AglamaBebekim

Bakıyorum da bazı okuyucular, yazdıklarıma içerlemişler. Halbuki ben Türkiyeli teyzeleri çok seviyorum. Maksadım onları kınamak değildi…Hem sonuçta kendim de Türkiyeli teyze olacağım!

47 derece öğlen sıcağında gözleriniz buğuluyken önünüzden yelek giymiş bir teyze geçse ne yapardınız? Ben güldüm, gözlerime inanamadım. Kınadığımdan değil, çok komik bulduğumdan yazımda o teyzeye yer verdim, sağolsun beni bayağı güldürdü.

Teyzelerin ayaklarını Kâbe’ye doğru uzatmaları da asla beni ilgilendirmiyor… Ben hiçkimseye karışmam. Fakat yaylanarak oturup, kimseye yer vermediklerinde gıcık oldum. Bir hanım o sıcakta namaz kılmak için yer bulmaya çalışıyordu.Bu teyzelerden birisi rica edildiği halde birkaç santim kenara bile gitmedi. Ben yanıma çağırdım ve çok sıkışık bir halde kıldık namazımızı…

Keşke imkanlarım elverse de Türkiye’de birçok köyü dolaşarak teyzelerle sohbet etsem, onlarla köy işleri yapsam. –Elbette bütün teyzeler köylü değil, ama ben köy hayatını  merak ettiğimden böyle örnek veriyorum-. Hayat hikayelerini ve türkülerini dinlesem… Ben insanlarla tanışmayı  ve sohbet etmeyi çok seviyorum. Fakat Umre’ye daha çok ibadet etmeye gittiğimden, etraftaki insanlarla çok fazla ilgilenemedim.
Yaşlı Almanlardan yıllardır 2. Dünya Savaşı’nda yaşadıklarını dinledim. Yaşlıların tecrübe ve düşüncelerinden faydalanmak zevk verir bana… İnsanları ve hayatı çok ilginç buluyorum.

Elalemin ayak bakımı da beni hiç ilgilendirmiyor. Fakat o bakımsız ayaklarla secde ettiğim yere basıp geçtiklerinde beni ilgilendiriyor! Çünkü bazılarının ayakları gerçekten çok bakımsızdı. Bunları neden yazıyorum? Oralara gidecek olanlar bakımlarını önceden yapsınlar veya çorapla gezsinler diye. Herkes secde yerlerine basıyor çünkü…

Kendinizle alakalı konularda hemen de hassaslaşırsınız, ama Almanya’daki Türkleri yıllardır hakir görerek „Almancı“, „Gurbetci“ yakıştırmasını yaparsınız! Sanki kendiniz çok elit bir kesimsiniz de! „Almancı“ da ne demek oluyor, nasıl bir edepsiz bir yakıştırmadır bu! Ne demek istiyorsunuz siz!? Kendi batı hayranlığınıza bakın siz ilkönce! Yapmacık kibarlık budalaları! „Gurbetci“ diye hakir gördüğünüz kesim, buraya gönderdiğiniz o ithal damat ve gelinlerinizdir, yani bizzat kendinizsiniz! Halen Almanya’ya adapte olamayan, Almanlarla irtibata geçemeyen kesim sizsiniz! Yani sizin o ithal damat ve gelinleriniz! Yani „Almancı“, „Gurbetci“ diye hakir gördüğünüz insanlar, sizin sonradan Almanya’ya gönderdiğiniz AKRABALARINIZDIR!

1960 ve 1970 yıllarındaki işçiler artık Almanya’da değiller! Burada sadece Avrupalı/Almanyalı Türkler var! Veya sonradan gelen Türkiyeliler! Belki de „Gurbetci çocuklarını“  hakir görüyorsunuz. Onlar kimler? Birçoğu ithal damat ve gelinlerin yetiştirdiği çocuklar!

Elbette Almanya’daki Türkler de –her insan gibi- dört dörtlük değiller ama artık bu aptalca genellemelerinizi bıraksanız çok iyi olacak! Çünkü her yerde her türlü insan mevcut!!!

„Memleket nere“ sorusuna neden bu kadar gıcık oluyorum, anlatayım: Çünkü babamın-annemin doğup-büyüdüğü yerlerdekiler ve bazı akrabalar CHP’li! Bu benim psikolojimi fena halde bozuyor! Gerçekten! Sevmiyorum o tarafları. CHP gibi bir parti Almanya’da en fazla yüzde 3 oy alırdı.

Bana „Memleket nere“ sorusunu soran teyzenin bir suçu yok. Fakat duamı bitirdikten sonra sorsaydı daha iyi olurdu. Bir de memleket konusundaki karışık durumlar beni çok zorluyor. Aydınlıyız deyip geçmek istemiyorum. İçimden hissetmediğim birşeyi asla söyleyemiyorum. Ona sadece „Teyze üzerine alınma ama bu benim Kâbe’deki en son duam, birazdan yola çıkıyoruz. Şu an konuşamayacağım“ dedim.

Şimdi o teyzeyle sohbet etmediğime çok üzülüyorum, belki o an sohbet etmeye çok ihtiyacı vardı. Belki onun gönlünü alsaydım, sevindirseydim, daha iyi sonuçlar elde edecektim? Memleket nere sorusuna genelde „Babam Aydın’da doğmuş ama aslen Afyonluyuz“ diyorum. Ama Afyon hakkında internetteki bilgilerden başka bir bilgim yok. Afyonlu birisini de tanımıyorum.

Ben de birçok kişiler gibi „Memleket nere“ sorusuna sadece bir şehir söylemeyi çok isterdim. Mesela „Malatyalıyız, bizim oralarda şu yemeği yaparlar, düğünlerde şu geleneklerimiz var, dedemin dedesinin dedesi Malatya’daki köprüyü inşa etmiş, gibi birşeyler söylemek isterdim…

Keşke dedelerimiz birşeyler yazsalardı da şimdi o eski mektupları okusaydık. Eskilere dair elimizde hiçbirşey yok. Almanların bazıları Ortaçağ’a kadar olan akrabalarını soyağacıyla ismen  biliyorlar. Ellerinde çok eski kitap ve mektuplar var. Bazıları mesleklerini bile biliyorlar.

Amcamın araştırmalarına göre Osmanlı Dönemi’nde bizim dedelerimiz padişahın atlı korumalarıymış, yani sipahiler. Soyismi kanunundan evvel lakabımız Sipahioğullarıymış.

Umre’den son tesbit ve gözlemlerim:

1-     Zemzem Suyu’nun tadı biraz tuzlu ve yağlı gibi.

2-     Yoldaki arabalar genelde Toyota idi.

3-     Erkekler daha çok Kur’an okuyorlar. Hanımlar genelde sohbet ediyorlardı.

4-     Namazdan sonra etrafıma baktığımda sadece ben oturup tesbihat okuyordum. Herkes kalkıp gidiyordu. Bazıları Kur’an okuyorlardı.

5-     Herkes ayakkabısını bir torba içinde yanında taşıyor. Ayakkabınızı girişlere bırakmamanızı öneririm.

6-     Tavaf ederken ellerimizi Hacer-El-Esved’e doğru yöneltip selam vermek çoook hoş ve heyecanlı bir duyguydu.

7-     Kâbe’de güneş enerjisi kullanılıyor muydu? Farkedemedim. Eğer bu nimetten faydalanmıyorlarsa çok üzülürüm.

8-     Dünya nüfusu artıyor. Müslüman nüfusu da artıyor. Umre ve hac etmek için ileride daha uzun süre beklenebilinir.

9-     Tavaf edilirken peçe takmak haram imiş.

10-  Ebu Cehil’in evinin olduğu yerin üzerine tuvalet yapılmış.

11-  Kâbe’de fotoğraf çekmeye izin veriyorlar, Mescid-i Nebevi’de yasak. Hac dönemi Kâbe’de de fotoğraf çektirmiyorlarmış.

12-  Hac Dönemi’nde erkek-kadın karışık namaz kılınıyormuş.

13-  Resullah Efendimizi ziyaretimde bölüm o kadar tıklım tıklımdı ki, bir kadın ayaklarıma doğru secde ediyordu! Önümdeki kadın da rükuya eğildiğinde ben arada sıkışıp kaldım! Sağım ve solum elbette doluydu! Bence bu karmaşaya son verilmeli.

14-  Bazıları ağrı hapı-merhemi kullanıyor ve böylece daha çok tavaf edebiliyorlamış.

15-  İlk tavafta kendimi bulutlar üzerinde yürüyormuş gibi hissettim.

16-  Sert mermer gerçekten kemikleri ağrıtıyor. Yanınızda katlanabilen minder götürürseniz iyi olur.

17-  Oralarda ayaklarınızı kremlemeyin, tozlardan kapkara oluyor.

18-  Türkiyelilerle karşılaştığımda Türkçe konuşmamı yorumlayacaklar diye, Türkçe konuşmaya çekiniyordum…

19-  Umre veya hacca gittiğinizde yanınızda mutlaka Büyük Cevşen Dua kitabını götürün ve bir kere baştan sona okuyun.

20-  Arafat’a dua etmeye gittik. Afrikalı –görünüşte sakat- çocukları o sıcakta dilendiriyorlardı. Çocuklar ağlıyorlardı. Fotoğraflarını çektim, BM’in çocuk esirgeme kurumuna yollayacağım. Fotoğraf çekerken başucundaki kadın makineme vurdu ama bana (ve makineme) zarar veremedi.

21-  Mescid-i Nebevi’de Resulallah’ı ziyaret ettiğimde, kadınların o trajikomik durumlarına gülmekten bir türlü ağlayarak dua edemedim. Tam duygusal olacağım, kadın polis yanıma gelip bağırıyor. Benim de güleceğim tutuyor. Duam yarıda kalıyor. Sonunda bazen ağlamaklı olarak dualar edebildim.

22-  Kadın polislere başlarda gıcık olduysam da, sonradan çok şirin buldum. Kara kara zeytin gözleri vardı. Türkçe’yi de peltek peltek konuşuyorlardı.

23-  Yaşlı bir teyze gözleri kör olmadan evvel Umre’ye gelmiş. Gözleri birden hastalanmış…

24-  Kâbe önünde sofra kurulup yemek yenir mi? Bilemiycem. Ama neden yenilmesin diye düşündüğüm de oluyor. Bazıları orada çok rahat yiyip içip Kâbe önünde uzanıyorlardı.

25-  Alaturka tuvaletten çıkanların asla temiz olduklarına inanmıyorum. Alaturka tuvaletler bence artık asla kullanılmamalı.

26-  Türkiye’deki teyzelere Kur’an okuması öğretilsin. Ben onlara Kur’an okumasını en geç 2 hafta içinde öğretebilirim! 14 yaşında bir çocuğa 3 gün içinde öğretebiliyorum.

 

Ben,  aslında oralara gitmeye çok hevesli değildim, çünkü kendimi heryerde Allah’a çok yakın hissediyordum. Bazıları gözlerini kapatarak, ellerini kalplerinin üstüne koyarak „Ahhh, Kâbe’ye gitsem, Medine’ye gitsem de bir görsem o mübarek yerleri…“ diye iç çekiyorlar ya. Ben onları gördüğümde neden öyle olamıyorum diye üzülenlerdendim…Kâbe’ye gideceğimiz gün bile halen neden heyecanlanmıyorum diye üzülüyordum. Ama orada yaşadıklarım çok farklı oldu…

Kâbe’yi ilk defa görmek…
Kâbe’ye girmeden evvel mescide girdik ve merdivenlerden aşağıya indik. Öne doğru ilerledik. Ben elimdeki dua kitabından dualar okuyordum, bir anda başımı gayri-ihtiyari kaldırdım ve ileride Kâbe’yi sadece 1 saniye gördüm ve heyecanla başımı yine dua kitabına eğdim. Biraz ilerledikten sonra hep birlikte merdiven kenarında durduk. Başımı kaldırdım ve o an aynı heyecanlı bir film sahnesi gibiydi! Kâbe ışıl ışıl gül kokusuyla karşımızda süzülüyordu!

Yıllarca özlenen bir sevgiliye kavuşma anı gibi! Rabbim sanki bana „Hoşgeldin ey kulum, ben davet ettim, nasıl da yanıma geliverdin! Ben herşeye kadirim!“ diyordu. Kâbe önündeyken Rabbim sanki sürekli benimle konuşuyor gibi bir duygu oluyordu. Sanki bana sürekli: „Ey kulum dua et bana-icabet edeyim, tövbe et bana- affedeyim, iste benden- vereyim“ diyordu…Kâbe’nin gerçeğini görmenin etkisi asla fotoğraftaki görüntüsüyle karşılaştırılamaz.

Türkiyem için ettigim dualar… Kâbe önünde hususiyetle Türkiyem için ettiğim duaların hepsini buraya sığdıramam. Özetle şunu diyebilirim: Zalimler ve zalimlere destek olanlar  mahvolacaklar, tuzak kuranlar kendileri o tuzaklara düşecekler. Türkiyemiz inşaAllah en kısa zamanda huzura- barışa kavuşacak. Daha da zengin olacak. İnsanlarımız her konuda daha da bilinçlenecek. Türkiyemiz kıyamete dek İslam’ın parlayan bir yıldızı olacak. Amin.

 

„Kâbe’yi duygusal izlemek“ yazıma gelen bir maile buradan da cevap yazmak istiyorum. Mesela aşağıdaki alıntıda:

„Kâbe’yi tavaf…İmanın en öz şekli…
Kâbe’yi tavaf…Tövbenin en halisi…
Kâbe’yi tavaf…En yakın yakınlık…“  yazmışım…
Bu demek değildir ki, en halis tövbe sadece Kâbe’de yapılır. En halis tövbe insanın kendi hissettikleriyle, kalbiyle alakalıdır. Mekan ile alakalı değildir. O şiirlerde yazdıklarım SADECE KENDİ DUYGULARIM İLE ALAKALIDIR. 
Aynı açıklamalar diğer yazdıklarım için de geçerlidir.

Okuyuculara bir soru, cevabı çok merak ediyorum:

Umre yazılarımı okuyup da, oralara gitmekten vazgeçen oldu mu? Olduysa, lütfen bana nedenini bildirsin.

 Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7  
zyavuz@ymail.com

05 Temmuz 2010 17:45 – 30 Yorum – 9,399 Okunma
http://www.haber7.com/haber/20100705/Umre-yazilarima-gelen-bazi-tepkilere-cevaplarim.php

güneş enerjisi için üzülme!

arabistanın suyu zaten sıcaktır… enerjiye ihtiyaçları yok… soğuk suya ihtiyaçları var dert etme sen…

Yorumun Devami

  • 07 Ekim 2010 11:17 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

davet

afyona da bekleriz :))

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 15:50 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

güzel

okurken kabeyi ilk gördüğün an beni bile heyecanlandırdı.inşaallah bizde gideriz.

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 15:48 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

alafranga temizse neden

. Yalın ayak klasik tuvalete girip çıkan insan nasıl temiz olur sonrada o ayaklarıyla bastığı yerlere alnını süreceksin…. Ayak insan vücudunun bir parçası değilmi yoksa o ayrımı ki bakımdan temizlikten nasipsiz olsun…. Ayrıca pek çok erkek Hacı ihramlıyken oturup bacakaralarınıda açıyor herşey ortada millet izlemek zorundamı avret yerini ayıp yahu edep biraz… Pislik düzensizlik aymazlık içerisinde samimi ibadet olmaz ne bileyim düzelir inşaallah

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 13:19 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

sevgili yazar…

siz kendi açınızdan olayı anlatmışsınız…haklı olduğunuz pek çok durum var…ayrıca ben eleştirilecek bir yazı olduğunu zannetmiyorum…aksine anlatım tarzınız son derece hoş ve nüktedan….Rabbim bana da nasip eder İnşaAllah….

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 12:29 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Sabır

Hac ve umrenin en önemli unsuru belki de sabırdır, diyor bilenler. Yani oraya gidince herşeye, zorluğu sabretmek esastır. Yazarımız bunu kavrayamamış anlaşılan. Elbette, başkalarına rahatsız etmemek için gayret göstermek de bunun bir parçası. Bazıları bunu kavrayamayıp, adeta bir turistik geziye gider gibi oraya giderse, etrafındakilere diken gibi batabilir. Sabredenler bu dikenlere de sabretmek durumunda.

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 09:52 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

söylediklerinizin hepsine katılmamız mümkün değil.

Alaturka tuvaletten çıkanların asla temiz olduklarına inanmıyorum. Alaturka tuvaletler bence artık asla kullanılmamalı. diye yazmış sayın yazar.Bence alaturka tuvalet Batıdan bize transfer olan alfranga tuvaletten daha sağlıklı .Bakında görün ileride bilim adamların tespitleri hep alaturkadan yana olacaktır.Batı araştıra araştıra Müslümanların önceden beri kullandıkları alaturka tuvaletlerin daha sağlıklı olduğu gerçeğine ulaşacak ve bizimkilerin sağlıksız olarak düşündükleri tuvaletlere döneceklerdir.

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 09:50 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

SEVGİLİ RESULE ÖZLEM

zehra kardeşim umre ıle ilgılı tespıtlerı dorgu buluyorum ALLAH NASİP EEDERSE ben de gidecegım dua edin….

Yorumun Devami

  • 08 Temmuz 2010 00:01 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

işte sizin medyanız…Mürsel DEDEOĞLU

işte sizin medyanız…doğan medyası doğan medyası der durursunuz…yazar hanım sizlerle direk dalgasını geçmiş….:)neyse magazinden magazine fark var..sizin magazinde bu olsa gerek…:))

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 23:41 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

oralara

gitmemiş olanlar yazarınızı eleştiremezmi ?mübarek beldede beddua edişini,insanları ayaklarının bakımsızlığıyla değerlendirmesini vs.vs.umre ve haccın şartları arasında pedikürün olduğunu bilmiyorduk ..

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 23:33 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

devam

Yani Müslümanlar cehaletten kurtulmadıkça bu tür manazaralar devam eder gider.. Nasıl cehaletten kurtuluruz o da ayrı bir mesele……. Sonuç olarak Umre izlenimleriniz ilginç ve samimi aynı zamandada riyadan uzak olmuş aydınlandık bunlar Umreye gitme iştiyakımızı azaltmadı teşekkür ederiz..

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 15:42 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Yazı yalın şekilde anlatım içeriyor

Ben umreye gitmedim fakat sizimn yazdıklarınızın bazılarını çevremden duyuyordum hatta seneler öncesinde Peder gitmişti ve orada 2 Türk Hacıyı(eş) münasebetsiz bir yerde uygunsuz vaziyette yakalamıştı yani anlattıklarınız hafif bile kalır ama bunlar Umreye gitmeme fikri oluşturmuyor bende zaten Hacca gidenlerin çoğu hayatlarını vukuatlı yaşayıp ölmeden arınmak düşüncesiyle gidiyorlar(buda benim gözlemim) sonra bie sakal bırakıp Hacı Efendi olarak geziyorlar……Sanırım işin ruhunu yakalamak önemli…

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 15:39 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

yazı güzel, soru değil.

sizler oradaki izlenimlerinizi biz okuyucularınızla paylaşmışsınız. Ancak bu yazıyı okuyan kişilerin bundan etkilenip umre ve hac gibi mübarek bir ibadeti yerine getirmekten vazgeçeceklerini zannetmiyorum. oraya turistik ziyaret için gidilmiyor ki

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 15:22 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Yorumculara

Yazar çok güzel anlatmış, burada onu eleştirenlerin kaçı umreye gitmiş hiç birinin gittiğini sanmıyorum yoksa olur olmaz hususları eleştiri konusu yapmazlardı. Oralara her sene giden ve oranın aşkı ile yanan biri olarak yazarın tecrübelerini ve hissiyatını zevkle okuyorum.

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 14:07 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Kişisel haller aktarılmaz…

"O şiirlerde yazdıklarım SADECE KENDİ DUYGULARIM İLE ALAKALIDIR." Kişisel duyguların inançların, başkalarına aktarılması, onların da o duygulara o inançlara ulaşabilecekleri veya ulaşmaları gerektiği kasdıyla başkalarına aktarılır. Bu yüzden kişiye özel hallerin yazılmasının hiç bir anlamı yoktur, gevezelikten başka.

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 10:46 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

baya bir sacma olmus

beni o ilgilendirir bu ilgilendirmez tarzi. kimseyi hicbirsey ilgilendirmez orda, diyelim corapsiz bir ayagin bastigi yere secde etmek seni ilgilendiriyor, peki corap oldugunda, ayaktan daha temiz olduguna nereden inaniyorsun ki? senin bu yaziyi ele alis tarzin bana iran sahini hatirlatti. mikrop denen canlilarin heryerde oldugu, kalemde, kitapta, masada, catalda kasikta elbisede ayakkabida vs.. soylenince, parise tasinip ulkeyi ordan yonetmis. beyaz eldivenli sah iste o sah.

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 09:06 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Aynı Tas Aynı Hamam

Sayın yazar üslubunuz hiç değişmemiş, aynı şekilde kabalığınız devam ediyor. Her halde siz almanyada yaşıyorsunuz. Sizlere almancı deyince bayağı hiddetlenmişsiniz. Peki sizin yokluktan ayakkabı bulamayan susuzluktan temizlik yapamayan kardeşlerimize hakaretini nasıl izah edeceksin. Anladığım kadarıyla sizde biraz aşağılık kompleksi var. Müslüman insan yanlışları illaki söylemeli ama bunu hakaret ederek yapmamalı. Unutmayınki kötü söz sahibinindir. Kötü ifadelerinizi size iade ediyorum. Hemde misli ile.

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 08:30 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Zemzem Suyu

Zemzemle ilgili bir tecrübemizi aktarmak isterim. Zemzemin kutsallaştırılmasına karşıyım sonuçta su ama Allahın çok özel yarattığı bir su. Babamlar 2008de hacca gitmişlerdi. Getirdikleri zemzem sularının bir kısmını hala saklıyoruz. Tabii güneş ışığından koruyarak ama ne tadında ne kokusunda bir değişme var hala içilebiliyor. Başka hangi su bu kadar dayanabilir ki?

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 03:41 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Güzin abla

kivamina yaklasti bu bölüm,aman dikkat sayin yazar.Allah kabul etsin diyelim ve noktaliyalim.

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 01:03 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Allah kabul etsin

Kabeyi görme anı çok güzel anlatılmış.Bana değişik bir ruh hali canlandırdı.Teşekkürler..Kabede Allahın cemal ve vedud ismiyle tecellisi var herhalde.Kalp ve ruhun gördüğünü fotoğraf makinesi göremiyor.Gören bir daha görmek istiyor.Kabeye olan sevgi çok garip bir şey.Sahibimiz olan rabbimizin özel misafirlerini kabul ettiği ve onların kalplerine tecelli ettiği bir yer.Bu iltifatı hisseden hacılar heyecandan ağlıyorlar.Bize de nasip olur inşallah.

Yorumun Devami

  • 07 Temmuz 2010 00:12 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

YAZARI HAKLI BULUYORUM..

heryerin bir adabı vardır, KABE gibi titizlenilmesi gereken yerde adaba daha fazla riayet edilmelidir.

Yorumun Devami

  • 06 Temmuz 2010 23:47 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

okuyucuyla polemiğe girmek

haber 7 nin yazarlarının çoğunluğunda var olan bir hastalık.siz yazmışınız biz yanlış bulduğumuzu eleştirmişiz bunda ne var ?kabe gibi mübarek bir yerde beddua etmek kadınca bir davranıştan öteye bişey değil.bakımlı ayakdan sözetmekle göbeğini kaşıyan adam yaklaşımı arasında ben fark göremiyorum,ya siz ?

Yorumun Devami

  • 06 Temmuz 2010 23:04 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Neden okuyucularınla kavga ediyorsun?

Yazını bende okudum. Gerçekten büyük gafların vardı. Çünkü orası HAREM dir. Saygı gösterilen yerdir. Orada Hiç kimseye karışılmaz ve kimse horlanmaz. Ayrıca Yönünü kıbleye dönmüş ve Canı Gönülden orayı görmek isteyenlerin arzularına gem vurduğunu düşünüp Mübarek Beldenin misafirlerini eleştirmemeliydiniz. İnsanları kendi imajlarına odaklamak olur. Orada bunlar düüşünülmez. Fakat ben yine de gayet samimi bulmuştum yazınızı. Okuyucularınızla kavga etmemelisiniz. Unutmayın sabır acıdır ve siz onlarla varsınız

Yorumun Devami

  • 06 Temmuz 2010 18:43 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

UMRE NOTLARI

Bir çok insan hacca gidiyor ve orada fiziki olarak gördüklerini, yaşadıklarını not ediyor… Ama bir isim var ki o fiziki ortamı anlatmak yerine, Haccın perde arkasını not etmiş. Ali Şeriatiden bahsediyorum. Kitabının adı HACC… Haccı en iyi anlatan kitap diyebilirim. Herkesin okuması dileğiyle…

Yorumun Devami

  • 06 Temmuz 2010 10:51 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

mutluluklar dileriz..

Zehra bacı..sen Almanyadan doğup büyüsende..bizimle aynı duyguları ve düşünceleri paylaşıyorsun..Bizim gibi refleksler gösterip, aynı niyyeti ediyorsun..BATILILARIN tarihte ANADOLUYU Türk olarak adlandırdığı bir vakaysa..ve DOĞRU BİR TEŞHİSSE..sende eminim o kadar hoş ve kamil bir Türk teyzesi olacaksın..Almanyada bizlerle aynı coşkuyu yaşayan binler Zehralar..bizlerin Medeni Batı içindeki yükselen yüzü, İKİNCİ RÖNENSANSI başlatacak öncülerimiz ve nurun manevi AKINCILARI olacaksınız..çok seviyoruz sizi..

Yorumun Devami

  • 06 Temmuz 2010 08:53 – Toplam 0 kisi beğendi.


 

Umre yazıları bir harikaydı

Umre ziyaretindeki..o güzelim..SAMİMANE..yazıların..billur gibi akan sular gibiydi..sevgili Ayşenur ablamız olsada..SENİN TARZIN FARKLI ve ufkumuzu genişleten açılımlar vardı..benim gibi yabani birine Umreyi sevdirdin..Ben kozmosun her yerini vatanım kabul etmiş biriyim..Kevnün insanlar dışındaki..canlılarını, melekleri, cinleri ve diğerlerinin İrade sıfatı başkasının elinde olan mekanik değilde, ruhi yada yarı maddesel şimdiki dilde, Robotik canlılar kabul ederim..Hiç kimse diğerinin dünyasına karışamaz.

Yorumun Devami

  • 06 Temmuz 2010 08:45 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Rastgele isLamin emrini yerine Getirmiş

Diyor ki ben oralara gitmeye çok hevesli değilim bu hanım muslumansa musluman birisinin islamin emri olan bir şeyi yapmama heves etmeme gibi bir lüksü mü var . Düşünüyorumda bana bu yorumu ve herkese bu yazıyı okutmak için mi mukaddes beldelere gitti umarım bu sorumuda açıklar

Yorumun Devami

  • 05 Temmuz 2010 23:22 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Iyi de

Sahi nerelisin :)

Yorumun Devami

  • 05 Temmuz 2010 20:03 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

BİR YAZI BİR SAVUNMA

Zehra hanım. Bundan sonra bir yazı yaz ve bir hafta sonra da yazının müdafasını yap. İyi gelir bence. Bu kadar alıngan olduğunu bilmiyordum. Bilsem geçen yazında yorum yazmazdım :) Neyse bundan sonra sana eleştirel yazmayacağım merak etme. Ha bir de çok kızma kızarken hep hata yaparsın. Müdafa yazına gelince, hiç olmamış inanki. Daha kötü bir konuma getirdin şimdi tartışmayı… olmadı hocam inan olmadı….

Yorumun Devami

  • 05 Temmuz 2010 18:26 – Toplam 0 kisi beğendi.
2

Mayıs

609 Okunma

AglamaBebekim

Ben de Ahmet Hakan gibi yayın yönetmenimizle Umre’ye gidecektim ama Ünal Ağabey zannettiğim gibi yıllar evvel evden kaçıp giden akrabam değilmiş! Bana na-mahremmiş, hem de parası ve zamanı yokmuş! Yazının sonunda onunla bir hesaplaşmam olacak…
 

Müslümanlar hakkında kapsamlı araştırma yapmak isteyen, Umre’ye gitsin!
Orada her çeşit müslümanla tanışıp konuşabilir. Hem Umre ibadetini yapar, hem de vakit ve nakitten tasarruf etmiş olur. Fakat bazı fakir ülkelerden gelen müslümanlar İngilizce konuşamıyorlar. Örnek: Bangladeş.

