araştırmalarına göre Osmanlı Dönemi’nde bizim dedelerimiz padişahın atlı korumalarıymış, yani sipahiler. Soyismi kanunundan evvel lakabımız Sipahioğullarıymış.

Umre’den son tesbit ve gözlemlerim:

1-     Zemzem Suyu’nun tadı biraz tuzlu ve yağlı gibi.

2-     Yoldaki arabalar genelde Toyota idi.

3-     Erkekler daha çok Kur’an okuyorlar. Hanımlar genelde sohbet ediyorlardı.

4-     Namazdan sonra etrafıma baktığımda sadece ben oturup tesbihat okuyordum. Herkes kalkıp gidiyordu. Bazıları Kur’an okuyorlardı.

5-     Herkes ayakkabısını bir torba içinde yanında taşıyor. Ayakkabınızı girişlere bırakmamanızı öneririm.

6-     Tavaf ederken ellerimizi Hacer-El-Esved’e doğru yöneltip selam vermek çoook hoş ve heyecanlı bir duyguydu.

7-     Kâbe’de güneş enerjisi kullanılıyor muydu? Farkedemedim. Eğer bu nimetten faydalanmıyorlarsa çok üzülürüm.

8-     Dünya nüfusu artıyor. Müslüman nüfusu da artıyor. Umre ve hac etmek için ileride daha uzun süre beklenebilinir.

9-     Tavaf edilirken peçe takmak haram imiş.

10-  Ebu Cehil’in evinin olduğu yerin üzerine tuvalet yapılmış.

11-  Kâbe’de fotoğraf çekmeye izin veriyorlar, Mescid-i Nebevi’de yasak. Hac dönemi Kâbe’de de fotoğraf çektirmiyorlarmış.

12-  Hac Dönemi’nde erkek-kadın karışık namaz kılınıyormuş.

13-  Resullah Efendimizi ziyaretimde bölüm o kadar tıklım tıklımdı ki, bir kadın ayaklarıma doğru secde ediyordu! Önümdeki kadın da rükuya eğildiğinde ben arada sıkışıp kaldım! Sağım ve solum elbette doluydu! Bence bu karmaşaya son verilmeli.

14-  Bazıları ağrı hapı-merhemi kullanıyor ve böylece daha çok tavaf edebiliyorlamış.

15-  İlk tavafta kendimi bulutlar üzerinde yürüyormuş gibi hissettim.

16-  Sert mermer gerçekten kemikleri ağrıtıyor. Yanınızda katlanabilen minder götürürseniz iyi olur.

17-  Oralarda ayaklarınızı kremlemeyin, tozlardan kapkara oluyor.

18-  Türkiyelilerle karşılaştığımda Türkçe konuşmamı yorumlayacaklar diye, Türkçe konuşmaya çekiniyordum…

19-  Umre veya hacca gittiğinizde yanınızda mutlaka Büyük Cevşen Dua kitabını götürün ve bir kere baştan sona okuyun.

20-  Arafat’a dua etmeye gittik. Afrikalı –görünüşte sakat- çocukları o sıcakta dilendiriyorlardı. Çocuklar ağlıyorlardı. Fotoğraflarını çektim, BM’in çocuk esirgeme kurumuna yollayacağım. Fotoğraf çekerken başucundaki kadın makineme vurdu ama bana (ve makineme) zarar veremedi.

21-  Mescid-i Nebevi’de Resulallah’ı ziyaret ettiğimde, kadınların o trajikomik durumlarına gülmekten bir türlü ağlayarak dua edemedim. Tam duygusal olacağım, kadın polis yanıma gelip bağırıyor. Benim de güleceğim tutuyor. Duam yarıda kalıyor. Sonunda bazen ağlamaklı olarak dualar edebildim.

22-  Kadın polislere başlarda gıcık olduysam da, sonradan çok şirin buldum. Kara kara zeytin gözleri vardı. Türkçe’yi de peltek peltek konuşuyorlardı.

23-  Yaşlı bir teyze gözleri kör olmadan evvel Umre’ye gelmiş. Gözleri birden hastalanmış…

24-  Kâbe önünde sofra kurulup yemek yenir mi? Bilemiycem. Ama neden yenilmesin diye düşündüğüm de oluyor. Bazıları orada çok rahat yiyip içip Kâbe önünde uzanıyorlardı.

25-  Alaturka tuvaletten çıkanların asla temiz olduklarına inanmıyorum. Alaturka tuvaletler bence artık asla kullanılmamalı.