Kafiledekiler genelde Almanyalı müslümanlar ve Alman müslümanlardı. Birisi yaklaşık 6 ay evvel müslüman olmuş.„Nereden“ diye sorulduğunda „Berlin, Münih, Köln, Frankfurt…“ gibi cevaplar geliyor…

Mescidlerde ise her yerden gelen Türklerle karşılaşılıyor. Amerikalı, Fransalı Müslümanlar haricinde her türlü Müslümanlarla karşılaştım.

En sinir bozucu durum: Kâbe’yi tavaf ederken bazı histerik hanımların beni iteklemesi! Zannetmeyin ki hafife alınacak bir durum! O kalabalıkta ve 47 derece sıcakta dua ederek tavaf ederken sizi sürekli rahatsız eden kadınlar, düşünün bir kere! Umarım tavafları için çok sevap almamışlardır! O kalabalıkta olur öyle şeyler DEMEYİN! Erkekler neden öyle değiller???!!!

Türk teyzelerin canı çok sıkılıyor. Sohbet etmek için sürekli başka Türkleri arıyorlar. Kâbe’ye doğru ellerimi açıp dua ederken bile bana memleketimi soran teyzeler oldu! Duamı bitirmemi beklemiyorlar bile! Şimdi Haber 7’de nereli olduğumu yazacağım ve bundan sonra da bana hiçskimse nereli olduğumu sormasın lütfen, çok rica ediyorum!!!

Babam Aydın’ın bir kasabasında doğmuş-büyümüş, sonradan İstanbul’da da yaşamış. Ama dedelerimiz Afyon’dan! Afyon’da hiç kimseyi tanımıyorum- Akrabalarımız Ege Denizi kenarındaki şehir ve kasabalarda yaşıyorlar – genelde İzmir ve Aydın-, kimisi İstanbul’da.

Uzak akrabalardan Ankara, Erzincan ve Karadeniz Bölgesi’nde yaşayanlar da var. Annem İzmir’in kenarında bir ilçede doğmuş, İzmir’de büyümüş, dedeleri Isparta’dan. Isparta’da da kimseyi tanımıyorum. Kütüğümüz Aydın’ın kasabasında. Ama ben Alman vatandaşıyım. Babam Aydın’da doğdu veya kütüğümüz orada diye kendimi Aydınlı olarak hissetmiyorum!

Aslen Afyonluyuz çünkü! Ama Afyon ile uzaktan-yakından hiç alakam olmadı, oraya gittiğimizi bile hatırlamıyorum!!! “Babanın doğduğu yeri memleketin olarak kabullenmen lazım” demeyin sakın! Benim ağabeyim Almanya’da doğdu diye yeğenlerim Almanyalı mı oluyor?! Ben kendimi Türkiyeli olarak görüyor ve bütün Türkiye’yi seviyorum! Ama en sempatik bulduğum insanlar genelde Konya, Erzincan, Erzurum, Malatya, Maraş, İstanbul, Ankara, Kayseri, Bursa, Antep, Adıyaman, Kars, Kütahya, Sivas şehirlerinden oluyor. (Tanışmalarda genel izlenimim böyle) Genelde iç Anadolu ve doğunun insanlarını seviyorum.

Mescid-i Nebevi ve Kâbe’de hizmet edenler çoğunlukla yabancı ülkelerden gelen yoksul insanlar.Girişlerdeki ve mescid içlerindeki hanım polisler genelde Suudi Arap hanımlar.

Esmer müslümanlar beyaz tenlilerden çok hoşlanıyorlar. Bir seferinde mescidde etrafıma bir sürü Pakistanlı hanım oturdu. İçlerinden birisi elimi avucuna alıp, “Ne güzeeeel beyaaaz!” dedi. Ben de “Aslında sizin esmer teniniz daha güzel“ dedim. Elimdeki kitapları incelediler, Cevşen Duası haricinde bütün duaları biliyorlar. Mesela Tahmidiyye, Delaili’n-Nur, Sekine…

Peçesiz gezen hanımlar çok dikkat çekiyorlar. Bilhassa Suudlar, yüzü açıklara dikkatle bakıyorlar. Bazıları “Türkiye” diyorlar.

Suudi hanım polisler Türkçe’yi çok iyi biliyorlar. Sürekli Türkçe talimatlar veriyorlar. Davranışlarını ve sözlerini çok sert buldum. Yaşlı teyzelere bile eziyet ediyorlar. Bu hanım polislerden birisi Kâbe’de cıyak cıyak bağırarak, kolundan çekiştirerek yaşlı teyzeyi yerinden kaldırdı.

Halbuki o tarafta bir sürü kişi oturuyordu. Teyze yol üzerinde oturmuyordu, yasak bir yer de değildi… Suudi hanım polislerin, hanımlar mescidi içinde bile eldivenli-peçeli gezmelerini abartılı buldum. Fotoğraf makinesi ve cep telefonu bile yasak mescidde…Neyden çekiniyorlar da peçelerini açmıyorlar? Yüzlerini çok merak ettim…

Bazı hanımlar, özellikle Türk ve İranlı hanımlar Kâbe’yi kendi evleri zannediyorlar. Yaylanarak oturup, ayaklarını Kâbe’ye doğru uzatıyorlar. Kimseye yer vermek istemiyorlar. Hatta boş yerlere oturanlara bile karışıyor, Yerinden kaldırmak için bağırıyorlar, hatta vuruyorlar. (Birisine yer ayırdıklarından değil, etraflarını ferah tutmak için!). Hanımlar bölümü kısıtlı olduğundan namaz vakitleri sürekli yer kapmaca oynayabilirsiniz.

Erkeklere keyfiyet, kadınlara eziyet…Mescid-i Nebevi’de çok giriş kapıları var. Ama birçoğu erkekler için! Hanımları mescidin taaa arka kapılarına gönderiyorlar ve bu yollar gerçekten çok uzun, vakit daralıyor, ayaklarınız ağrıyor! Sıcakta bunalıyorsunuz da! Hanım olarak Resullah Efendimiz’in kabrini ziyaret etmek istiyorsanız, namazdan sonra başka  girişe gitmek zorundasınız. Her girişte de sıra bekleyeceksiniz, çantanız ve üzeriniz kontrol edilecek!

Ayrıca günde sadece 3 defa ziyaret edebilirsiniz ve bu zaman dilimi BÜTÜN HANIMLARA toplam 2 saat! Oraya girdiğinizde hanım polisler sürekli bağıra bağıra dışarıya çıkmanızı tekrarlayıp duruyorlar! Hanım polislerle biraz yakalamaç, biraz saklambaç oynadım! Rahatca dua ettirmiyorlar!

Kâbe’de de birçok yer erkeklere ayrılmış. Hanımlar yine taaaa diğer uçlara yürümek zorundalar! Yer kalmadıysa aşağı kata indiriyorlar. Orada ise Kâbe’yi seyrederek namaz kılamıyorsunuz ve bir fırın gibi sıcak! Fakat erkeklerin büyük bölümü Kâbe’yi seyrederek namaz kılabiliyorlar! Bu arada belirteyim, feminist filan değilim, ama bu kadar haksızlığa gerçekten bozuldum!

İranlı ve Arap hanımlar genelde siyah;
Afrikalı, Hintli, Pakistanlı ve -uzakdoğulu- Asyalı hanımlar genelde renkli;
Türk hanımlar genelde krem renginde pardesü ve başörtüsü;
Avrupalılar etek-bluz veya dize kadar elbise ve pantolon giyiniyorlar.
İranlı imamlar ince tülbent gibi kumaştan cübbeyle dolaşıyorlar.
Türkiyeli amcalar genelde gri renginde pantolon ve penye giyiniyorlar.

Nur-Talebeleri’ni bütün dünyadaki müslümanlardan ayıran özellik:
Kâbe’de ve Mescid-i Nebevi’de cemaatle namazdan sonra bütün dünyadaki müslümanlar ayağa kalkıp giderlerken, Nur-Talebeleri  tesbihatlarımı okuyorlar. En etkili kısa sureler, İsm-i Azam Duaları, salavatlar, değişik tesirli dualar…

Mescid-i Nebevi’de “Annemin sana selamı var Ya Resulallah” deyince, aklıma çocukluğumda komşu teyzelere selam iletişim geldi… Nasıl söylenir ki acaba diye düşünmeye başladım! Hanımlar Resullah Efendimizi her istediği saatte ziyaret edemiyorlar. Sadece sabah, öğle ve yatsı namazı sonrasında bölük bölük ziyarete izin veriyorlar.

Bu bölükler genelde her devletin grup başkanlarıyla oluyor. Ben İran, Asya ve Pakistan gruplarıyla da Resullah Efendimizi ziyaret ettim, problem olmuyor. Hanımların bazıları çok histerik ve huysuz. Her dilde bağırıp-çağıranlar, itekleyenler, birbirlerinin üzerlerinden geçenler bir hayli var. Ben biraz almanlaştığımdan ilk gittiğimde aval aval donukca etrafa bakıyordum …Bazı hanımlar tülbentlerinin ucunu duvara sürmeye çalışıyorlar. Kimisi İranlı hanımlar dilek şekerleri atıyorlar, saçma-sapan adetler.

Erkekleri daha iyi anlamaya başladım. Bir seferinde arkalarda bir Türk hanımın „Yavaaaş“ sesiyle irkildim ve gülümsedim. Kendimi Türkiye’de gibi hissettim…Peygamberimizin kabri bölümünde iki rekat namaz kılabilmek bir mucize, yer yok! Tıklım tıklım dolu!  Bir seferinde en son gruba katıldım ve biraz daha sakin ortamda dualarımı edebildim.

Kısa kısa gözlemler:

1- Otobüsler saatlerce beklerken bile motoru kapatmıyorlar.
2- İnsanlardan kolay kolay tiksinmem ama o kadar çok bakımsız ayak gördüm ki…Gerçekten midem bulandı…
3- Umre’yi organize eden teşkilat o kadar tecrübeli olmasına rağmen, birçok kargaşa oluyor. Keşke Almanları örnek alsalardı bu konuda!
4- Bir Türk amcanın yorumu: „Torba mı hareket ediyor yoksa benim başım mı dönüyor?“
5- Her yerde yerlerde yatanlara rastlayabilirsiniz. Kâbe’nin tam karşısında piknik yapanlara da rastlayabiliriniz. Hususi yemek getirtenler de mevcut…
6- Uyuyup uyuyup, abdest almadan namaz kılanlar var.
7- Hiç tanımadığım bir Türk kadını yüzüme bakıp bakıp, Kur’an okuyup okuyamadığımı sordu. Bana Kur’an okutturmak için sormadi o soruyu! O günden beri çok mu cahil bir görünümüm var acaba diye aynaya bakıyor ve gülüyorum…
8- Bazıları ayakkabılarını girişe bırakıyor, sonra hangi girişe koyduğunu unutuyorlar. Sonra da ayakkabım çalındı diyerek otele yalın ayak dönüyorlar.
9- Bazı hanımlar bebeklerini kucağına alarak namaz kılıyorlar.
10- Türk teyzelerin sürekli kaybolma korkusu var. Birçoğu da nedense sandalye üzerinde namaz kılıyorlar. Türk amcalar  böyle değillermiş.
11- İstanbul üzerinden uçtuk, Nihat Hatipoğlu’da bizimle aynı uçağa bindi.
12- Zemzem suyu bidonlarından su doldurmak insana eziyet veriyor. Daha kullanışlı bir model olabilirdi. Plastik bardaklar çok israf ediliyor.
13- Mescid-i Nebevi ve Kâbe gül kokuyor. Oralarda sabaha kadar ibadet etmek isterseniz, yanınıza yazlık ceket, içecek ve biraz da atıştıracak çerez filan alın.
14- Marketlerde ve bakkallarda meyve-sebze çeşitleri yok.
15- Bazı hocaefendiler, bazı hacılar kaçtıklarından pasaportları topluyorlarmış. Neyden kaçıyorlar ve oralarda tek başlarına ne yapacaklar? Başka ülkelere mi gidiyorlar acaba?
16- Kafileden birisi anlattı: Tavaf ederken yaklaşık 50 yaşlarında biraz kilolu Arap hanım yere düşmüş, vefat etmiş.
17- Medine’deki otelde Samanyolu ve Kanal7 seyredebiliyorduk, ama pek ilgilenmedim.
18- Türk hanımlara genelde „Ayşe  Abla“ veya „Fatma Abla “ diyorlar.
19- En kaliteli deri terliğinizin bile ipleri ve tutkalı sıcaktan açılabilir. Tamir ettiremezsiniz, böyle bir olanak yoktur! Mecburen orada plastik terlik satın alıp giyersiniz!
20- Hocanın dediğine göre hanımlar ihramdayken çoraplı olmaları gerekiyor. Böyle birşey rehberlerde yazmıyor!
21- Bazı yaşlı ve hastalar yerlere düşe-kalka namaz kılıyorlardı. Bu beni duygulandırdı.
22- Tavaf ederken her seferinde Kâbe örtüsüne sarılarak dua edebildim. İlk dualarım hep bütün müslümanlar için oldu.
23- Peçeli ve çarşaflı hanımlar gözüme asil, mağrur ve çok güzel göründüler…Almanya’dayken TV’de hiç de öyle bir intiba bırakmamışlardı…
24- Türkler hep birbirlerini arıyorlar.
25- Kâbe’ye doğru dua ederken bir Türk teyze bana „Ben de CD dinleyerek Kur’an’ı hatim ediyorum, ama Kur’an okuyamıyorum“ dedi…İstanbullu’ymuş. Kimi teyzeler ben tesbihat okurken yanıma gelip duama iştirak ediyor, amin diyorlardı. Kendileri okumasını bilmiyorlarmış. Üzüldüm.
26- Kâbe etrafında oturup normal günlük sohbetleri edenlere hayret ettim.
27- İlk tavafımız geceleyin ve dolunay zamanıydı. Artık dolunayı ne zaman görsem, aklıma Kâbe’yi ilk tavaf edişim geliyor…
28- Bir Türk amca Türk Bayrağı penyesiyle Kâbe etrafında dolaşıyordu. Güldüm!
29- Onsekizlik gençler ihramdayken sigara içmişler. Hoca kızdı.
30- Kâbe’de ilk cuma günü kendimi dua etmeye öyle bir kaptırmışım ki, biraz ileride iki Türk kadınının beni izlediklerini, dualarımı dinlediklerini sonradan farkettim! Bence bu bir edepsizliktir! Ben Rabia Filmi‘ndeki Fatma Girik miyim!?
31- Hayatımda ilk defa güneş gözlükleriyle namaz kıldım.
32- O sıcakta sinekler bile uçmuyorlar. Sadece büyük çekirgeler var etrafta.
33- Hintliler ve Bangladeşliler baharat kokuyorlar.
34- Ailecek çoluk-çocuk Umre’ye gelenler var.
35- Yanıbaşınızda haşlanmış yumurta yiyebilen olabilir! Yemin ediyorum ki burada yazdıklarımın hepsi gerçek, şaka değil!
36- Hocaefendi ihrama girmeden evvel dua ediyor: „…istiyoruh, ….diliyoruh,…niyaz ediyoruh….“ Ben tabii ki başımı öne eğerek çaktırmadan güldüm. Acaba hangi yöreye ait bir konuşma şeklidir bu? Bilmiyorum…
37- Bir abla Hac ve Umre’nin sevincini anlatıyor bana: Evlendim ve çocuklarım oldu, bundan daha büyük mutluluk olamaz demiştim. Ama burada yaşadığım sevinç, hayatta yaşadığım sevinçlerin en etkilisi ve en büyüğü oldu…
38- Sadece namaz kılınırken tavaf edilmiyor. Geri kalan bütün zamanlarda Kâbe her an gece-gündüz tavaf ediliyor.
39- Sıcakta sürekli Kur’an okumak, dua etmek insanın uykusunu getiriyor.
40- Bazı Türk teyzeler sıcakta yün yelekle dolaşıyorlar.
41- Kâbe’de yer olsa bile, -özellikle hanımlara- her yerde namaz kıldırtmıyorlar.
42- Bütün çöplerimi yanımda taşıdım, çöplük gördüğüm an boşalttım. Orada her yere her türlü çöpünü bırakanlara içimden kızdım.
43- İranlıların konuşmalarını Kürtçe’ye benzettim.
44- Bazıları çok kez tavaf ettiklerinde gurur duyuyorlar, seviniyorlar. Bana göre yapabildiğim tavaf sayısı değil, en güzel şekilde dualar ederek, içime sindirerek yaptığım tavaflar önemliydi. Tavaf ederkenki en etkili duygularım ve yaşadıklarım önemliydi. Öylesine birkaç dua mırıldanarak hızlı hızlı tavaf etmek bana göre değil.
45- Benden en önemli tavsiye: Hacca veya Umre’ye gençken gidin! Türkiye genelde huzur-evi sakinlerini gönderiyor!
46- Araplar Arapça konuştuğumda – Arapça’yı çok iyi konuşamasam da-  seviniyorlar. Birçok Arap Ülkeleri’nden insanlarla tanıştım. Türkiye halen çooook seviliyor!
47- Abdestimi bozmamaya çalıştım. Bu uzuuun saatler boyunca biraz zor. Günde iki defa abdest alıyordum.
48- Sürekli ibadet ettiğim, Kur’an ve dua okuduğum halde, hatim indirmeye vakit bulamadım.
49- Cadde kenarlarında oturup yemek yiyebilecek lokanta yoktu. Birkaç tane kızartma ve döner satan küçük yer vardı.
50- Türk Hava Yolları hosteslerinin bazılarının burunları havada! Aman da aman!

En heyecanlı anlar, duyguların en yoğun olduğu zamanlar:

1- Mescid-i Nebevi’yi ilk defa görmek…
2- Resullah’ı ziyaret…
3- Kâbe’yi ilk defa görmek… Kâbe örtüsüne değebilmek…
4- Kâbe’yi tavaf etmek…Tavaf anında en duygusal anlardan: Engelli birisinin el değnekleriyle tavaf edişini seyretmek…Kimisi tekerlekli sandalyede yaşlı anne-babasına tavaf ettiriyor. Kimisi kucağında bebeğiyle tavaf ediyor. Kimisi topallayarak tavaf ediyor…Karı-koca tavaf ederseniz, elele tutuşabilirsiniz.
5- Kâbe’de ve Mescid-i Nebevi’de secde etmek: Kalbimi her seferinde bir sıcaklık kaplıyordu…

En üzücü anlar:

Kâbe’ye ve Resullah’a veda anı…

Mekke ve Medine Almanların yönetimi altında olsaydı…

1- Her yerde abdest alma olanağı olurdu…
2- Hanımlar da Resullah Efendimizi her istedikleri saatte ziyaret edebilirlerdi…
3- Hanım polisler ziyaretçilere bağıramazlardı…
4- Hutbeler her dile çevrilirdi…
5- Her yerde bilgilendirici tabelalar olurdu…
6- Çok berrak, yakından çekilmiş güzel kartpostallar olurdu…
7- Her dilde kitaplar bulunurdu…
8- Kâbe’nin her tarafında engellilerin ve yaşlıların kendi başlarına inebilecekleri yollar olurdu…
9- Bütün otellerden Kâbe’ye kadar olan yolda toplu taşıma araçları 24 saat hizmette olurdu!
10- Zemzem bidonları insanın parmağını acıtmazdı…Ayrıca bidonlar  yerlerde olmazdı! Hasta ve yorgunları hiç düşünmüyorlar mı?
11- Yerler sert mermer yerine, daha başka bir malzemeden yapılırdı…
12- Havalandırma ve soğutma için daha başka teknoloji geliştirirlerdi…
13- Hanımlar köşelerde küçük mekanlara sıkıştırılmazdı…
14- Yollar daha düzenli olurdu…
15- Benzin asla israf edilmezdi!!!
16- Işıklandırma farklı olurdu…
17- Her yerde her dilde ilmi sohbetler olurdu…
18- Hanımlar tuvaleti yatsı namazından sonra kilitlenmezdi!
19- Tuvaletler yaklaşık yarım kilometre uzaklıkta olmazdı!
20- Tuvaletler alaturka olmazdı!!! El-Insaf!!! Orada ibadet ediyor insanlar!!! Bu ne rezalet!!! Birkaç alafranga tuvalet rezil halde tıkalı olmazdı!!! (Otel odasındaki tuvaletler iyiydi ama…)
21- Her yerde oturabilecek dinlenme yerleri olurdu. Orası Hac Dönemi’nde tıklım tıklım demeyin! Tıklım tıklım yerlere de oturma ve dinlenme tesisleri yapılabilinir!

Haber7 Sarayı’ndan dedikodular:

Ünal Ağabey, yayın yönetmeniyim diye öyle altın renginde kravat takmak da neyin nesi, firavunlara mı özeniyorsun? Biliyorum, ben işçi çocuğuyum diye beni hakir görüyorsun ama, sen sanki asil aileden mi geliyorsun! Köylüsün, daha da önemlisi keçi çobanısın! Sosyolojide  bile işçi sınıfı var, ama keçi çobanları diye bir sınıf bile yok! Sen sınıfsızsın be Ünal Abi!

Geçenlerde Yemen’e cariye pazarına uğramak için mi gittin? İstanbul’da cariyeden bol ne var, uzağa gitmene gerek yoktu. Yeter ki paran olsun! Sanki Hawaai’ye indiniz de, boynunuza çiçekli kordon takmışlar! Maşallah, ne de güzel yakışmış!

Yakında Ramazan Ayı giriyor. Eyvah, halin nice olur senin Ünal Abi? Ofisinde gizlice çiğ köfte yoğurursun seeeen!!! Yazılarımı oruç ayı girmeden yollasam olur mu? Ramazan’da seninle muhatap olmaktan korkuyorum.

Ha, bu arada Almanya’ya iftara gelmek istersen, her zaman buyurabilirsin. Ama çoluk-çocuk bütün Adıyamanlı sülaleni uçağa doldurup da gelme sakın. Ben biraz Alman gibiyim, kalabalıktan hoşlanmam. Allah ne verdiyse yersiniz. Alman havucu salatası yaparım, yanına da ketçaplı makarna. Tatlı olarak bisküvi ikram edebilirim. Sonrasında da çay. Fazla geç olmadan da otelinize dönersiniz lütfen…

 

27 Haziran 2010 23:23 – 55 Yorum – 10,696 Okunma
http://www.haber7.com/haber/20100627/Umredeki-Turk-kadinlarin-genel-adi.php

 

Mutlaka okuyun !

Prof. Osman ÖZSOY Hocanın 26 Şubat 2010 Tarihinde bu site de yazdığı yazıyı mutlaka okuyun. Merak edenler için aşağıda linkini veriyorum. http://www.haber7.com/haber/20100226/Peygamber-kabrine-ayaklarini-uzatinca.php

Yorumun Devami

  • 30 Haziran 2010 16:34 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

feya subhanallah

-başlık,konu bana yazıyı okuttu. Allah kabul etsin umreye gitmişsiniz. şirin,güzel hem bazı sevimsiz hatıralarınızın yanında nur talebelerindende sitayişle bahsetmişsiniz. yahu o nur talebelerinden hiç kimse a kızım güzel gören,güzel düşünür,güzel düşünen hayatından lezzet alır demedi mi? yada benim güzel kızım,habibin diyarının dedikodusunu yapma,yazma demediler mi? sadece güzel şeyler yaz. tebrik ediyorum.

Yorumun Devami

  • 30 Haziran 2010 15:31 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Ön yargılardan uzak olmak.

Umreye gelecek hacı adaylarımız hac ile ilgili kitaplr okusun ve varsa görsel kaynaklardan faydalansınlar. Peygamberimizin hayatını da okumayı ihmal etmesinler. ÖN YARGILARI bir kenara bırakarak gelsinler. Kabedeki süslemelere bakarak "acaba hac işareti var mı? yada İsrailin 6 köşeli yıldızı varmı?" diye bakan insanları görünce çok üzüldüm. yüzbinlerce insanın olduğu yerde ufak tefek aksaklıklar olabilir.Anlayışlı olabilsek ne güzel olacak.

Yorumun Devami

  • 30 Haziran 2010 13:25 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

gazze niye size batıyor…

Türkiyedeki asker şehitlere gelince hepsi türkmü içlerinde kürtlerde var…ayrıca ölenlerin çoğu bizim gibi dindar ailelerin çocukları size ne oluyorda utanmadan bizi türk düşmanlığı ile suçluyorsunuz..askerlik yaşına gelmiş 3 oğlum var muhtemelen askerliklerini doğuda yapacaklar..siz hastamısınız GAZZE veya MAVİ MARMARA nerenize batıyor?

Yorumun Devami

  • 30 Haziran 2010 13:21 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

devam…

evet umrede bir velinin kalbine istemedende olsa itiraz kabilinden şöyle bir düşünce geliyor bu kutsal beldeler neden bu bidat ehli vehhabilerin eline kaldı acaba diye?hemen ihtaren şöyle bir ilham alıyor…onlar namazlarını cemaatle kılıyor ve bunda devamlılığa gayret ediyorlar birde konuşmalarında dillerinden allah lafzını düşürmüyorlar..orada BİDAT EHLİ bile böyle .. ehli sünnet olduğunu iddia eden ülkemiz müslümanında ise namaz ve ALLAHı hatırlamak açısından durum vahim..suçlama değil durum tespiti bu

Yorumun Devami

  • 30 Haziran 2010 13:16 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

İÇERİK DEĞİLDE YAZI GÜZEL…1

YAZARIN BAZI GÖRÜŞLERİNE KATILMIYORUM AMA yazı keyif veriyor bu bacımız yazmaya yetenekli,zeki,sevimli ve birikimli bir kıza benziyor..okurken keyif aldım…samimi buldum..ayrıca kadınlara yapılan haksızlıklar konusuna katılıyorum zaten bu her yerde böyle…gelelim suudilere ve hizmetlerine bence elllerinden geleni yapıyorlar..bu kadar yapabiliyorlar demekki..bu arada bildiğim birşeyi de sizlerle paylaşmak isterim belki birilerine birşey ifade eder…bir zamanlar umreye giden bir velinin kalbine….

Yorumun Devami

  • 30 Haziran 2010 13:08 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Valla anlamadım

Haber başlığında umre ziyareti geçtiği için okudum.Ama ciddi söylüyorum bu bayan gazetecimi yoksa haber7 de tanıdığı olan birimi anlayamadım.Medinede yaşayan biri olarak bu izlenimlere ve tespitlere nasıl ulaştı çok merak ettim…

Yorumun Devami

  • 30 Haziran 2010 02:20 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

HAMIDULLAAAAH!!!

Her yerde Gazze deyup durursun. Yok ondan bahsettinde gazzeyi niye yazmadin,yok turk okulu dedinde gazzeyi demedin.Neyle neyi kiyasliyorsun ki sen.Derdin nedir anlamadim.Simdi isril bayragi yakmayip,kahrolsun israil diye sokakta bagirmayan herkes supheli sana gore.Alakasiz heryerde arzi endam edip garip seyler yaziyosun.Sana oncede demistim,dogru soyle bize, Turk okullari kapansa cok mutlu olursun dimi? senin derdin keske gazze olaydi keske!!Ama yorumlarindan samimiyetin belli zaten….

Yorumun Devami

  • 30 Haziran 2010 01:13 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

3-erkeklere keyfiyet, kadınlara eziyet

iteklenmekten çok beni Kabenin avlusunda namaz kılıyoruz ya da Altınolukun altında kadın olarak duruyoruz diye ters ters bakan arap erkekler sinir etmişti. Hele Erkek bir arap polisin farz naamz vakti geldiği için Hacı Yallah demesi çok kalp kırıcıydı. Normalde bu uyarıyı kadın polisler Allak kabul vs. sözlerle teselli etmeye çalışarak yapıyor. Allahın mekanından aslında hakkı olmadığı halde o erkek polisin böyle hevesle kovması en çok sinir ve rencide olduğum durumdu. İnşallah bu feci durum değişir.

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 23:07 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

2-erkeklere keyfiyet, kadınlara eziyet

erkekler de bu haksız ayrıcalıklarından vicdani bir rahatsızlık duymuyor olmalı ki bu aşırı bencil uygulamalar yıllardır sürüp gidiyor. Yetmiyormuş gibi Diyanetce katıldığımız bir sohbette Türk ama orada yaşayan bir prof hoca yüzlerce erkeğin arasında yazmayacağım kelimelerle bizi inanılmaz bir şekilde rencide etmişti. Kendimi umreye değil Arabistanın cahiliye devrine gelmiş gibi hissettim.