26-  Türkiye’deki teyzelere Kur’an okuması öğretilsin. Ben onlara Kur’an okumasını en geç 2 hafta içinde öğretebilirim! 14 yaşında bir çocuğa 3 gün içinde öğretebiliyorum.

 

Ben,  aslında oralara gitmeye çok hevesli değildim, çünkü kendimi heryerde Allah’a çok yakın hissediyordum. Bazıları gözlerini kapatarak, ellerini kalplerinin üstüne koyarak „Ahhh, Kâbe’ye gitsem, Medine’ye gitsem de bir görsem o mübarek yerleri…“ diye iç çekiyorlar ya. Ben onları gördüğümde neden öyle olamıyorum diye üzülenlerdendim…Kâbe’ye gideceğimiz gün bile halen neden heyecanlanmıyorum diye üzülüyordum. Ama orada yaşadıklarım çok farklı oldu…

Kâbe’yi ilk defa görmek…
Kâbe’ye girmeden evvel mescide girdik ve merdivenlerden aşağıya indik. Öne doğru ilerledik. Ben elimdeki dua kitabından dualar okuyordum, bir anda başımı gayri-ihtiyari kaldırdım ve ileride Kâbe’yi sadece 1 saniye gördüm ve heyecanla başımı yine dua kitabına eğdim. Biraz ilerledikten sonra hep birlikte merdiven kenarında durduk. Başımı kaldırdım ve o an aynı heyecanlı bir film sahnesi gibiydi! Kâbe ışıl ışıl gül kokusuyla karşımızda süzülüyordu!

Yıllarca özlenen bir sevgiliye kavuşma anı gibi! Rabbim sanki bana „Hoşgeldin ey kulum, ben davet ettim, nasıl da yanıma geliverdin! Ben herşeye kadirim!“ diyordu. Kâbe önündeyken Rabbim sanki sürekli benimle konuşuyor gibi bir duygu oluyordu. Sanki bana sürekli: „Ey kulum dua et bana-icabet edeyim, tövbe et bana- affedeyim, iste benden- vereyim“ diyordu…Kâbe’nin gerçeğini görmenin etkisi asla fotoğraftaki görüntüsüyle karşılaştırılamaz.

Türkiyem için ettigim dualar… Kâbe önünde hususiyetle Türkiyem için ettiğim duaların hepsini buraya sığdıramam. Özetle şunu diyebilirim: Zalimler ve zalimlere destek olanlar  mahvolacaklar, tuzak kuranlar kendileri o tuzaklara düşecekler. Türkiyemiz inşaAllah en kısa zamanda huzura- barışa kavuşacak. Daha da zengin olacak. İnsanlarımız her konuda daha da bilinçlenecek. Türkiyemiz kıyamete dek İslam’ın parlayan bir yıldızı olacak. Amin.

 

„Kâbe’yi duygusal izlemek“ yazıma gelen bir maile buradan da cevap yazmak istiyorum. Mesela aşağıdaki alıntıda:

„Kâbe’yi tavaf…İmanın en öz şekli…
Kâbe’yi tavaf…Tövbenin en halisi…
Kâbe’yi tavaf…En yakın yakınlık…“  yazmışım…
Bu demek değildir ki, en halis tövbe sadece Kâbe’de yapılır. En halis tövbe insanın kendi hissettikleriyle, kalbiyle alakalıdır. Mekan ile alakalı değildir. O şiirlerde yazdıklarım SADECE KENDİ DUYGULARIM İLE ALAKALIDIR. 
Aynı açıklamalar diğer yazdıklarım için de geçerlidir.

Okuyuculara bir soru, cevabı çok merak ediyorum:

Umre yazılarımı okuyup da, oralara gitmekten vazgeçen oldu mu? Olduysa, lütfen bana nedenini bildirsin.

 Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7  
zyavuz@ymail.com

05 Temmuz 2010 17:45 – 30 Yorum – 9,399 Okunma
http://www.haber7.com/haber/20100705/Umre-yazilarima-gelen-bazi-tepkilere-cevaplarim.php

güneş enerjisi için üzülme!

arabistanın suyu zaten sıcaktır… enerjiye ihtiyaçları yok… soğuk suya ihtiyaçları var dert etme sen…

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 11:17 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

davet

afyona da bekleriz :))

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 15:50 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

güzel

okurken kabeyi ilk gördüğün an beni bile heyecanlandırdı.inşaallah bizde gideriz.

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 15:48 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

alafranga temizse neden

. Yalın ayak klasik tuvalete girip çıkan insan nasıl temiz olur sonrada o ayaklarıyla bastığı yerlere alnını süreceksin…. Ayak insan vücudunun bir parçası değilmi yoksa o ayrımı ki bakımdan temizlikten nasipsiz olsun…. Ayrıca pek çok erkek Hacı ihramlıyken oturup bacakaralarınıda açıyor herşey ortada millet izlemek zorundamı avret yerini ayıp yahu edep biraz… Pislik düzensizlik aymazlık içerisinde samimi ibadet olmaz ne bileyim düzelir inşaallah

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 13:19 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

sevgili yazar…

siz kendi açınızdan olayı anlatmışsınız…haklı olduğunuz pek çok durum var…ayrıca ben eleştirilecek bir yazı olduğunu zannetmiyorum…aksine anlatım tarzınız son derece hoş ve nüktedan….Rabbim bana da nasip eder İnşaAllah….

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 12:29 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Sabır

Hac ve umrenin en önemli unsuru belki de sabırdır, diyor bilenler. Yani oraya gidince herşeye, zorluğu sabretmek esastır. Yazarımız bunu kavrayamamış anlaşılan. Elbette, başkalarına rahatsız etmemek için gayret göstermek de bunun bir parçası. Bazıları bunu kavrayamayıp, adeta bir turistik geziye gider gibi oraya giderse, etrafındakilere diken gibi batabilir. Sabredenler bu dikenlere de sabretmek durumunda.

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 09:52 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

söylediklerinizin hepsine katılmamız mümkün değil.

Alaturka tuvaletten çıkanların asla temiz olduklarına inanmıyorum. Alaturka tuvaletler bence artık asla kullanılmamalı. diye yazmış sayın yazar.Bence alaturka tuvalet Batıdan bize transfer olan alfranga tuvaletten daha sağlıklı .Bakında görün ileride bilim adamların tespitleri hep alaturkadan yana olacaktır.Batı araştıra araştıra Müslümanların önceden beri kullandıkları alaturka tuvaletlerin daha sağlıklı olduğu gerçeğine ulaşacak ve bizimkilerin sağlıksız olarak düşündükleri tuvaletlere döneceklerdir.

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 09:50 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

SEVGİLİ RESULE ÖZLEM

zehra kardeşim umre ıle ilgılı tespıtlerı dorgu buluyorum ALLAH NASİP EEDERSE ben de gidecegım dua edin….

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 00:01 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

işte sizin medyanız…Mürsel DEDEOĞLU

işte sizin medyanız…doğan medyası doğan medyası der durursunuz…yazar hanım sizlerle direk dalgasını geçmiş….:)neyse magazinden magazine fark var..sizin magazinde bu olsa gerek…:))

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 23:41 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

oralara

gitmemiş olanlar yazarınızı eleştiremezmi ?mübarek beldede beddua edişini,insanları ayaklarının bakımsızlığıyla değerlendirmesini vs.vs.umre ve haccın şartları arasında pedikürün olduğunu bilmiyorduk ..

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 23:33 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

devam

Yani Müslümanlar cehaletten kurtulmadıkça bu tür manazaralar devam eder gider.. Nasıl cehaletten kurtuluruz o da ayrı bir mesele……. Sonuç olarak Umre izlenimleriniz ilginç ve samimi aynı zamandada riyadan uzak olmuş aydınlandık bunlar Umreye gitme iştiyakımızı azaltmadı teşekkür ederiz..

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 15:42 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Yazı yalın şekilde anlatım içeriyor

Ben umreye gitmedim fakat sizimn yazdıklarınızın bazılarını çevremden duyuyordum hatta seneler öncesinde Peder gitmişti ve orada 2 Türk Hacıyı(eş) münasebetsiz bir yerde uygunsuz vaziyette yakalamıştı yani anlattıklarınız hafif bile kalır ama bunlar Umreye gitmeme fikri oluşturmuyor bende zaten Hacca gidenlerin çoğu hayatlarını vukuatlı yaşayıp ölmeden arınmak düşüncesiyle gidiyorlar(buda benim gözlemim) sonra bie sakal bırakıp Hacı Efendi olarak geziyorlar……Sanırım işin ruhunu yakalamak önemli…

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 15:39 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

yazı güzel, soru değil.

sizler oradaki izlenimlerinizi biz okuyucularınızla paylaşmışsınız. Ancak bu yazıyı okuyan kişilerin bundan etkilenip umre ve hac gibi mübarek bir ibadeti yerine getirmekten vazgeçeceklerini zannetmiyorum. oraya turistik ziyaret için gidilmiyor ki

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 15:22 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Yorumculara

Yazar çok güzel anlatmış, burada onu eleştirenlerin kaçı umreye gitmiş hiç birinin gittiğini sanmıyorum yoksa olur olmaz hususları eleştiri konusu yapmazlardı. Oralara her sene giden ve oranın aşkı ile yanan biri olarak yazarın tecrübelerini ve hissiyatını zevkle okuyorum.