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 23:02 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

evet:erkeklere keyfiyet, kadınlara eziyet

1-ben de bir ay önce umreye ilk kez gittim. M. Nebevide kadınlara az bir zaman ayrılmıştı. o yüzden o kutsal mekanda en çok idrak edilebilen izdihamdı. Fakat Mekkeye gelince kadınlara ayrılan az bir zamanın kıymetini anladım. Çünkü daha da kutsal olan o yerde Hacerül Esved sırasına yalnız erkekler giriyor, farz namazlarda kadınların asla Kabeye yakın olmasına izin verilmiyor, Altınolukun altında her zaman erkekler dua edebiliyor, namaz kılabiliyordu.

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 22:55 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Güzellikleri taşımak2

buraları anlatırken hep şunu düşünürüm." acaba benim anlattıklarımdan etkilenipte Umre veya Hac ibadetinden vazgeçen kardeşim olabilir mi" bu nedenle de hep güzellikleri anlatmaya çalışırım. Benim anlattıklarımdan etkilenipte umre yapmya niyet edn bir kişi görmek beni mutlu eder. Zemzem konusunda haklısınız. ona bir çözüm üretilmeli 2 yıl önce daha güzel di bu işler. inşaat çalışmları devam ettiği için şimdilik biraz sıkıntılı.Ama biz tatile değil ibadete geliyoruz. orada beklemekte güzel

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 19:24 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Güzellikleri taşımak

yapıcı eleştirilere saygım var. yazınızın bir çok yerinde de gerçekten yapıcı eleştirlerde bulunmuşsunuz. Alman Hayranlığınız dışında. birde Kadınlarla ilgili anlattıklarınız da biraz anlayış gösterebilirsiniz. H.Esved taşı Kabe binasında ve onu ziyaret eden bayanlar var. Mescidi nebevinin arka tarafındaki otellerde kalan bayanlar için mescide gidip gelmek sorun değil. bence sizin otelin yerinde problem var. Hem Peygamberimiz zamanında da kadınlar arka tarafta namaz kılardı.

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 19:20 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Bal arısı mı? sinek mi?

Bal araıları gezdikleri her yerde çiçekleri ve bal özünü algılar, bu nedenle arıların ayaklarına takılan çer çöpte polendir. sinekleri ise ben yazmayayım. 2 önce Mekke deydim. 2 gün sonra yine gideceğim.(Arabistan da yaşıyorum) ben hep güzellikleri görmeye çalışıyorum. Burayı Almanlar yönetse idi şuan iki masraflarımız en az 5 e katlardı. her şeyi paraya çevirirlerdi. cebine sadece yol parasını koyup umreye gelenler var. yemeklerini hayırsever araplar karşılıyor. konaklamayı ise sokakta yapıyorlar.

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 19:16 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ALMAN BAYAN..YAZDIKLARIN GÜZEL DEEEEE…..

Acaba sen osmanlının yönetiminde veya şimdiki türklerin yönetimindei bir kabeyi neden nasıl hayal edemiyorsun?Kendini kabenin fatihi değil hademesi kabul eden Yavuz Sultan Selim han ismini duydun mu? Türkiyelisin ama almansın…nasıl oluyor da Türküm demekten imtina ediyorsun ama almanım diye adeta defalarca yazabiliyorsun?Sana soran oldu mu?Alman devleti seni bedava mı yolladı oraya propaganda yapasın diye?Neyse..Güzel yazmışsun sonuçta.Ama alman hayranlığın da benim midemi bulandırıdı.Afiyet olsun

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 16:21 – Toplam 1 kisi beğendi.
  • Beğen

MEHMET. SOYADIN GİBİ FAKİRSİN

Siz, daha yapılan bir yorumu anlama fakirisiniz dostum. Önce bir anlayın ne demek istediğimizi, sonra provakatör falan ilan edin. Hem merak ediyorum sen nesin acaba? Bazı konularda hassas olan insanlardan, başka konularda da hassasiyet beklemek mi kötü? Yurt dışında öldürülen bir Türk için yazı yazan yazar, Gazzeye giden şehidler için de bir yazı yazamaz mıydı? Sahi onlar Türk değil miydi?

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 15:39 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Ah İbadet Ah

Ya kardeşim sen ibadet etmeye mi gittin yoksa eleştiri bombardımanı yapmaya mı,Allah sana basiret versin.Güzel yapmış olduğun ibadaeti ve nasıl yapılmalı şeklinde anlaksaydın daha güzel olmaz mıydı.

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 14:09 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Kadın her yerde aynı

Kadınların birbirini kıskanması kadar bir kıskançlık başka hiçbir canlıda yoktur herhalde. Bir de yazarımızın şu Alman hayranlığı abartılı olmuş. Türk kültür ve geleneğine yabancı oluşu yazısına yansımış. Mekke Almanların yönetiminde olsaydı yerine, şunlar şöyle yapılabilirdi deseniz daha şık olurdu. Bu kadar Alman özentisi fazla. Anadolu kadınının doğal hali Almanya doğumlu şık hanfendiye komik gelmiş. Olsun, biz gülmüyoruz. Analarımızı böyle daha çok seviyoruz.

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 13:17 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

samimi buldum

İçtenlikle gözlemler aktarılmış ben samimi buldum.Henüz nasip olmadı fakat yazınız aydınlatıcı oldu.O zaman Almanlar bu durumda İslam hakkında olumsuz düşünürler sanırım durum ortada.. Naısl düzelir? Herhalde fert bazında düzelmeye başlayınca cemiyette düzelir Hac ve umredede bu düzelme kendini gösterir bekliyeceğiz hasretle..

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 11:06 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

insan davranışları gerçekten ilginçtir..

bir elinde cevşen geçmiş kabenin karşısına duaları okurken..diğer gözü yarı açık şekilde..bizim türk hanımların ilginç hareketlerini izlemek..kadar keyifli hal olamaz yaaa..harikalar yaratmışşsın orada..keşke senin o duygularını ve gözlemlerini ben yaşasaydım..İnan o kadar hoş yazmışsınki..bacım gazetecilik yanını konuşturmuşsun..Bize oradan en taze ve en ilginç haberleri getirdin..sanki okuyunca kendimi orada buldum..o atmosferin ruhani ve beşeri iklimini doya doya koklayarak kendimden geçtim..sağol varol.

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 11:00 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

tarafeyn..

zehra bacı..makaleni okuyunca..sabah sabah çok güldüm..Allahda senin yüzünden o sevimli gülücüklerini hiç eksik etmesin bacım..Hele o..Kızım sen Kuran okuyormusunu soran hanım efendiye karşı..ayna karşısına geçip kendine bakman..o kadar hoş ifade olmuşki..teyzeler beni nasıl görüyor acabayı cevaplamışşsın..ben olsam gülmekten karın ağrıları geçirirdim..Bilselerdi karşılarında duran bu kız..Nurun müdakkik bir alimi, kevnin satırlarını harf harf okuma seviyesini çoktan geride bırakmış..efazılı beni ademdir..

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 10:39 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

tebdili kiyafet önersem

Yazınızı çok beğendim başınıza gelen talihsiz durumlar içinde üzüldüm. Bence bir daha ki sefere gittiğinizde erkek kıyafetleriyle gidin daha rahat edersiniz. Yazınızdan çok istifade ettim. Çok teşekkürler

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 10:13 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

bazı ifadeler zirva 2

Siz hiç ölmeyecekmiş gibi paralarına para katan zengin müslümanları kutsal beldelere farz ibadetlerini yapmadıkları için kınayacağına fakir insanları rencide etme hakkın yoktur. Çünkü 1400 yıl önce hacca giden sahabilerin ayaklarında sizin kullandığınız terlikler ayakkabılar yoktu. Lütfen biraz dikkat.

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 08:50 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Allah rahatlık virsin :)

bu gariban kaçar ,seninle yazışmak,fikirlerinden istifade etmek bana çok şey kattığı gibi keyifde vermiştir.yüreğine,bileğine sağlık.ben senin yerinde olsaydım seni defalarca afaroz etmiştim sen prensipli,birikimli ve beyfendi bir insansın.(tüm sevimsizliğine rağmen ) :)

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 01:05 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Kınıyorum seni!

Ben bir kere sevimsiz değil, sadece biraz cinsim:) Gündüzü değil geceyi severim. Yazı değil kışı, ilkbaharı değil sonbaharın sonunu severim. Pırıl pırıl güneşli bir havayı değil, yağmurlu, karlı,sisli,puslu,fırtınalı havayı severim. İstanbulu teftiş ve teşrif edeceğim günler havanın berbat olmasını tercih ederim. (Size göre) Berbat havalarda parklar,korular sokaklar tenha oluyor. Ben de rahat rahat kimseye bulaşmadan, asabım bozulmadan dolaşıyorum. Böylesine antisosyal bir insandan çok şey bekliyorsun:)

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 00:47 – Toplam 0 kisi beğendi.

 

 

 

 

 

yakın markaj idare vaziyetleri

ben samimiyetten çok kadınsı yaklaşımlar görüyorum.tamda bir kadının bıdı,bıdı modunda bedduayla karışık söyleyebileceği türden şeyler.ünal bey için söylediklerinide şirin görünme çabasıyla karışık latife yaklaşımı.bilmen lazım medyada böyle paslaşmalar iyi pirim yapar.bakma her ne kadar sen sevimsizliğin nedeniyle kişisel takılmasanda ellerin HAKİKİ yazarları bile yazılarını kişiselleştirebiliyor. biliyorum fazla oluyorum,sıkıyorum belki ama naapayım sana takılmazsam işim rast gitmiyor :) kıllık paraylamı.

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 00:19 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Neden samimi diyorum?

" En sinir bozucu durum: Kâbe&8217yi tavaf derken bazı histerik hanımların beni iteklemesi!… Umarım tavafları için çok sevap almamışlardır! " Bu satırları herkes yazmaya cesaret edemez. Zehra hanım içindekileri olduğu gibi dışa vuruyor. Yazısındaki bu görüşlerine katılmıyor ve acımasız buluyorum ama bunları çekinmeden söylemesi de hoşuma gidiyor. Ben olsam ben de o gıcık kadınlara çok kızardım ama inşallah çok sevap alamamışlardır diye şaka da olsa bedduada bulunmazdım..

Yorumun Devami

  • 29 Haziran 2010 00:07 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Kaçılın!..Zehra bacı tozu dumana katmış geliyor.

Bu kızın yazılarını seviyorum. Kendime pay çıkarmak için değil ama bu kızcağız da benim gibi deli dolu yazıyor. Yazarken önüne kim ve ne gelirse çiğneyip geçiyor. Nabza göre şerbet vermesini bilmiyor. Bilse de tenezzül etmiyor. Kendi doğruları neyse onları yapıyor, yaparken de züccaciye dükkanına giren fil gibi davranıyor. Darma dağınık yazsa da çok samimi yazıyor. Sahici yazıyor. Şimdiye kadar bir yalakalığını görmedim. Ünal Tanıka yalakalık yapmayan kimseye yapmaz.

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 23:58 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

güzel

Çok hoş ve sevimli bir yazı olmuş,duygularınızı ve yaşadıklarınızı samimice anlatmışsınızkadınlar hakkındaki düşüncelerinize katılıyorum.Hep arka plandayız,ezilen tarafız…Bunun sebebi bence erkekler ve erkeklerin böyle olmasına sebep olan kadınlar.Kendimiz için üzülüyorum ve erkekleri kıskanıyorum.

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 23:41 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

ve biliyormusun

sendede bu takıntılardan accık var,haddim değil ama özeleştiri yapmanda fayda var.birde sende eksik olan en önemli şey empati eksikliği.kendi düşünce ekseninde olan olaylarda kullandığın empatiyi bizlerden hep esirgiyorsun.şeyh sait haberinde maksadı aşan inancını tehlikeye atan yorumlarına rastladım.üzüldüm bir gerçeği anlatmaya çalışırken haksız duruma düşmemelisin.bunu bizim gibiler yapsa çok önemli olmayabilir.lütfen karizmaya halel getirmeyelim efem.empati ve sempatiyle kalın efem :)

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 23:40 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

başlık işide yormaya başladı

ülkemiz insanında olan bu takıntının altında tc nin ilanından beri dayatılan türk ve türkçülük yatıyor diye düşünüyorum.devamen türk ve türkçülüğü sürekli ön planda tutan partilerimiz var.bu iki neden insanlarda alerji oluşturmaya yetiyor.yoksa aslında kimsenin direkt olarak türklükle bir sorunu yok.osmanlı döneminde türkün çağrıştırdığıyla tc deki türkün çağrıştırdığı çok farklı.haçlı alemi türk denildiğinde osmanlıyı,islama kendini adamış bir milleti anlıyordu.

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 23:31 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Türkçe olimpiyatına bile ırkçılık nazarıyla bakıyorlar.

Çünkü orada Türkçe kelimesi geçiyor ve yabancılar güzel Türkçemizi öğreniyorlar diye rahatsız oluyor. Türkten,Türkçeden,Türke ait değerlerden bu kadar rahatsızlık duymak inanılacak gibi bir şey değil. Bu şahsın en büyük dileği yazarın içinde Türk ya da Türke ait bir şey geçmeyen bir yazı yazmasıymış. O kelimeyi görünce rahatsız oluyor. Yani, artık kızamıyorum da. Takıntısı bu dereceye varmış bir insana kalkıp da ne diyeyim? Diyebileceğim ve dileyebileceğim tek şey şifadır. Elden başka bir şey gelmiyor.

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 21:02 – Toplam 1 kisi beğendi.
  • Beğen

İlk zamanlar sürekli olarak kendimi sorgular

acaba bazılarına Türk takıntılı demekle kendi siyasi geçmişimdeki takıntılarımı mı kamufle etmeye çalışıyorum derdim. Hatta çoğu zaman da kendime kızardım. Aradan biraz zaman geçince kendime haksızlık yaptığıma tam olarak inandım. Bazı insanlarda gerçekten Türk takıntısı var. Hangi kompleksin, hangi yanlış din anlayışının ürünüdür bilmem ama bu takıntı kendilerini küçük düşürmekten başka hiç bir işe yaramıyor. Yaramadığı gibi hastalığın ilerleyen evrelerinde Türk düşmanlığına dönüşüyor. Kötü bir durum.

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 20:52 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Hamdullah Dargın!

H. Dargın gibi provokatörler moralinizi bozmasın gençler. Gözler kör olup bakışlar bulandı mı kimseye laf anlatamazsınız. Böyle kişilerin sırf etrafa saldırarak hayat buldukları, bundan beslenip tatmin oldukları çok açık. SONUÇ: Selam deyip geçmeli. MÜSBET HAREKETE DEVAM!

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 16:26 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

BENDE ÜNAL BEY KISMINA TAKILDIM

Üst taraf güzel, ben almanlar kısmınada bişey demem , kısmen doğru söylemiş yazar ama şu " ünal ağabeyyyy" kısmı bence bozmuş yazıyı. Böyle bir eposta bence sadece iki kişinin birbirine göndereceği cinsten birşey.Burda bu kadar insana okutmak hem iyi bir düşünce değil,hemde zaten çok komik bir şey değil. Sevimli olayım derken gereksiz samimiyet gösterilerine bence gerek yok.En azından burada.

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 16:14 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

TALHA CANLI

Dostum yorumu bir daha oku istersen. Terkedip gitmeye gelince, galiba kalplerdekini okuma yeteneğiniz var. Hiç görmediğiniz ve tanımadığınız insanlar hakkında peşin hüküm vermek kadar vahim bir şey var mı acaba?

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 14:10 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

HASAN FEYZİ

Kardeş, dünyayı türkleştirme projesine talip olan hareketin içinde yok mu ingiliz, israil ve abd ajanları…Diyalog ve hoşgörü hareketinde yok mu bunlar? Cia ajanları tarafından korunan bir liderin hareketi, mossad ve cia ajanlarından arınmış mı oluyor? Kafa tutmaya gelince arkadaşlar, biz devletten değil müslüman yazarların tavrından bahsediyoruz burada.Ve en önemlisi,kalplerdeki hastalıkları,zihinleri bulandırmak için pazarlayanlara dikkat edelim diyorum…

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 13:57 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

NUR YÜZLÜ ŞEHİDİME NURLU VEDA 3

Biz zulmün her türlüsünü lanetliyoruz ve mazlumları,dini ne olursa olsun savunuyoruz ve savunmalıyız.Sadece kendi ırkımızdan olanları dile getiriyorsak,burada bir problem vardır. Yazara sitemim,NUR YÜZLÜ ŞEHİDİME NURLU VEDA yazısı gibi bir yazıyı,başka coğrafyaların islami davası için şehid olanlar için kaleme alınmamış olması.Burada ister istemez bunu düşünüyoruz.Bir saldırı sonucu şehid edilen bir kardeşimiz için gösterilen hassasiyet,dünyanın en zalim ülkesi tarafından yapılan barbarlıkta nedengösterlmyr

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 13:48 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

NUR YÜZLÜ ŞEHİDİME NURLU VEDA 2

Ben bu yorumu yaparken, yazıya bir eleştiri yapmadım. dönüp farklı konuları dile getirmemizin nedeni,bu konuların turnusol kağıdı gibi asit ve bazları ayırt etmesi ile alakalıdır.Öncelikle bizim rotamızı ne belirliyor bu tespiti yapmak lazım.Referansımız İslam mı,Milliyetçilik mi?Bizim için öncelik soy-kavim akrabalığı mı,din kardeşliği mi? Örneğin filistin için hiç bir yardım kampanyasına imza atmamış bir yardım kuruluşu kırgızistan için yardım kampanyası başlatıyorsa oturup düşünmek lazım değil mi?

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 13:43 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

23 MADDE EN ÖNEMLİ TESBİT

23- Peçeli ve çarşaflı hanımlar gözüme asil, mağrur ve çok güzel göründüler. Evet yakın bir zamanda gitmiş biri olarak söylüyorum evet gerçekten öyle… Yanlız yazar, Eğer Almanlarda olsaydı diye döktüğü maddeler için Almanları değilde bizim Ankara belediyesini referans gösterseydi yine yeterdi, İlla Gavurla kıyasa gerek var mı? bilmiyorum. Belki Almanyada yaşadığı içindir ama yinede gerek yok. Zaten o vazifeye layık olmadıkları anda Cenab-ı Hak o hizmeti Suudun elinden alır, demek şimdilik idare ediyor.

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 13:38 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

hamdullah beye

Hamdullah Beye de bir çift sözüm var.Zamansız çekilen kılıç sahibine zarardır.. şu an senin memleketinin israile kafa tutacak ne maddi ne manevi gücü yok..bunu bilesin..uçağını tankını israili amerikası modernize ederken ve cami bombalamaktan bahseden paşaların varken ne ile kafa tutacaksın..gazze gemisi ile gidenlerin pek çoğu halis niyetli idi ama içlerinde ingiliz ajanları mossad ajanları da vardı..bu böyle biline..3-5 aya herşey daha berrak belli olur..FERASETSİZ İHLAS FELAKETDİR diyorum nokta.

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 13:08 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

murat garipoğlu ve hamdullah beyler

Avrupa seyahatinden dönen Mehmet Akife bizimle batıyı kıyaslamasını istediklerinde Mehmet Akif "İşleri bizim dinimiz kadar sağlam dinleri bizim işimiz kadar çürük" derken akif özentiden veya özgüven eksikliğinden bunu söylemiş diyebilir misin , ne kadar alakasız anlamszı bir eleştiri yapıyoruz farkında mıyız.Zehra hanımı tebrik ediyorum , izlenimlerini çok güzel paylaşmış , Allah hepimize beden ve kalbimizle umre-hacc nasip etsin inşallah…

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 13:06 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Teşekkürler

Elinize sağlık, büyük bir zevkle okudum.

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 12:57 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

DİMAĞINA SAĞLIK

Zehra kardeşim muhteşem bir gözlem yapmışsınız.En muhteşemi de bunu kaleme alarak bizlerle paylaşman.Adeta duygu ve düşüncelerimi kaleme alınmış gibi algıladım. Almanlara olan hayranlığın dışında.Aslında hayranlığın Almanlara değil de sistemli çalışmalarına galiba.Ben de keşke Almanlar da müslüman olsaydı diye dua edeceğim. Bu yazını da izin verirsen arşivime eklemek istiyorum.Selam ve sevgiler.

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 11:09 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

OZENTI OZENTI OZENTI

Baskasina ozenmek ve bunu defalarca dile getirmek ozguven probleminin yansimasidir.Kendi milletini asagilamak ise gorugusuzlugun ve cahilligin gostergesidir. Allah cc umrenizi kabul etsin

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 10:28 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Hamdullah !!

Yazar hanim Umre macerasini farkli bir uslubla kaleme almis ve paylasmis.Dönüp dolasip alakasiz bir konuya baglayip provake etmenin alemi ne? Basinda Türk olunca her yapilandan niye rahatsiz oluyorsun.Türk okullari ile Gazze olayinin birbirine muadil oldugunu nerden cikartiyorsun. Hem Nur yüzlü sehidime diye kaleme alinan yazidaki kisi Türk okullariyla da alakasi yok. Tüm dünyadaki Türk okullari kapansa sevinirsiniz herhalde. Bizde Israille savasa girsek ülkeyi ilk terkeden de siz olursunuz bence….

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 10:03 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

NUR YÜZLÜ ŞEHİDİME NURLU VEDA

Bu başlıkla kaleme aldığın yazını okumuştum ve çok beğenmiştim. Sahi sen MAVİ MARMARA şehidleri için de bir şey yazdın mı? Şehid olmak için illa ki Türk Okullarında görev almak ya da Türkçe olimpiyatları düzenlemek mi gerekiyor. Sahi, başında veya içinde Türk ya da Türk davası geçmeyen olaylar, yazmanız için bir anlam ifade etmiyor mu? Yani siz bir yazı yazarken illaki içinde Türk olgusu mu olması gerekiyor?

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 08:49 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

İBB

bırak almanyayı eğer mekke ve medinenin yönetimi ibb de olsaydı innaılmaz harika ve zevkli şeyler yaşardık,tüm dünya müslümanlarıda imrenirdi,bu suudilerin bidat hassasiyetine tamamda pisliğe ne demeli,RABBİME layık mekanlar gibi olacağı günleri özlemle bekliyorum,Hanımlara haksızlık yapıldığı görüşüne katılıyorum.

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 08:46 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

: )

Yav sende buyun olumsuzlukları dizmişşin sıraya hayat hikayenle baslamısın bir defa ahmet hakanla basladıysan söze sözun sonuda belli dostunu söyle bana san akim oldugnu söyliyeyim demiş buda oyle birşey işte Ha bu arada sanırım surekli nereli oldugnu soyluyorsun yani sana cok askıntılıkmı var onumu dyorsun: ) yav kim ne yapcak nereli oldugnu kişi kişi yazdıgna bakar ırkına bakmaz rahat ol

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 08:15 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Almanyada büyümüş birinden Kabeyi dinlemek

bambaşka bir zevk veriyor insana…Belkide bende oraya gitseydim aynı şeylerin dikkatimi çekeceğinden eminim…böylelikle inşallah nasip olurda gidersem bu yazıyı hatırlayacağım…bakalım bir eksiği bir fazlası varmı :) Ama anlattığı çok şeyi zaten diğer memleketlerin müslümanlarındanda dinlemiştim Türk Hacılarıyla ilgili: Çok yaşlı, yabancı dil bilmeyen, ne arapça ne ingilizce vs. Ama çok güzel şeylerde anlatıyorlar onlarla ilgili…

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 00:48 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Allah kabul etsin..

herşey güzel..herşeye eyvallah ama.. şu almanlar kısmı…bütün bu anlattıklarınızı bir çırpıda sildi süpürdü..bırakın bu alman sempatizanlığını..

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 00:30 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Özellikle bir tespitine Almanya yüzü görmememe rağmen katılıyorum.

Hem haccın hem umrenin organizasyon işini Müslüman ama orjinal Almanlara verseler çok ama çok iyi olacağını zannediyorum. Hansları beğenmeyiz falan ama bu millet çok disiplinli ve organize bir millet. Hiç bir işi şansa ve oluruna bırakmıyorlar. İş konusunda çok ciddiler. Aslında her konuda ciddiler. Alaaddinin lambasını bulsam ve içinden çıkan cin hangi milletin müslüman olmasını istiyorsun diye bana sorsa tereddütsüz Almanlar derim. Doğululardaki gevşeklik onlarda yok. Kızan kızsın,çok da umurumda sanki!

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 00:26 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Bu kız ne biçim bir şey böyle?

" Ünal Ağabey…altın renginde kravat takmak da neyin nesi, firavunlara mı özeniyorsun?… ben işçi çocuğuyum diye beni hakir görüyorsun ama, sen sanki asil aileden mi geliyorsun! Köylüsün, daha da önemlisi keçi çobanısın! Sosyolojide bile işçi sınıfı var, ama keçi çobanları diye bir sınıf bile yok! Sen sınıfsızsın be Ünal Abi!.. iftara gelmek istersen, her zaman buyurabilirsin. Ama çoluk-çocuk bütün Adıyamanlı sülaleni uçağa doldurup da gelme sakın… " Olsun, olsuuun. Olsun de mi?

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 00:20 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

defalarca umreye gitmiş bii olarak yazınızı kısmen doğru olsa da çoğunlukla basit, taraflı ve lakayt buldum. kendi fikirlerinizi gerçekler gibi yansıtmışsınız.Ayrıca başkalarıyla olan hesaplarınızı başka iletişim yollarıyla halletmelisiniz. Bir de birilerini yüceltmek adına bütün dünya müslümanları hakkında -hem de tanımadan- yazmamalısınız. Daha profesyonelleşmeniz dileğiyle…

Yorumun Devami

  • 27 Haziran 2010 23:54 – Toplam 0 kisi beğendi.


Allah kabul etsin..

herşey güzel..herşeye eyvallah ama.. şu almanlar kısmı…bütün bu anlattıklarınızı bir çırpıda sildi süpürdü..bırakın bu alman sempatizanlığını..

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 00:30 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Özellikle bir tespitine Almanya yüzü görmememe rağmen katılıyorum.

Hem haccın hem umrenin organizasyon işini Müslüman ama orjinal Almanlara verseler çok ama çok iyi olacağını zannediyorum. Hansları beğenmeyiz falan ama bu millet çok disiplinli ve organize bir millet. Hiç bir işi şansa ve oluruna bırakmıyorlar. İş konusunda çok ciddiler. Aslında her konuda ciddiler. Alaaddinin lambasını bulsam ve içinden çıkan cin hangi milletin müslüman olmasını istiyorsun diye bana sorsa tereddütsüz Almanlar derim. Doğululardaki gevşeklik onlarda yok. Kızan kızsın,çok da umurumda sanki!

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 00:26 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Bu kız ne biçim bir şey böyle?

" Ünal Ağabey…altın renginde kravat takmak da neyin nesi, firavunlara mı özeniyorsun?… ben işçi çocuğuyum diye beni hakir görüyorsun ama, sen sanki asil aileden mi geliyorsun! Köylüsün, daha da önemlisi keçi çobanısın! Sosyolojide bile işçi sınıfı var, ama keçi çobanları diye bir sınıf bile yok! Sen sınıfsızsın be Ünal Abi!.. iftara gelmek istersen, her zaman buyurabilirsin. Ama çoluk-çocuk bütün Adıyamanlı sülaleni uçağa doldurup da gelme sakın… " Olsun, olsuuun. Olsun de mi?

Yorumun Devami

  • 28 Haziran 2010 00:20 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

defalarca umreye gitmiş bii olarak yazınızı kısmen doğru olsa da çoğunlukla basit, taraflı ve lakayt buldum. kendi fikirlerinizi gerçekler gibi yansıtmışsınız.Ayrıca başkalarıyla olan hesaplarınızı başka iletişim yollarıyla halletmelisiniz. Bir de birilerini yüceltmek adına bütün dünya müslümanları hakkında -hem de tanımadan- yazmamalısınız. Daha profesyonelleşmeniz dileğiyle…

Yorumun Devami

  • 27 Haziran 2010 23:54 – Toplam 0 kisi beğendi.