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 14:07 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Kişisel haller aktarılmaz…

"O şiirlerde yazdıklarım SADECE KENDİ DUYGULARIM İLE ALAKALIDIR." Kişisel duyguların inançların, başkalarına aktarılması, onların da o duygulara o inançlara ulaşabilecekleri veya ulaşmaları gerektiği kasdıyla başkalarına aktarılır. Bu yüzden kişiye özel hallerin yazılmasının hiç bir anlamı yoktur, gevezelikten başka.

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 10:46 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

baya bir sacma olmus

beni o ilgilendirir bu ilgilendirmez tarzi. kimseyi hicbirsey ilgilendirmez orda, diyelim corapsiz bir ayagin bastigi yere secde etmek seni ilgilendiriyor, peki corap oldugunda, ayaktan daha temiz olduguna nereden inaniyorsun ki? senin bu yaziyi ele alis tarzin bana iran sahini hatirlatti. mikrop denen canlilarin heryerde oldugu, kalemde, kitapta, masada, catalda kasikta elbisede ayakkabida vs.. soylenince, parise tasinip ulkeyi ordan yonetmis. beyaz eldivenli sah iste o sah.

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 09:06 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Aynı Tas Aynı Hamam

Sayın yazar üslubunuz hiç değişmemiş, aynı şekilde kabalığınız devam ediyor. Her halde siz almanyada yaşıyorsunuz. Sizlere almancı deyince bayağı hiddetlenmişsiniz. Peki sizin yokluktan ayakkabı bulamayan susuzluktan temizlik yapamayan kardeşlerimize hakaretini nasıl izah edeceksin. Anladığım kadarıyla sizde biraz aşağılık kompleksi var. Müslüman insan yanlışları illaki söylemeli ama bunu hakaret ederek yapmamalı. Unutmayınki kötü söz sahibinindir. Kötü ifadelerinizi size iade ediyorum. Hemde misli ile.

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 08:30 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Zemzem Suyu

Zemzemle ilgili bir tecrübemizi aktarmak isterim. Zemzemin kutsallaştırılmasına karşıyım sonuçta su ama Allahın çok özel yarattığı bir su. Babamlar 2008de hacca gitmişlerdi. Getirdikleri zemzem sularının bir kısmını hala saklıyoruz. Tabii güneş ışığından koruyarak ama ne tadında ne kokusunda bir değişme var hala içilebiliyor. Başka hangi su bu kadar dayanabilir ki?

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 03:41 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Güzin abla

kivamina yaklasti bu bölüm,aman dikkat sayin yazar.Allah kabul etsin diyelim ve noktaliyalim.

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 01:03 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Allah kabul etsin

Kabeyi görme anı çok güzel anlatılmış.Bana değişik bir ruh hali canlandırdı.Teşekkürler..Kabede Allahın cemal ve vedud ismiyle tecellisi var herhalde.Kalp ve ruhun gördüğünü fotoğraf makinesi göremiyor.Gören bir daha görmek istiyor.Kabeye olan sevgi çok garip bir şey.Sahibimiz olan rabbimizin özel misafirlerini kabul ettiği ve onların kalplerine tecelli ettiği bir yer.Bu iltifatı hisseden hacılar heyecandan ağlıyorlar.Bize de nasip olur inşallah.

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 00:12 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

YAZARI HAKLI BULUYORUM..

heryerin bir adabı vardır, KABE gibi titizlenilmesi gereken yerde adaba daha fazla riayet edilmelidir.

Yorumun Devami

  • 06 Temmuz 2010 23:47 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

okuyucuyla polemiğe girmek

haber 7 nin yazarlarının çoğunluğunda var olan bir hastalık.siz yazmışınız biz yanlış bulduğumuzu eleştirmişiz bunda ne var ?kabe gibi mübarek bir yerde beddua etmek kadınca bir davranıştan öteye bişey değil.bakımlı ayakdan sözetmekle göbeğini kaşıyan adam yaklaşımı arasında ben fark göremiyorum,ya siz ?