2

Mayıs

485 Okunma

AglamaBebekim

Yıllardan beri hac veya umre yapmış kişilere oralarda ne gibi duygular yaşadıklarını soruyordum… Cevaplar hep ‚ „Anlatılmaz, yaşanır“ oluyordu. Ben oralara gittiğimde yaşadıklarımı anlatacağım diyordum…
Kâbe’yi, tavaf edenleri, sa‘y yapanları izleyerek (ve elbette kendim de yaşayarak!) yazdıklarımı paylaşıyorum… 

Kâbe’yi duygusal izlemek…
(29 Mayıs 2010, 22:15, Kâbe’yi seyrederek yazdım)

Kâbe…En güzel bir nakış…
Kâbe…Doyumsuz bir bakış…
Kâbe…Tılsımlı bir âlem…
Kâbe…Ruha akseden kalem…
Kâbe…Bana seslenen yâren…
Kâbe…Gözlere bir ziyafet…
Kâbe…En asaletli asalet…
Kâbe…En zarif zerafet…
Kâbe…Çok hassas bir duygu…
Kâbe…En dokunaklı doku…
Kâbe…En güzel koku…
Kâbe…En derin anlam…
Kâbe…En hoş bir ilham…
Kâbe…Mükemmel bir nağme…
Kâbe…En doyurucu  haz…
Kâbe…En etkili bir etki…
Kâbe…En leziz bir lezzet…
Kâbe…Kuvvetli bir teselli…
Kâbe…En güzel bir vaad…
Kâbe…En hassas bir dokunuş…
Kâbe…Sonsuz bir Rahmet…
Kâbe…Halis bir  sevgi…
Kâbe…Parıltılı bir saray alemi…
Kâbe…Işıl ışıl nurlu kandil…
Kâbe…Cennetten bir köşe…
Kâbe…En kutsal  mekan…
Kâbe…En güvenilir  güven…
Kâbe…Çok farklı bir soluk…
Kâbe…En sıcak secde…
Kâbe…En hisli  hissiyat…
Kâbe…En hoş bir nefes…
Kâbe…En tatlı yudum…
 

kullanKâbe’yi tavaf…
(31 Mayıs 2010, 13:55, Tavaf edenleri seyrederek yazdım, aynı zamanda Kâbe’yi kendim tavaf ederken gözlem ve hissettiklerim…)

Kâbe’yi tavaf…Ruhun arınışı…
Kâbe’yi tavaf…Kalbin sızlanışı…
Kâbe’yi tavaf…En içten bir yalvarış…
Kâbe’yi tavaf…En halis bir haykırış…
Kâbe’yi tavaf…Ulvi bir akış…
Kâbe’yi tavaf…Yıldızlar altında bir tırmanış…
Kâbe’yi tavaf…Bir dua deryası…
Kâbe’yi tavaf…Samimiyetin nidası…
Kâbe’yi tavaf…Zerrelerin dolanışı…
Kâbe’yi tavaf…Binlerce istiğfar çığlıkları…
Kâbe’yi tavaf…Ruhun okşanışı…
Kâbe’yi tavaf…Salavat tekrarları…
Kâbe’yi tavaf…İçten bir ağlayış…
Kâbe’yi tavaf…Âlemlerde kutsal yürüyüş…
Kâbe’yi tavaf…Ebediyyeti düşünüş…
Kâbe’yi tavaf…Tekrardan bir diriliş…
Kâbe’yi tavaf…Küfre karşı direniş…
Kâbe’yi tavaf…Bambaşka bir bilinç…
Kâbe’yi tavaf…Günahlardan arınmak….
Kâbe’yi tavaf…Resulallah’ı anmak…
Kâbe’yi tavaf…Hakimiyyeti hissederek susmak…
Kâbe’yi tavaf…Beytullah etrafında güzel bir iz bırakmak…
Kâbe’yi tavaf…Ebediyyete koşmak…
Kâbe’yi tavaf…Bütün varlıklarla coşmak…
Kâbe’yi tavaf…İmanın en öz şekli…
Kâbe’yi tavaf…Tövbenin en halisi…
Kâbe’yi tavaf…İslam’ın dinamikliği…
Kâbe’yi tavaf…İmanın diriliği…
Kâbe’yi tavaf…En yakın yakınlık…
Kâbe’yi tavaf…Hacer-ul Esved selâmı…
Kâbe’yi tavaf…Hakikatin hareket ve kelâmı…
Kâbe’yi tavaf…Hayatın özünde bir dönüş…
Kâbe’yi tavaf…Adım adım ibadet…
Kâbe’yi tavaf…En güzel işlere niyet…
Kâbe’yi tavaf…Ne güzel bir teslimiyyet!

Cemaatle Kâbe ve Mescid-i Nebevi’de namaz…

Kur’ân’ı yudum yudum içmek…
Ayet yankıları içinde titremek…
Hakimiyyet ve rahmeti çok yakinen hissetmek…
Ayetlerin ilmek ilmek ruha işlenmesi…
Bütün müslümanlarla ‘Amiiin’ demek…
Lezzetle namaz kılmak…
Kalp ile solumak…
Nur ile dolmak…
 

kullan
Safa ile Merve arasında say etmek

İyiliğe koşmanın en halis hali…
İtaatin en güzel beyanati…
Allah’ı bütün sıfatlarıyla anma hali…
Hakikatin en suratli hali…
Küfürden kaçma hali…
Resulallah’a biat hali…
Günahlara pişmanlık hali…
Şeytanın çatlama hali…
Allah’a koşma hali…
Şerefle şereflenme hali…
Nur ile nurlanma hali…
En tatlı yorgunluk hali…
Sonrasında mağfiret ve ebediyyet…İnşaallah… 

Not: İsrail’in Türk yardım gemisine saldırısını ve şehit haberlerini Mekke’deyken aldık, çok üzüldük. Beytullah önünde topluca dualar ettik, amin dedik. Beytullah’ı tavaf ederken ve Kâbe karşısında oturarak da çok etkili dualar ettim. Mavi Marmara’daki  herkesi zalimlere boyun eğmedikleri ve kahramanca direndikleri için  buradan canı gönülden tebrik etmek isterim. Şehitlerimize Allah’tan rahmet dilerim.

Başka bir not: Almanya’da nişanlanan ve evlenenlere hac-umre hediye etme gibi bir gelenek oluştu. Türkiye’de de böyle bir hediyeleşme var mı bilmiyorum. İyi bir fikir olduğunu düşündüğümden  paylasayım dedim.

Bu da tavaf ederken aklıma geldi: Türkiye’de böyle birşey var mı bilmiyorum. Hac-Umre fonu yapıp, isteyen herkesin oraya bir miktar para bağışı yapması. Sonra maddi gücü yetersiz olanların fona müracaat edip, çekilişe (Noter destekli) katılmaları. Böylelikle oralara gitmeyi çok arzu edip de maddi gücü olmayanların istekleri gerçekleşebilir diye düşünüyorum.

Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7  
zyavuz@ymail.com

16 Haziran 2010 19:11 – 9 Yorum – 7,346 Okunma
http://www.haber7.com/haber/20100616/Kbe8217yi-duygusal-izlemek8230.php

 

toprağı paylaşamayan insanoğlu..daha çok savaşır..

Zehra bacı..makalen Ülkenin yine infiale uğradığı bir zaman denk geldi..İnsanlar feryat etselerde..olayı öyle görmeyenlerde var..Tembelliğe alışmış Türk askerlerinin kabiliyetinin sürekli geliştirilmesi için uygun altyapıda lazım..ancak bu gibi saldırılarla eksikliklerinizi ikmal ederek..büyük hatalara geçit vermezsiniz…genel savaşlarda orduyu test etmek bu millete büyük bedellere malolmuştur..çanakkale ve Sarıkamış sözde kutsal şehitleri andığımız şeyler..Bizlerin ne kadar beceriksiz olduğunun kanıtıdır.

Yorumun Devami

  • 19 Haziran 2010 14:22 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Hacc-ı Ekber

Kabeyi ziyarete bu kadar övgüden sonra, insan aklına "acaba bundan daha büyüğü var mı?" sorusu gelebilir. Var. Bizzat Allahın zatını ziyaret. Yani "Vuslat". Zengin-fakir herkes eşittir bu ziyarette. Sadece samimi bir dilek: "Ya rabbi, sana ulaşmak istiyorum" diye. Olaylar çorap söküğü gibi kendiliğinden gelişir. O zaman Yunus gibi:"Ballar balını buldum, Kovanım yağma olsun" der insan.

Yorumun Devami

  • 18 Haziran 2010 16:38 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

herkes

yaşadığını sizin kadar anlatmada maharetli olmayabilir,yaşayanlardan Allah razı olsun.sizde harika bir his ve akıcı bir uslupla anlatmışsınız çok teşekkürler. Allah razı olsun.

Yorumun Devami

  • 18 Haziran 2010 15:04 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

herşeye olumsuz bakanlar

Şu herşeye olumsuz bakanlar tuhaf insanlar. Hanımefendi umre izlenimlerini paylaşmış, hem de çok samimi ve içten. bunda bile kusur arayanlar bence kusuru bakmasın arısalı isanlardır. Zehra Kardeşim umrenizi Allah mübarek etsin

Yorumun Devami

  • 18 Haziran 2010 09:06 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

İslam tüm emirlerine uyulması için gelmiştir.

tesettür, niye yok tesettür.

Yorumun Devami

  • 18 Haziran 2010 05:37 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

yeterince

eğer maksadınız kabenin insanlar üzerindeki etkisini arttırmaksa önce sizi çekimine almalı değilmi?yani tebliği etiiği hakikati yaşamalı değilmisiniz? yok eğer maksadınız umrenizi duyurmaksa duyduk tamamdır.yada maksadınız bunun için övgüler koşulmasını beklemekse AFERİN kabenin en son ihtiyaç duyacağı şey temsil ettiği dini yaşamayan insanların övgüsüdür.sadece ruhsal edinimler bırakması hoşunuza gidiyorsa birde yogayı deneyin..

Yorumun Devami

  • 17 Haziran 2010 14:02 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

yeniden doğuş gibi…

hayatın tanzimine.yeniden niyet etmek..güzel bir şeydir..Umrenin Ulu taşları bu sancılı doğuşun müjdecisi olsa gerek..ama bu hiç bir şey yapmamak ve hiç bir şeye karışmamak anlamındamıdır?..Umreye gidenlerin imar ve icada, üretime ait işlerden günah olur diye el etek çekmesi, onları gavurlara devretmesi, günahları onlara yükleyen müslüman tembelliğine mazeretmidir..Umreyede giderim, ama İlahın mamelekutundeki sırları, ona isyandır diyen müslümanın ideolojik söylemini..zerre miktar kaale almadan keşfederim.

Yorumun Devami

  • 17 Haziran 2010 14:01 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Ne güzel yazmışsınız.

Eee artık bu güzel izlenimlerin ve duyguların üzerine tesettürede girersiniz inşaallah

Yorumun Devami

  • 17 Haziran 2010 09:36 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

YÜCELER YÜCESİ ALLAHIM HER MÜSLÜMANA NASİP ETSİN GİTMEYİ BANADA AMİN

İMKANIM OLSA BUGUN GİDERDİM allhım bana zenginlik ver ailemi sülalemi götüreyim işallah bu toprakları ziyaret etmeden canımı alma amin

Yorumun Devami

  • 16 Haziran 2010 19:24 – Toplam 0 kisi beğendi.

 

/emp

2

Mayıs

255 Okunma

AglamaBebekim

Birisi zulmün sembolü, diğeri huzurun… Birisi nefret dolu, diğeri sevgi… Kimmiş dedim, kimmiş aydınlığı karanlığa benzeten?! Neymiş efendim, Churchill de Hitler’e karşı mücadele vermişmiş! Ben şimdi size öyle bir mücadele vereceğim ki…O ağzınızı sonsuza dek kapatacağım!
 

A. Hitler  sinirsel duygusuz bir mahlukat canavarı…
R.T. Erdoğan duygusal şefkat dolu bir devlet adamı…

A. Hitler’in kurduğu zihniyet yırtıcı-yıkıcı gamalı haç sembollü…
R.T. Erdoğan’ın kurduğu parti yapıcı-aydınlık ampüllü…

A. Hitler 2. Dünya Savaşı’nı başlattı!!!
R.T. Erdoğan dünyada en büyük barış sürecini başlattı!!!

A. Hitler kapılar açıldığı halde kapattı…
R.T. Erdoğan kapılar kapandığı halde açtı…

A. Hitler’in yaptıklarından bütün kiliseler halen utanıyor…
R.T. Erdoğan her yerde umutla anılıyor…

A. Hitler  karakter analizlerine göre neurotik-psikopat!
R.T. Erdoğan  uluslararası analizlerde örnek bir diplomat!

A. Hitler kafadan en çirkin ses ile nefret kustu…
R.T. Erdoğan kalpten en hoş nidayla vurdu…

A. Hitler soğukta ateş saçtı…
R.T. Erdoğan ateşte ferahlattı…

A. Hitler sosyaldarvinist düşünceyle sadece en güçlülere yaşam hakkı verdi…
R.T. Erdoğan yeni anayasa taslağıyla en güçsüzleri güçlendirmeye söz verdi…

A. Hitler Führerkult ile neredeyse kendisine taptırdı…
R.T. Erdoğan İslam’ın nişanıyla hakka kucak açtırdı…

A. Hitler dostları bile düşman etti…
R.T. Erdoğan düşmanları bile dost etti…

A. Hitler 2 Mayıs 1933’de sendikaları kaldırdı…
R.T. Erdoğan yeni anayasa taslağıyla sendikalara daha fazla haklar tanıdı…

A. Hitler zalimler ordusunu  kurdu…
R.T. Erdoğan zalimlere mahkeme yolunu açtı…

A. Hitler kendi kurduğu NSDAP Partisi haricinde bütün partileri kapattı ve yasaklattı…(Haziran/Temmuz 1933)
R.T. Erdoğan yeni anayasa taslağıyla parti kapatmayı zorlaştırmayı planladı…

A. Hitler’in soyu kurudu, ömrü boyu zina yaptı…
R.T. Erdoğan  helâlinden yuva yaptı…

A. Hitler 1923’de başarısız bir darbe girişimi yaptı…
R.T. Erdoğan darbe girişimlerine öfke saçtı…

A. Hitler 15 Eylül 1935’de kanuni olarak ırkcılığın yolunu açtı…( Nürnberger Gesetze)
R.T. Erdoğan ırkcılığı zayıflatıp, kardeşliğin yolunu açtı…

A. Hitler Alman Bayrağını bile değiştirdi…
R.T. Erdoğan bayrağı şereflendirdi…

A. Hitler enflasyonu Yahudilerin varlıklarına el koyarak, köle olarak çalıştırarak, savaş endüstrisiyle yendi…
R.T. Erdoğan enflasyonu/finansal krizleri zeki planlarla ve barış diplomasisiyle yendi…

A. Hitler Yahudilerin altın dişini bile söktürdü…
R.T. Erdoğan Avrupa krizle sarsılırken Türkiye’yi güldürdü…

A. Hitler’in döneminde Yahudilerin derisinden abajur, saçlarından terlik bile yapıldı…
R.T. Erdoğan döneminde yetim-öksüzlere evler yapıldı…

A.Hitler ardında yakılmış-yıkılmış bir Almanya bıraktı…
R.T. Erdoğan onarılmış ve gelişmiş bir Türkiye bırakacak…

A. Hitler dönemi yapılanlardan Almanlar halen utanç duyuyor…
R.T. Erdoğan dönemi yapılanlardan biz halen gurur duyuyoruz!