Yorumun Devami

  • 06 Temmuz 2010 23:04 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Neden okuyucularınla kavga ediyorsun?

Yazını bende okudum. Gerçekten büyük gafların vardı. Çünkü orası HAREM dir. Saygı gösterilen yerdir. Orada Hiç kimseye karışılmaz ve kimse horlanmaz. Ayrıca Yönünü kıbleye dönmüş ve Canı Gönülden orayı görmek isteyenlerin arzularına gem vurduğunu düşünüp Mübarek Beldenin misafirlerini eleştirmemeliydiniz. İnsanları kendi imajlarına odaklamak olur. Orada bunlar düüşünülmez. Fakat ben yine de gayet samimi bulmuştum yazınızı. Okuyucularınızla kavga etmemelisiniz. Unutmayın sabır acıdır ve siz onlarla varsınız

Yorumun Devami

  • 06 Temmuz 2010 18:43 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

UMRE NOTLARI

Bir çok insan hacca gidiyor ve orada fiziki olarak gördüklerini, yaşadıklarını not ediyor… Ama bir isim var ki o fiziki ortamı anlatmak yerine, Haccın perde arkasını not etmiş. Ali Şeriatiden bahsediyorum. Kitabının adı HACC… Haccı en iyi anlatan kitap diyebilirim. Herkesin okuması dileğiyle…

Yorumun Devami

  • 06 Temmuz 2010 10:51 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

mutluluklar dileriz..

Zehra bacı..sen Almanyadan doğup büyüsende..bizimle aynı duyguları ve düşünceleri paylaşıyorsun..Bizim gibi refleksler gösterip, aynı niyyeti ediyorsun..BATILILARIN tarihte ANADOLUYU Türk olarak adlandırdığı bir vakaysa..ve DOĞRU BİR TEŞHİSSE..sende eminim o kadar hoş ve kamil bir Türk teyzesi olacaksın..Almanyada bizlerle aynı coşkuyu yaşayan binler Zehralar..bizlerin Medeni Batı içindeki yükselen yüzü, İKİNCİ RÖNENSANSI başlatacak öncülerimiz ve nurun manevi AKINCILARI olacaksınız..çok seviyoruz sizi..

Yorumun Devami

  • 06 Temmuz 2010 08:53 – Toplam 0 kisi beğendi.


 

Umre yazıları bir harikaydı

Umre ziyaretindeki..o güzelim..SAMİMANE..yazıların..billur gibi akan sular gibiydi..sevgili Ayşenur ablamız olsada..SENİN TARZIN FARKLI ve ufkumuzu genişleten açılımlar vardı..benim gibi yabani birine Umreyi sevdirdin..Ben kozmosun her yerini vatanım kabul etmiş biriyim..Kevnün insanlar dışındaki..canlılarını, melekleri, cinleri ve diğerlerinin İrade sıfatı başkasının elinde olan mekanik değilde, ruhi yada yarı maddesel şimdiki dilde, Robotik canlılar kabul ederim..Hiç kimse diğerinin dünyasına karışamaz.

Yorumun Devami

  • 06 Temmuz 2010 08:45 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Rastgele isLamin emrini yerine Getirmiş

Diyor ki ben oralara gitmeye çok hevesli değilim bu hanım muslumansa musluman birisinin islamin emri olan bir şeyi yapmama heves etmeme gibi bir lüksü mü var . Düşünüyorumda bana bu yorumu ve herkese bu yazıyı okutmak için mi mukaddes beldelere gitti umarım bu sorumuda açıklar

Yorumun Devami

  • 05 Temmuz 2010 23:22 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Iyi de

Sahi nerelisin :)

Yorumun Devami

  • 05 Temmuz 2010 20:03 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

BİR YAZI BİR SAVUNMA

Zehra hanım. Bundan sonra bir yazı yaz ve bir hafta sonra da yazının müdafasını yap. İyi gelir bence. Bu kadar alıngan olduğunu bilmiyordum. Bilsem geçen yazında yorum yazmazdım :) Neyse bundan sonra sana eleştirel yazmayacağım merak etme. Ha bir de çok kızma kızarken hep hata yaparsın. Müdafa yazına gelince, hiç olmamış inanki. Daha kötü bir konuma getirdin şimdi tartışmayı… olmadı hocam inan olmadı….

Yorumun Devami

  • 05 Temmuz 2010 18:26 – Toplam 0 kisi beğendi.
2

Mayıs

456 Okunma