A.Hitler öldüğünde arkasından dua bile edilmedi…
R.T. Erdoğan vefat ettiğinde müslümanlar ona Kur’an okuyacak, şereflice uğurlanacak!!!

Not: Kendisini Winston Leonard Spencer-Churchill’e benzetene katılıyorum. Churchill’in 1. Dünya Savaşı’nda yaptıklarına bakıldığında çok doğru bir tesbit diye düşündüm…

Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7  
zyavuz@ymail.com

 

21 Mayıs 2010 10:15 – 10 Yorum – 4,380 Okunma

http://www.haber7.com/haber/20100521/Adolf-Hitler8217i-RT-Erdogan-ile-karsilastiriyorum.php

 

Peki kim hitlere benziyor?

Zehra hanım ın tespiti mükemmel, ama Türkiyede hitlere öznenler var. Elinde yeterince malzemede olduğuna göre,iyi bir analizden sonra o karşılaştırmayıda yapar.

Yorumun Devami

  • 23 Mayıs 2010 23:56 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

sefkatmi?Türk bayragi ne zaman sereflenmemis??

sayin basbakan okadar sinilirliki,almanyada bir holdingzedenasil sefkat elini göster´digini gördük, Türk bayragi ne zamandan beri sereflenmedik,o atalarimizin kanlariyla kutsal bir bayrak oldu,bu bayrak basbakan sereflendirmedi. T´ürkiye en fazla kücülme onun zamaninda oldu 2008 13,8 kücülme olduu

Yorumun Devami

  • 23 Mayıs 2010 23:49 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

güzel bir tesbit olmuş

hiçbir partiye oy vermeyen bir kişi olarak bu tespitleri desteğimi sunuyorum… doğru devlet adamını tasvir etmiş… ne olmaması gerektiğini de çizmiş.

Yorumun Devami

  • 23 Mayıs 2010 11:55 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

benzeyen hiçbir özellik yok

hitler birini hatırlatıyor ama bu kesinlikle tayyib değil …..? kim olduğunu anladınız değilmi ?

Yorumun Devami

  • 22 Mayıs 2010 22:05 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

hitler

bir de benzerliklerini yazsaydı yazı tam olurdu

Yorumun Devami

  • 22 Mayıs 2010 20:55 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

açıkfark

karşılaştırma yerinde ancak sanki bir kaç eksik var gibi geliyor bana…ülkmizdeki yerli hitlerlede karşılatırılsaydı eksik giderilmiş olurdu….. ama yinede hakkını vermek gerekirse güzel biryazı…..

Yorumun Devami

  • 22 Mayıs 2010 19:11 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

iki gücün arasında üçüncü gücü istemek..

Dünyada iki güç paylaştırılmıştır..parasal güç ve askeri güç..Devlet sadece parasal gücünü vatandaşa devredebilir..milyar dolarlık zenginler ortaya çıkarır ama..o kadarcık anca..Askeri güçle bir günde zenginlerin mal varlığına el koyar, isimleri tarihin tozlu raflarına kaldırabilirsin..Askeri güçle desteklenmeyen hiç bir aktivite size dünyada egemenlik devrettirmez..biz GARİBAN vatandaşlar ise..BERLİN de hakimler var denilen hukukcuk türküsünü söylemekle kendimizi kandırırız..yani sıfırız Zehra bacı işte..

Yorumun Devami

  • 22 Mayıs 2010 10:44 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Aliya İzzet Begoviç

Çok doğru demişsin ama şu da var Napolyon ne demiş PARA, PARA, PARA ve ünlü bir çilingir ne demiş PARA HER KAPIYI AÇAR yani sen paradan haber ver gerisi teferruat yani :)

Yorumun Devami

  • 21 Mayıs 2010 23:34 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

haber7 yi kınıyorum,herşey para değildir

herşey aklıma gelirdi de medyum reklamı alacağnız 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi. aşk aile getirme bağlama evlilik kısmet açma 7 günde kesin sonuç ha? ah haber7 ah,ne deyim?(Gaibden haber vermek maksadı ile yıldız ilmi ile uğraşan kimse, büyücü gibi günaha girer.) [İbni Mace](Kâhinlik yaparak alınan para haramdır.) [Buhari]Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Helake sürükleyen yedi şeyden biri büyüdür.) [Buhari]Kuran da hadisler de büyüyü sihiri men etmiştir.Allah ıslah etsin siz yapmayın lütfen!

Yorumun Devami

  • 21 Mayıs 2010 17:49 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Güzel olmuş olmasına da..ama

Zahirde hitlerin yaptıklarının bunlar olduğu söylenebilir ama üzerinde anlaşılan bu komplolar, Churchill, Stalin, Roosvelt yahudilerinin ziyonist amaca ulaşmak için Avrupa genelinde oynadıkları savaş oyunuydu..Bunuda biliyorsunuz değilmi güzel yazar. Benden size bir tüyo, acaba neden holocost inkarcılığı bir suçtur?

Yorumun Devami

  • 21 Mayıs 2010 15:15 – Toplam 0 kisi beğendi.
2

Mayıs

127 Okunma

AglamaBebekim

Ey benim en güzel gençlik yıllarını Nurlu hizmete adamış Nur yüzlü şehidim, Acı haberini aldığımda üzüntüden eridim, Dualar-salavatlar getirdim, Böyle hizmet erlerine çok hasretim, Benim yaptığım ne ki, sen canını verdin, Ölüm bana da aniden geliverir diye titredim… Gözümde hiç birşeyin değeri kalmadı o anda, Sorguladım kendimi, ne yaptın sen şimdiye kadar bu dünyada?! Hayırlı bir işin var mı Rabbinin katında?
 

Cevdet/Kerem Kardeşim,

Haber 7’ye yazmaya başladığımda gönderdiğin samimi mailinle beni ne kadar sevindirmiştin, hoşgeldin demiştin… Sıcak kalbini ilk o zaman hissetmiştim…
Edebi olmayan yazılarıma dahi‚ „zarif“ diyebilecek kadar efendi birisiydin…
Bana yazdığın maillerde her kelimeye azami özen gösterirdin…
Haber 7’yi „aile“nden sayıyor ve „beynelmilel platformumuz“ olarak görüyordun…
Buradaki yazıların dahi senin için bir hizmet idi…

Herkese ulaşabilmek için çırpınıyordun…
Herkesi iyiliğe davet ediyordun…

O telaşlı koşuşturmaların arasında bile bana hep destek vermiştin…
Tebrikler-öneriler gönderip, bana hep sabrı telkin etmiştin…
O sıcak kalbinin her köşesi kimbilir ne kadar güzellikler doluydu…
Bazen Ünal Ağabey’den, haber 7’den  bahsederdik…
Bazen güler, bazen hüzünlenirdik,
Hizmeti en iyi şekilde yapmaya çalışırdık…

Hiçbir yazının manşetten verilmediğini yazmıştın bana,
Şehitlik haberin manşetten verildi Cevdet Kardeşim…
Ama sen Rabbimiz katında ebediyyen en güzel manşetlerdesin,
Dünya manşetleri nedir ki Kur’ân şehitlerinin yanında?!

Böyle bir yazıyı kaleme alacağım aklımın ucundan bile geçmezdi…Dün geceden beri ağlıyorum. Sadece yazışmalardan tanıdığım Cevdet benim en has Nur Kardeşlerimdendi. Ona en sonki mailimi nisan ayında yazmış, yazılarını özlediğimi dile getirmiştim… Allah senden razı olsun kardeşim, bana en güzel şekilde örnek oldun. Hakkını helal et nur yüzlü kardeşim…
Sen hain saldırı sonucu KAN KAYBINDAN vefat etmişsin Cevdet Kardeşim…
Ama ben kan kaybından DEĞİL,  İMAN KAYBINDAN ölenlere acırım…

Allah seni en güzel şekilde mukafatlandırsın, kabrin nur dolsun…
Yaptığın iyilikler senin yanında kıyamete dek güler-yüzlü dost olarak eşlik etsin. Amin.
Yapabildiğim bütün  hizmetlerin sevabından sana da ölene dek göndereceğim inşallah…

Yüzüne Kur’ân’ın Nuru aksetmiş Cevdet Kardeşim,
En içten dualarımla gönderiyorum seni sonsuz Rahmete…
Yaptığın iyiliklerin ücretini kat kat alacağın sonsuz mutluluk cennetine…

Cevdet’in ailesine, yakınlarına ve arkadaşlarına  başsağlığı  ve sabr-ı cemil diliyorum…
Cevdet’in de bizzat aile olarak gördüğü Haber7 ailesine  başsağlığı diliyorum…

Kurâniyye‘ye temessük edip hizmet eden, yüz şehit sevabı kazanabilir…(Lem‘âlar)

 

Zehra YAVUZ / Almanya / Haber 7  
zyavuz@ymail.com

 

bir sehidi yoladik sonsuz alem-i bekaya

Zehra hanim ne güzel ifade etmissiniz duygularinizi, bizler de size katiliyoruz. ALLAH mekanini cennet eylesin insALLAH. Rabbim bizlere de Kuran isiginda bir "ölüm" nasip etsin. Selametle…

Yorumun Devami

  • 14 Mayıs 2010 18:08 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Cevdet bu saatlerde nurlu kabrine konuluyor…

Cenaze namazi cuma namazindan sonra Filipinlerde kilindi. TRde saat 7 iken, Filinpinlerde saat öglen 1 idi. Ruhuna El-Fatiha. Ben de ona güller ve dualar yolladim bu saatlerde…Kabrinde cennet bahcelerini musahede etsin insallah. amin.

Yorumun Devami

  • 14 Mayıs 2010 09:11 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

şehidin profili…

hep şehitler aynı ailelerden aynı profilde çıkıyor galiba…bazı aileler de sadece general yetiştiriyor bu memlekete.bazen generaller de şehit oluyor yine aynı profilde.

Yorumun Devami

  • 14 Mayıs 2010 00:02 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

mekanın cennet olsun

inna lillahi ve inna ileyhi raciun.rabbim mekanını cennet etsin.ne güzel bir ölüm dava uğruna,islam uğruna hicretetmiş olub oralarda can vermek rahmeti sonsuz olan rabbim bu kardeşimize rahmet bizleride istikamet üzere olmayı nasib etsin.allah gani gani rahmet etsin.

Yorumun Devami

  • 13 Mayıs 2010 03:36 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

kaderin hükmü

İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.Yeri doldurulması çok zor ufku dünyayı kuşatan abimize Allah gani gani rahmet eylesin dünya için üzüldüm abim için sevindim.tanıyıpta sevmiyen varmıdır abi cevdet abimizi.ölümünle bile hizmet ettin güzel abim.CEnab-ı hak toprağa atılan tohumu bile öldürüp yerine binlerle gönderiyor inş. senin yerinede cevdetler gönderir.

Yorumun Devami

  • 12 Mayıs 2010 23:10 – Toplam 0 kisi beğendi.
  • Beğen

Allah razı olsun

Allah razı olsun ablacığım kalbimize hislerimize tercüman olmuşsunuz hepimizin başı sağ olsun bir nur talebesi….

Yorumun Devami

  • 12 Mayıs 2010 20:58 – Toplam 0 kisi beğendi.

12 Mayıs 2010 18:58 – 6 Yorum – 7,039 Okunma

http://www.haber7.com/haber/20100512/Nur-yuzlu-sehidime-Nurlu-ved.php

2

Mayıs

95 Okunma

AglamaBebekim

Arap arkadaşları onu eve kilitlemişler… Namaz kılınırken Ahmed birden bağırmaya başlamış…

Tunuslu arkadaşım‚ „Ben Türk dizilerine tercüme altyazısı olmadan da bakıyorum ve anlıyorum“ dediğinde kahkahalar attım geçen hafta. Almanya’da doğmuş büyümüş başörtülü bir öğrenci. Oyuncuların duygularını yüzlerinden okuyup, hikayeyi takip ettiğinde olayı çözüyormuş!

İnanıyorum, neden olmasın. Evde Türk kanalları olmadığından ben dizi seyredemiyorum, Türkiye haberlerini de internetten takip ediyorum.

Üniversitede bir hayli Arap öğrenci var, erkeklerin neredeyse hepsi teknik bölümleri okuyorlar. Bir çoğu Arap ülkelerinden okumak için Almanya’ya geliyorlar. Türk kızlarıyla evlenmek istiyorlar, ama sadece iki yıllığına. Sonra Alman kadınlarıyla evleniyorlar. Aileleri  zengin değil, burada lokantada aşçı veya fabrikada işci olarak çalışıyorlar. Para biriktirip araba satın alıyor, sonra memleketlerine gidiyorlar. Kimisi sabahlara kadar eğlendiğinden, üniversiteyi bitiremiyor. Kızlar genelde burada doğmuş büyümüş, aileleriyle kalıyorlar.

1

Mayıs

1.215 Okunma

AglamaBebekim

Sadece katoliklerin okullarında değil, bazı yatılı okullardaki cinsel taciz ve işkencelerden de bahsediliyor. Cinselliğin ve cinsel tacizin her türlüsü yaşanmış.

Önemli: BAZI cinsel istismar-tacizlerde ne kadar ileri gidildi bilmiyoruz. Haberlerde kullanılan „Missbrauch= yani kötüye kullanmak, ırzına geçmek  kelimesinin çeşitli anlamları var. İsimler değiştirilmiştir.

Cinsel istismara ve tecavüze uğrayanlar yıllar sonra neler yaşadıklarını anlatıyorlar:

1- Kız: Laura D.,[1] Karlsruhe: Rahip B. tarafından ilk defa tecavüze uğradığımda 13 yaşımdaydım. Annemle birlikte bu rahibin dua ayinlerine haftada 4 kere katılıyorduk. Rahip ile çok samimiydik. Rahip beni okuldan almaya geldiğinde ağzımdan öperek karşıladığında, çok normal karşılamıştım. Ne olup bittiğini anlayamamıştım. Bu öpmelerden sonra evde beni ellemeye okşamaya başladı. Bana karşı hiç şiddet kullanmamıştı ama bana 3 kere nasıl tecavüz etti, halen inanamıyorum. 2 kere park yerinde ve bir kere de hasta yatağımda yatarken tecavüze uğradım.

1

Mayıs

1.053 Okunma